3. Ceza Dairesi 2021/2715 E. , 2023/3426 K.
"İçtihat Metni"
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 12.12.2017 tarihli ve 2017/127 Esas, 2017/318 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2018/652 Esas, 2018/1031 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 12.02.2019 tarihli ve 2018/5094 Esas, 2019/827 sayılı Kararı ile özetle; istinaf aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ve sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması; dosya içerisinde bulunan deliller dikkate alındığında suçun unsurları ayıca teşdit sebebi kabul edilerek yetersiz gerekçe ile temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/3 üncü maddesine aykırı davranılarak fazla ceza tayini; geçmişte hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan ve dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında yazılı şekilde yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/936 Esas, 2020/264 sayılı Kararı ile sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin 2 inci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.06.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri özetle;
1.Hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Duruşma açılarak usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle; münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından kullanılan ByLock isimli program kullanıcısı olan, örgüt liderinin talimatı ile örgütle iltisaklı banka yararına örgüt liderinin talimatını algılamak suretiyle sosyal ve ekonomik durumuyla orantılı işlem yaparak yardımda bulunan, ByLock isimli program yazışmaları içeriğinden örgüt hiyerarşisi içinde yer aldığına dair yazışmaları da olan sanığın organik bağ altında örgüt içerisinde yer aldığı sonuç ve kanaatine varıldığından anılan örgüt mensubu olduğu belirlenmiş; sanığın Yargıtay bozma kararı sonrasında dairece yapılan yargılamanın 18.06.2019 tarihli ilk oturumunda etkin pişmanlıkta bulunma yönünde bir talepte bulunduğu, bu yönde bildiklerini anlattığı, ByLock isimli programı kullandığını ve bu programı kimin yüklediğini, nerelerde ve kimlerle kaldığını, neler yapıldığını anlattığı anlaşıldığından etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmak suretiyle cezalandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre yapılan incelemede; 350223 ID numaralı ByLock kullanıcısı olup gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullanan, örgütün finans kaynağı olan Bank Asyadaki hesabında talimat tarihleri ile uyumlu şekilde bakiye artışı bulunan, bozma üzerine Bölge adliye mahkemesince duruşma açıldıktan sonra yapmış olduğu savunmalarında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini söyleyip ByLock kullanıcısı olduğunu beyan ederek örgütsel faaliyetlerine ilişkin anlatımlarda bulunan, kendisine ByLock programını kuran kişinin ismini veren, böylelikle silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı anlaşılan sanık hakkında; örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile, örgütün faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere verdiği bilgilerin niteliği ve faydalılık derecesi ile yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/936 Esas, 2020/264 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!