WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2021/17396 E.  ,  2023/2643 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/323 Esas, 2018/195 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 nci 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/315 Esas, 2019/125 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.10.2021 tarih ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,
2. 6749 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi ve 6755 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin Anayasa'ya aykırılığını istinaf mahkemesinde Anayasa'nın 152 nci maddesi uyarınca ileri sürmelerine rağmen taleplerinin dikkate alınmadığına,
3.Etkin pişmanlık kapsamında alınan beyanların ve yaptırılan teşhisin kanunda belirtilen usullere aykırı olduğuna,
4.Sanığın S.A. ve F.A.D. ile olan HTS kayıtları iddiasının CMK'nın 206 ncı maddesi uyarınca duruşmada ortaya konulmadığına, bu hususta beyanları alınıp CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca tartışılmadan hükme esas alındığına,
5.Hükme esas alınan beyanların birbiriyle çeliştiğine ve gerçekle bağdaşmadığına,
6.Maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yönelik talepleri değerlendirilmeden eksik araştırma ile karar verildiğine,
7.Soruşturmanın başlatıcı sebebinin ortadan kalktığına,
8.Tanığın mahkeme huzurunda alınan beyanının üstün tutulması gerektiğine, bu nedenle H.K.'nin kolluk beyanına itibar etme gerekçesinin hukuka uygun ve tutarlı olmadığına,
9.Maddi delillerle desteklenmeyen, tutarlılık ve samimiyet araştırması yapılmayan itirafçı beyanlarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna,
10.Etkin pişmanlıkta bulunan kişinin tanık olarak dinlendiği mahkemede kullanılması gereken beyanın olay mahkemesinde denetim sonucunda ortaya çıkan netice ile saptaması yapılarak ele alınmadığına,
11.Yüklenen suçun unsurlarının sanık bakımından oluşmadığına,
12.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
13.Sanığın FETÖ/PDY yapılanması ile bağlantısını gösterecek somut delil bulunmadığına,
14.Şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve masumiyet karinesinin ihlal edilerek verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna,
15.Tanık S.A. beyanı sübuta dayanak yapılsa bile bu beyanlara göre sanığın eylemlerinin örgüte yardım suçunu oluşturabileceği ve bu hususta azami indirim yapılması gerektiğinin tartışılmadığına ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince "H.K. isimli şahsın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan ifadesinde sanık ile ilgili olarak; 2010 yılı başları gibi B. veya R. isimli şahıslardan birisinin kendisini 3 subay şahıs ile daha tanıştırdığını, bu şahısların kod isimlerini hatırlamadığını, gerçek isimlerinin F.A.D., S.A. ve sanık ... olduğunu, belirttiği asker şahısların Gölcük'te bekar evinde kaldıklarını, kendisinin haftalık düzenli, düzensiz aralıklarla bu 3 subayın evine gittiğini, bazen de kendi evine çağırdığını ve sohbet yaptığını, sohbette Fetullah Gülenin kitabını okuttuğunu, kendisinin de düzenli olarak B. isimli örgüt mensubunun toplantılarına katıldığını ve kendi ilgilendiği subaylardan topladığı himmet paralarını teslim ettiğini, ayrıca bu asker şahıslar hakkında bilgi verdiğini, bir süre sonra sanık ...'ın tayini çıkması nedeniyle kendisinden ayrıldığını beyan etmiş ve beyanlarında geçen şahıslara dair, aralarında sanığında yer aldığı, toplam 24 kişiyi teşhis etmiştir. H.K. kovuşturma aşamasında alınan beyanında; sanığı tanımadığını, örgütle bir irtibatı olup olmadığını bilmediğini, soruşturma aşamasında verdiği ifadesini kabul etmediğini ifade etmiş ise de; emniyette müdafi huzurunda alınan ifadesinde yer, zaman ve şahıslara dair ayrıntılara girerek FETÖ/PDY terör örgütünün askeriyedeki mahrem yapısına ve işleyişine dair beyanlarda bulunmuş olması ve tanık S.A.'ın mahkememizce samimi görülen beyanlarında, H.K.'nun ayrıntılı emniyet ifadesi doğrultusunda beyanlarda bulunmuş ve şahsı teşhis etmiş olması gözetildiğinde, H.K.'nun müdafii huzurunda alınan emniyet ifadesine itibar edilmiştir.
