3. Ceza Dairesi 2021/17149 E. , 2023/2509 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2017/201 Esas, 2018/465 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu ve altıncı fıkraları, 63 üncü maddesi, uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2019/83 Esas, 2019/547 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının "a" bendi uyarınca sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.10.2021 tarih ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine,
2. Sanığın örgüt üyesi olduğuna dair gerekçe gösterilen tek delilin bylock olduğuna,
3. Sanığın bylock programını kullandığına ve atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığına,
4. Bylock tespit ve değerlendirme tutanağındaki içeriğin sanığa ait olmadığına,
5.Bylockun hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine ve bylock kullanmanın delil olarak değerlendirilemeyeceğine,
6. HTS kayıtlarında sanığın bir çok kişiyi aramasına rağmen mahkemece sadece birisinin dikkate alındığına,
7. CGNAT kayıtları ile bylock tespit ve değerlendirme tutanağında çelişkiler olduğuna,
8. “Kuşkudan sanık yararlanır” ve “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkelerinin ihlal edildiğine,
9. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
10. Sanığın lehine olan delillerin değerlendirilmediğine,
11. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın babası N. DURAN adına kayıtlı olan ... 10 99 nolu hat üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmış olduğu bylock programını kullandığı ve BTK'dan gelen internet trafik bilgilerine göre 11.08.2014 - 14.02.2016 tarihleri arasında 14.310 defa bylock programına erişim sağladığının tespit edildiği, BTK'dan gelen internet trafik bilgilerine ilişkin CGNAT kayıtlarında sanığın IMEİ numaraları ile bylock kullanıcısının IMEİ numaralarının aynı olduğunun tespit edildiği, sanığın bylock programını "İD:78214, Kullanıcı adı: fthdrn66, Adı: ismail66" şeklinde kullandığının tespit edildiği, durum karşısında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek katılıp hiyerarşisine girdiği, bu şekilde sanığın yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemleri birlikte değerlendirildiğinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görüldüğünden eylemine uyan TCK'nın 314/2.maddesi gereğince suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurunun düzeyi gözönünde bulundurularak takdiren alt sınırdan ceza tayini suretiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar sanık bylock kullanmadığını, bylock listesindeki kişileri tanımadığını ve bylock programının amcası F. D. tarafından kullanılmış olabileceğini, amcasının 2014 yılında İstanbul'da ikamet ettiğini, bu dönemde anneannesi rahatsız olduğundan amcasının annesini ziyarete geldiğini, bu esnada Wifi üzerinden internetini kullanarak tabletiyle bylock programını kullandığını tahmin ettiğini savunmuş ise de; BTK'dan gelen internet trafik bilgilerine göre 11.08.2014 - 14.02.2016 tarihleri arasında 14.310 defa bylock programına erişim sağladığının tespit edildiği, BTK'dan gelen internet trafik bilgilerine ilişkin CGNAT kayıtlarında sanığın IMEİ numarası ile bylock kullanıcısının IMEİ numarasının aynı olduğunun tespit edildiği, erişimin yapıldığı yerler dikkate alındığında...ve Yozgat illerinde sinyallerin olduğu, sanığın amcasının bu bu tarihlerde sürekli olarak sanıkla birlikte bulunmadığı, sanığın bylock programında adı kısmında "ismail66" şeklinde yazarak adını ve yozgat ilinde doğması ve okuması sebebiyle yozgat ili plaka kodunun verildiğine kanaat getirildiği, sanığın bylock tespit ve değerlendirme tutanağında adı geçen M. Özdemir isimli kişiyle HTS kayıtlarında iletişim kayıtlarının tespit edildiği, yine sanığın bylock programında amcası F. DURAN'ın ekli olduğu ve amcasının sanığı bylock programında "ismaild" olarak eklediği, bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın bylock hususundaki savunmalarının gerçeği yansıtmadığı, sanığın bu yöndeki savunmalarının da suçtan kurtulmaya yönelik ve birbirleri ile çelişen savunmalar olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ve mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Dairemizce de benimsenen kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
B. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; örgüt içerisindeki haberleşmesini Bylock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
C. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesinin dışında sanık müdafiiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hüküm fıkrasındaki "yollamasıyla hakkında hükmolunan cezanın TCK'nun 58/6 maddesi" ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca...2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!