3. Ceza Dairesi 2021/3063 E. , 2023/2435 K.
"İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak mahkumiyet kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/420 Esas, 2017/157 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.03.2018 tarihli ve 2018/323 Esas, 2018/355 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 27.02.2019 tarihli ve 2018/4390 Esas, 2019/1315 sayılı Kararı ile özetle;
"...TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de gözönünde bulundurularak hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun olarak makul bir cezaya hükmedilmesi, gerekçelerin de cezaların şahsiliği ilkesine uygun bulunması, keyfilikten uzak olması, sanığın yargılama sırasında izlenen kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin oluşa ve tüm dosya kapsamına göre yerinde takdir edildiğinin göstermesi gerektiği gözetilmeden, sanığın ilçedeki örgüt yapısı içindeki konumu açıklanmadan ve tanıkların kollukça alınan hazırlıktaki beyanlarının yargılama aşamasında kabul edilmediği ve dolayısıyla hükme esas alınamayacağı gözetilmeden TCK'nın 61 inci maddesine aykırı şekilde temel ceza tayininde orantılı bir ceza takdiri yerine yeterli ve yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayini," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 30.05.2019 tarihli ve 2019/677 Esas, 2019/673 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.07.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemleri özetle;
1.Bölge Adliye Mahkemesinin, Yargıtay bozma ilamındaki hususları karşılamadığına, tevsii tahkikat taleplerinin yerine getirilmediğine,
2.Mahkeme önünde dinlenen tanıkların ve sanık lehine düzeltilen ifadelerin mahkemece göz önüne alınmadığına, mahkemece önceki beyanlarına hatalı bir şekilde itibar edildiğine, sanığın toplantılara katıldığına dair bir ifadelerinin olmadığını açık bir şekilde beyan ettiklerine,
3.Sanığın ByLock kullandığını ikrar etmesinin, suçu ikrar anlamına gelmediğine, sanığın söz konusu programı kısa süre içerisinde sildiğini beyan ettiğine,
4.ByLock içerikleri getirtilmeden verilen kararın açık bir bozma nedeni olduğuna,
5.Sanığın KHK ile kapatılan SİNKED isimli dernek üyeliğinin 2006 yılı sonlarında başlayıp, 2007 yılı Ocak ayında sona eren bir husus olduğuna,
6.Bank Asyadaki hesabına talimatla para yatırmadığına, bir dönem OBAM isimli otelin işletmecisi olması ve tacir olması sebebiyle birden çok banka ile çalışmasının ve banka hesaplarında hareketlilik olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğuna,
7.İddianameye delil olarak gösterilen tanıkların dinlenilmediğine, duruşmada dinlenen tanıkların da sanığın örgütsel bağı olduğuna dair bilgileri olmadığını beyan ettiklerine,
8.Sanığın 2006-2009 yılları arasında Balıkesir'de bir kaç kez sohbetlere katıldığını, Balyoz operasyonundan sonra kafasının karıştığını ve sohbetlere gitmediğini beyan ettiğine,
9.Suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına,
10.Sanık hakkında somut delil bulunmadığına ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık müdafiinin süresindeki istinaf dilekçeleri ile; Hükme esas alınan deliller suç teşkil etmediğinden beraat kararı verilmesi istemiyle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep ettikleri,
Dairemizce yapılan inceleme neticesinde; Dairemizin 05.03.2018 tarih, 2018/323 Esas, 2018/355 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 27.02.2019 tarih, 2018/4390 Esas, 2019/1315 sayılı ilamı ile Dairemiz Kararı bozularak, dosya Dairemize iade olunmakla sanık hakkındaki delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından duruşma açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında, yine 14.07.2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock'un Y.T. isimli şahıs (daha doğrusu Y.T.nin yanında gelen Rıfat isimli şahıs) tarafından yüklenerek kullanıldığının sanık tarafından açıkça kabul edildiği, ayrıca dijital deliller olan HIS (CGNAT) kayıtları, HTS kayıtları, numara kullanan IMEİ kayıtları üzerinde yapılan teknik araştırma neticesinde de kesin olarak tespit edildiği, ayrıca diğer somut deliller ile de sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunun duraksamasız biçimde saptandığı anlaşılmaktadır.
Sanığın örgütün talimatı doğrultusunda kendisi tarafından kullanılan GSM hattı üzerinden cep telefonuna ByLock programını indirerek bu programı kullandığı ve ayrıca sanığın Bank Asyada örgüt yöneticilerinin talimatı doğrultusunda hareket ederek bakiye artırıcı işlemler yaptığı, sanığın bu eylem ve faaliyetlerinin zamansal olarak süreklilik, çeşitlilik ve belirgin bir yoğunluğa ulaştığı, böylelikle sanığın silahlı terör örgütü olduğu hususu yargı kararları ile kesinleşen FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşisi içerisinde dış dünyaya kapalı, örgütün gizlilik, disiplin ve mutlak sadakat gibi kurallara uygun davranışlar sergilediği, gerçekleştirdiği eylemlerin örgütün varlığına ve güçlendirilmesine nedensel bağ taşıdığı, sanığın örgüt ile arasında organik bağ kurduğu anlaşıldığından, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit görülüp, mahkumiyetine karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır.
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, eylemlerinin yoğunluk ve sürekliliği, sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik konumu, amaç ve saiki dikkate alınarak alt ceza sınırından ayrılma yoluna gidilmemiş; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'un 3 üncü maddesi atfı ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'un 5/1 inci maddesi uyarınca sanığın işlediği suçun terör suçu olarak düzenlenmesi nedeniyle sanığa verilen cezada yarı oranında arttırım yoluna gidilmiş, 5237 sayılı TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca sanığın eylemden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, suçun işlendiği tarihteki durumu göz önüne alındığında sabıkasız geçmişi de dikkate alınarak takdiren ceza indirimi yapılarak sonuç ceza belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde örgüt içi haberleşme amacıyla ByLock kullandığını ikrar edip ByLock programı kullandığı anlaşılan ve dosya içerisinde mevcut Bank ... kayıtlarına göre talimat sonrası dönemde katılım hesabı açtığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2019/677 Esas, 2019/673 sayılı Kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!