3. Ceza Dairesi 2021/17142 E. , 2023/2511 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2017 tarihli ve 2017/94 Esas, 2017/229 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu ve altıncı fıkraları, 63 üncü maddesi, uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2017/579 Esas, 2018/582 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşmalı incelemesi yapılan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.10.2021 tarih ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Atılı suça delil gösterilen faaliyetlerin ortada silahlı bir terör örgütünün olmadığı 15 Temmuz 2016 tarihi öncesine ait olduğuna,
3. Meşru bir hakkın ve emel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının suç ve suç delili olarak değerlendirilemeyeceğine,
4. Suç içeren herhangi bir içerik olmadan ByLock indirme ve kullanmanın suç delili olamayacağına,
5. Aleyhe ifade veren tanıkların söz konusu bilgileri nerede, nasıl ve hangi nedenle öğrendiklerini açıklamalarının gerektiği aksi halde bu beyanların hükme esas alınamayacağına,
6. Kamu otoritesinin faaliyette bulunmasına izin verdiği ve denetlediği bir bankada geçmiş yıllarda rutin bankacılık işlemleri yapılmasının suç delili sayılamayacağına,
7. Sanığa isnat edilen terör örgütü üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının somut olayda bulunmadığına,
8. Hükme esas alınan tüm delillerin yargılama aşamasında mahkemece usulüne uygun bir şekilde tartışılmadığına,
9. Dosyaya sonradan giren evrakların sanığın yüzüne karşı okunup sanık ve müdafisinin savunmalarının alınmadığına,
10. atılı suçla ilgili somut bir delilin ortaya konulmadığına,
11. İstinaf aşamasında yapılan sözlü ve yazılı savunmalar konusunda hiç bir karar verilmediğine, 12 nci İstinaf onama kararının gerekçesiz olduğuna,
13. Mahkemenin kanuna aykırı olarak teşekkül ettiğine,
14. Mahkumiyet hükmünün 230 uncu maddeye uygun gerekçeyi içermediğine,
15. Savunma hakkının kısıtlandığına,
16. Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillere dayandırıldığına,
17. Yasal bir banka olan Bank Asyada hesap açılmasının örgüt üyeliğinin delili olamayacağına,
18. Terör örgütü kararı verilebilmesi için açılmış tüm davaların birlikte görülmesi gerektiğine,
19. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... eşinin adına kayıtlı olan ve kendisi tarafından kullandığını beyan ettiği ... 5876 numaralı hattı 2014 ve 2015 yıllarında kullandığını ByLock isimli programı ise kullanmadığını beyan etmiştir. Dosya kapsamında bulunan ByLock kaydında sanığın kendi adına kayıtlı olan kullandığını beyan ettiği ... 5876 GSM numarasıyla 355750805701366 ve 35974705074930 IMEİ numaralarıyla 11.08.2014 tesbit tarihli ByLock kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
ByLock kaydında belirtilen İmei numarasıyla BTK'dan gelen sanığın kullandığını beyan ettiği GSM numarasına ait 10.02.2015-11.02.2017 tarihlerini kapsayan (aranan-arayan-baz-imei kayıtlı) HTS kayıtlarında belirtilen ... 5876 GSM numarası ile imei numarasının birebir aynı olduğunun anlaşıldığı ve sanığın ByLock kaydında belirtilen GSM numarası ve imei bilgilerinin BTK'dan gelen HTS kayıtlarındaki numara ve imei ile birebir örtüşmesi, uyumlu olması sebebiyle sanığın ByLock programını kullanmadığı yönündeki savunmalarının BTK'dan gelen ve KOM şube'den gelen resmi kayıtlarlara aykırı olması sebebiyle sanığın suçtan kurtulmaya yönelik olan savunmasına itibar edilmemiştir.
Sanık savunmasında el konulan 359947071458888 imei numaralı Samsung J7 Marka telefonunu son 1 yıldır kullandığını beyan etmiştir. Sanığın kullandığını beyan ettiği ... 5876 GSM numarasının BTK'dan gelen 10.02.2015-11.02.2017 tarihlerini kapsayan aranan- arayan- mesajlaşma- IMEİ ve baz sorgusunda 35974705074930 IMEİ numarası ile 07.11.2016 tarihine kadar kullandığı resmi kayıtlarla sabittir. Hal böyle olunca sanığın el konulan telefonunu son 1 yıldır kullandığı yönündeki savunmasının BTK'dan gelen resmi kayıtlara da aykırı olması sebebiyle beyanlarına itibar edilmemiştir.
