WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2021/21423 E.  ,  2024/1323 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/339 E., 2019/1104 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2017/642 Esas, 2018/454 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.06.2019 tarihli ve 2019/339 Esas, 2019/1104 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Veri inceleme raporunun yasal delil olmadığına,
3.Suçu kabul anlamına gelmemek kaydı ile beyanlar sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
1-Dosyada mevcut bulunan veri inceleme raporunda öğretmen sütununda ... olarak belirtilen zümre başkanı sütununda ... olarak belirtilen kişilerin kimlik bilgilerinin araştırılarak bu kişilerin duruşmaya usulüne uygun biçimde davetiyle tanık sıfatıyla dinlenmeleri ayrıca bu kişilerin soruşturma dosyalarının getirtilmesi, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, gerekirse beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ile tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken içeriği araştırılmayan veri inceleme raporuna dayanılarak sanığın mahrem yapıda görev yaptığı sabit görülmek suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2-Kabul ve uygulamaya göre ise;
A)Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik, sanığın örgüt içindeki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin nitelik süreklilik ve çeşitliliği gözetilerek işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken; dosya içerisinde bulunan deliller dikkate alındığında yetersiz gerekçe ile suçun unsurları ayrıca teşdit sebebi kabul edilerek temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/3 üncü maddesine aykırı olarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
B)Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit görülmesi halinde; kovuşturma aşamasında savunmalarında atılı suçu ikrara yönelik beyanlarda bulunduğu görülen sanık hakkında; incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin, niteliği ve faydalılık derecesi ile yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetilerek TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken yeterli ve hukuki gerekçe gösterilmeksizin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.06.2019 tarihli ve 2019/339 Esas, 2019/1104 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.