3. Ceza Dairesi 2021/2918 E. , 2023/2673 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2017/104 Esas, 2018/68 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 12.09.2018 tarihli ve 2018/1238 Esas ve 2018/1571 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, suç tarihinin "20.08.2016" yerine "15.07.2016" şekilde belirtilmesi ve gözaltı bilgilerine karar başlığında yer verilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak değerlendirilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.06.2020 tarihli ve hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak;
1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2. Gerekçesiz şekilde iddianame düzenlendiğine ve hüküm kurulduğuna,
3. Delillerin hatalı değerlendirildiğine,
4. Delillerin yetersiz olduğuna, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,
5. İddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, ilgili dönemdeki eylemlerin darbe teşebbüsünün hazırlık hareketlerine kasten dahil olunması halinin dışında suç sayılmaması gerektiğine,
6. "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçundan verilen takipsizlik kararı karşısında örgüt üyeliğinden mahkumiyet kararı verilemeyeceğine
7. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
8. ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, ByLock verilerine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki talepleri ile sair taleplerinin gerekçesiz reddedildiğine,
9. ByLock’u örgütsel amaçla kullanıp kullanmadığı mahkemece net şekilde tartışılıp tespit edilmeden mahkumiyet hükmü kurulamayacağına,
10. Sanığın örgüt içindeki konumunun somut olarak ortaya konması gerektiğine ve temyiz dilekçleerinde belirtilen sair hususlara ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın ByLock iletişim sistemine bilerek dahil olup kendisine ait (...) (...) (69) (75) numaralı GSM hattı ile 14.10.2014- 14.04.2015 tarihleri arasında 48 kez ByLock IP'leri üzerinden giriş yaptığı, ByLock görüşme içerikleri itibarıyla, kullanıcı adının R20, İD 220447, Şifre Harran63 olduğu, giriş, alınan mesaj, gönderilen mesaj, gönderilen mail, okunan mail ve silinen mail veri sayılarının bulunduğu anlaşılmakla, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, maddi hata olarak değerlendirilen hususlar dışında isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY'nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde,
Sanığın örgütsel konumunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, 220477 ID numarasına ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı kapsamında bu kullanıcıyı ByLock üzerinden ekleyen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının ve dosya sanığı ile ilgili beyanlarının bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyaları celp edilip sanığın örgüt hiyerarşik yapısı içinde faaliyet gösterip göstermediği yönünden değerlendirilmesi, bir dönem polis memuru olarak görev yaptığı anlaşılan sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 2017/68532 soruşturma numaralı soruşturması kapsamında, emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin gizli tanık Garson'dan elde edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş bir veri inceleme raporunun bulunup bulunmadığının araştırılması, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca beyan yahut delilin mevcut olup olmadığının da saptanması, elde edilecek tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule ve uygulamaya göre de,
İddianamede talep edilmemesi karşısında, sanığa 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.09.2018 tarihli ve 2018/1238 Esas, 20189/1571 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca...Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!