Tanık S.A. soruşturma ve kovuşturma aşamasında sanık ile ilgili olarak beyanlarında; 2013 yılında Deniz Harp Okulunda mezun olduktan sonra, TCG Fatih komutanlığına (Gölcük) atamasının yapıldığını, sonrasında kendisini kontörlü hatlardan H. isimli şahsın aradığını ve önceden kendisiyle ilgilenen şahsın/(mahrem abi) selamını ilettiğini, bu tarihten sonra kendisiyle H. isimli şahsın ilgilendiğini, H. simli şahsın Derince'de ki ikametinde görüştüklerini, bir süre sonra F.A.D. isimli asker şahısla kendisini tanıştırdığını ve birlikte ev tuttuklarını, sonrasında ise gruplarına sanık ...'ın H. isimli şahıs tarafından dahil edildiğini, yılın 2015 yılı olabileceğini, H. isimli şahsın kendilerinden maaşlarının 1/5 oranında himmet istediğini, kendisinin 400 TL kadar verdiğini, sanık ...'ın zarfa koyup verdiği için ne kadar himmet verdiğini bilmediğini, bir süre sonra sanık ...'ın tayini çıktığını ve kendilerinden ayrıldığını beyan etmiş ve beyanlarında geçen H. isimli şahsın gerçekte H.K. olduğunu teşhis etmiştir. Sanığın adına kayıtlı ve kendisinin kullandığını beyan ettiği (...) (...) 17 08 numaralı GSM hattının HTS kayıtlarına göre; tanık S.A. ile 261 ve tanık S. A.'ın beyanlarında geçen F.A.D. isimli şahısla 218 adet irtibatının bulunması tanık beyanlarını teyit eder nitelikte oluşu ve tanığın kovuşturma aşamasında samimi olduğu gözlemlenen beyanları birlikte değerlendirildiğinde, tanık beyanlarının itibar edilebilir olduğu ve sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmıştır.
H.K. isimli şahsın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan ifadesi ile S.A.'ın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarından sanığın, örgütün sohbet adı altında, düzenli aralıklarla, belirli kişilerin katılım gösterdiği ve örgütsel amaçlarla (Örgüt liderine ait kitapların okunması ve videoların izletilmesi suretiyle örgütsel bağlılığın korunması ve kuvvetlendirilmesi, gelen mesajların duyurulması, himmet adı altında paralar toplanılması suretiyle örgüte finansal destek sağlanılması, asker şahsın çalıştığı birliğe ve birlikte görevli diğer askerlere ilişkin bilgi toplama, örgüte ait bir takım basın yayın organlarına abone kazandırılması vb.) düzenlediği toplantılara katılıp FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün, askeriyedeki yapılanması olan, mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumunda yer aldığı anlaşıldığından, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan sanığın, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılması gerektiğine" karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, askeri okuldan devre arkadaşı olan ve okul sonrası TCG F. isimli gemide bir müddet sanık ile birlikte çalıştığı anlaşılan S.A.'nın soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla müdafii huzurunda alınan 05.01.2018 tarihli ifade ile teşhis tutanağı (asker mahrem imamlar ile yaptıkları örgütsel toplantı,himmet verme vb. hususlara dair), bu şahsın kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla verdiği yeminli ifadesi, askerlerden sorumlu mahrem imamlardan olduğu ve Haydar kod adını kullandığı iddia edilen H.K.'nun şüpheli sıfatıyla müdafii huzurunda verdiği 19.12.2017 tarihli ifade ve teşhis tutanağı, sanıkla birlikte örgütsel toplantılara katıldıkları iddia edilen S.A. ve F.A.D. ile irtibatına dair HTS kayıtları ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde örgütün sohbet adı altında, düzenli aralıklarla, belirli kişilerin katılım gösterdiği ve örgütsel amaçlarla düzenlediği toplantılara katılıp FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün, askeriyedeki yapılanması olan, mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumunda yer aldığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik saptanmadığı anlaşılan sanığın,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi uyarınca artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi yerine fıkra belirtilmeksizin 5 inci madde olarak gösterilmesi,
2. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin sanığın yakalandığı tarih olan “04.01.2018” yerine Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında; “08.09.2017” olarak yazılması dışında sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemiş, incelenen hükümde başkaca hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/315 Esas, 2019/125 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün ikinci fıkrasından “3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi” ibaresinin eklenmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin "08.09.2017" yerine “04.01.2018” olarak yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ...Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.