Dosya kapsamında bulunan Bank Asyanın FETÖ terör örgütü ile irtibatına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü bilgi yazısında 17-25 Aralık olaylarından sonra örgüt liderinin 25.12.2013 tarihinde Bank Asyaya sahip çıkılması yönündeki çağrısından sonra 01.12.2013-30.06.2014 tarihleri arasında 6 aylık dönemde 334.123 yeni hesabın açıldığı ve bankanın mevduatının artış gösterdiği anlaşılmıştır Sanığın Bankasya hesapları üzerine yapılan incelemede hesabını 06.02.2015 tarihinde açtığı, 2013 yılının Aralık ayında hesabında 0 Türk lirasının bulunduğu örgüt liderinin Bank Asyaya sahip çıkılması yönündeki 25.12.2013 tarihli çağrısından sonra 2015 yılının Mart ayında 4560,38 Türk lirasını hesabına yatırdığı, bulunduğu dosya kapsamında sabittir. Yine sanığın çocuğu A.K'nin FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle kapatılan Özel okullarda Eğitim gördüğü, 2014-2015 yılında Özel Mehmet Ali İlbaylı Anaokuluna gönderdiği, kızı R.K.'yi ise 2014-2016 yıllarında Özel Celal Değer İlkokuluna gönderdiği her iki okulunda FETÖ terör örgütüyle irtibat ve iltisakı nedeniyle kapatıldığı dosya kapsamında sabittir.
Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen G.S. isimli bir şahıs müdafi huzurunda, çocuklarının öğretmeni olması sebebiyle sanık ... ve eşini tanıdığını ...'nin bir keresinde kendisine ''Hizmet Hareketi olarak bilinen bu örgütte çok eskiden beri yer aldıklarını'' söylediğini ve ...'nin örgüt içerisinde halen aktif olduklarını düşündüğünü beyan etmiştir. Sanığın Kırşehir ilinde hakkında FETÖ terör örgütüne üyelikten adli işlem yapılmış olan A.E., M.A., isimli şahısla telefon irtibatının bulunduğu dosya kapsamında sabittir.
Terör örgütlerinin amaç suçun işlenmesi yolunda güven, disiplin ve sıkı irtibata önem veren iş bölümüne dayalı, hiyerarşik düzene sahip yapılar olarak istihbarat, gizlilik, güvenlik ve denetim konularında duyarlı oldukları, işleyiş ve yapılanma itibariyle bu özellikleri gösteren terör örgütlerinin, örgütün "hiyerarşik yapısına" dahil olmayan , irtibat halinde olmadıkları, güvenilir bulmadıkları, denetlemedikleri kaynaklardan bilgi kabul etmeyecekleri gibi, gizlilik ve güvenlik kuralları ile hiyerarşiye uymayan kişilerin bu tür faaliyetlerine de izin vermeyecekleri, terör örgütlerinde örgüt mensupları arasında iletişimi sağlama ve örgüt liderlerinden alınan talimatlar ile örgüt faaliyeti kapsamında yapılacak toplantılarının çağrısını yapmak gibi faaliyetlere ilişkin organizasyonun örgütsel yapı dışında değerlendirilemeyeceği ve bu eylemlerin salt yardım düzeyini aşmamış eylemlerden nitelik itibariyle farklılık arz ettiği göz önüne alındığında sanıkların, sıradan bir vatandaşın temin edip kullanma imkanı olmayan ve sadece FETÖ/PYD örgütü mensuplarınca haberleşme amacıyla kullanıldığı bilinen ByLock isimli programını GSM hattı üzerinden kullanılarak örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve böylelikle üzerine atılı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği yapılan yargılama ve toplanan delillerle sabit olmakla, sanığın eylemine uyan TCK'nun 314/2 nci maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, dosyaya yansıyan kişiliği, meydana gelen netice gözönüne alınarak dosyadaki delillerde bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın ByLock kaydının bulunması, Bank Asyaya örgüt liderinin çağrısından sonra para yatırmış olması, çocuklarının örgüte müzahir okullarda eğitim görmesi, ve sanığın FETÖ terör örgütüyle irtibat ve iltisakı olan şahıslarla telefon irtibatı nedenleriyle takdiren ve teşdiden alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, "Sanığın eşi R.K. adına kayıtlı olmakla birlikte kendi kullanımında olduğunu kabul de ettiği ... 58 76 nolu GSM hattı ile 35750805701366 ve 35974705074930 IMEİ nolu cihazlar üzerinden 11.08.2014-09.06.2015 tarihleri arasındaki (110) farklı günde (64177) kez ByLock sunucuları/sistemlerina ait 46.166.160.137, 46.166.164.177 ve 46.166.164.181 nolu IP numaraları ile iletişim kurduğu, telefon hattının GSM ve GPRS bağlantısının aktif olarak kullanıldığı, GSM ve GPRS bağlantısı ile internet trafik kayıtları (HIS-CGNAT)'nın aynı cihazlar üzerinden yapıldığı ve iletişim tespitlerinin baz istasyonu kayıtlarının teknik olarak uyumlu olduğu, ... 58 76 nolu telefon hattı ile "12324" ByLock User ID numarası, "melda81" kullanıcı adı ve "yk.1981" şifresi ile ByLock veri tabanına kayıt olduğu, uygulamanın arama-aranma, mesaj alma-gönderme, mail alma-gönderme şeklinde kullanıldığı, anılan tespitlere ilişkin kayıtlar üzerinde adli bilişim uzmanı tarafından düzenlenen 20.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile de ByLock sunucularıyla yapılan bağlantıların belirtilen telefon numarasıyla gerçekleştirilen iletişimin ve hattın kullanıcısının sanık olduğunun ayrıntılı biçimde açıklandığı,
Sanığın ByLock uygulamasına gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullandığı gerek ByLock tespit tutanakları ve gerekse Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı tarafından yapılan tespitlerle şüpheden uzak ve kesin kanaata ulaştıracak biçimde belirlendiği, sanığın kullanımında olduğunu kabul ettiği ... 58 76 numaralı GSM hattının Siirt, Batman, Malatya ve Diyarbakır illerindeki çeşitli adreslerde kurulu baz istasyonlarından sinyal alarak kullanıldığı, sanık dışında bir başkası tarafından kullanılma olanağının da bulunmadığı anlaşılmakla;
Eğitim düzeyi, yaptığı görev nedeniyle edindiği bilgi, tecrübe ve konumu itibariyle örgütün nihai amacını, Devlet kurumlarında ve silahlı kuvvetlerdeki yapılanmasını ve burada Devletin her türden silahını elinde bulunduran örgüt mensuplarının gerektiğinde bu gücü örgütün amacı doğrultusunda kullanacaklarını bilmesi beklenen sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu konusunda şüphe de bulunmadığı; teknik özellikleri, indirilme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle sadece FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgüt mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen ByLock iletişim sistemine, bu özelliğini bilerek (kasten) dahil olan ve birçok kez kullanan, örgüt liderinin çağrısı üzerine Bank Asyaya destek olan, sanığın, gerek ilk derece yargılamasında gerekse istinaf aşamasındaki inkara dayanan savunmalarına itibar edilmeyerek, dosya içerisinde bulunan diğer delillerle birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, bu şekilde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu konusunda Dairemizce tam bir vicdani kanaat oluşmuştur.
Silahlı terör örgütü üyeliği fiili veya hukuki kesintinin gerçekleştiği tarihe kadar temadi eden suçlardan bulunduğundan, hukuki kesintinin gerçekleştiği 14.03.2017 tarihi suç tarihi olarak kabul edilmiş,
Gerekçeli karar başlığında karar numarasının "2017/229" yazılması gerekirken maddi hata sonucu 2016/229 yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüş,
Bu hususlar dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Dairemizce de benimsenen kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
B. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; sanığın çocuklarını örgütle iltisaklı okula göndermesinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilerek yapılan incelemede; oluş, iddia, Bank ... kayıtları, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, örgüt elebaşısının talimat dönemiyle uyumlu olacak şekilde Bank Asyaya para yatıran, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün içerisinde eskiden itibaren yer aldığı başka dosya şüphelisi G.S'nin beyanıyla anlaşılan, örgüt içerisindeki haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
C. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
1.İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında karar numarasının "2017/229" yerine "2016/229" olarak yazılması,
2. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "10.02.2017" yerine "15.07.2016 ve öncesi" olarak yazılması,
3. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesinin dışında sanık müdafiiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığına yer alan "2016/229" yerine "2017/229" ibaresinin, "15.07.2016 ve öncesi" yerine "10.02.2017" ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasındaki "yollaması ile aynı yasanın 58/6. maddesi" ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!