WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2021/16756 E.  ,  2023/2529 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2018 tarihli ve 2018/314 Esas, 2018/440 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/246 Esas, 2018/241 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.10.2021 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Etkin pişmanlık hükümlerin uygulanması gerektiğine,
4.Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna,
5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Türkiye geneli sabit hatlardan aranan FETÖ/PDY üyesi askeri personelin tespiti amacıyla yapılan soruşturmalar çerçevesinde Kocaeli ili özelinde bu amaçla kullanıldığı belirlenen büfe, market ve diğer ankesörlü hatlara ait sabit numaraların tespit olunduğu, tespiti yapılan numaralardan olan 0262 325 03 46; 0262 325 77 97 ve 0262 413 42 07 nolu sabit hatlar üzerinden sanığın detaylı tarihleri dosyada mevcut 2014 - 2015 yıllarında 23 kez arandığı, dosya da mevcut BTK verilerine göre sanığın kullanmış olduğu 0534 851 .. .. nolu hat ile yukarıda yer verilen sabit hatların karşılıklı arama, aranma dokümü dosyaya celp edilmiş buna göre belirtilen sabit hatlar tarafından aramaların gerçekleştiği teyit edilmiş, sanıkla birlikte astsubay olan H.. A.. ve Y.. V..'nin de yine ardışık olarak arandığı tespiti yapılmış, bununla birlikte dosyada etkin pişmanlık kapsamında soruşturma aşamasında ifade beyanları giren Nail kod adlı A.. L.. tanık olarak dinlenilmiş, tanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde özetle; kendisinin 3 ayrı astsubay grubuyla ilgilendiğini, sanığı ....(kod) adlı örgüt mensubunun getirdiğini, sanıkla da bu şekilde ilgilendiğini beyan etmiş, tanık olarak dinlenilen ve sanıkla ardışık arandığı tespit edilen H.. A.. ise kendisiyle A.. L.. isimli şahsın ilgilendiğini, 6 ay - 1 yıl kadar yalnız görüştüklerini, sonrasında A.. L.. in evinde Gölcük Donanmada görevli astsubaylar olan sanığı ve Y.. V..'yi gördüğünü, bu şekilde 4 kişi görüşmelere devam ettiklerini, 2013 ün yaz aylarında evlendiği ve tayini çıktığı için gruptan ayrıldığını, Y.. V..'nin dosyada yer alan teşhisinde ise Halit (k) isimli örgüt elamanının yönlendirmesiyle sanığın, evine geldiğini sonrasında aynı gemide de çalıştıkları sanıkla aynı evde kaldıklarını beyan etmiş, yine dosyada mevcut teşhis tutanağına göre O.. H..'nin de sanığın FETÖ /PDY yapılanması ile bağlantılı olduğuna dair beyanlarını içerir teşhisleri yer almış, sanık başlangıçta gerek kolluk ifadesinde gerekse C. Savcılığında verdiği ifade ve yapılan teşhislerde bir kısım teşhis ve anlatımlarda bulunarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan etmiş, mahkememiz huzurunda alınan savunmasında da etkin pişmanlik hükümleri çerçevesinde anlatımlarda bulunduğunu beyan etmişse de savunmasında O.. H.., A.. L.., I.. C.., U.. B.., Y.. V.. ve H..N.. A.. hakkındaki beyanlarının doğru olduğunu ve aynen tekrar etmekle birlikte; yine teşhis ve anlatımlarında isimleri geçen A.. D.., İ.. K.., D.. A.., B.. C.., G.. K.., M.. K.. ve A.. Ç.. hakkındaki beyanlarından döndüğü görülmüş, İ.. K.. ve A.. Y.. hakkında ise önceden FETÖ yapısına bağlı evlerde gördüğünü ancak yapıyla bağlarını bilmediğini ifade etmiş; Buna göre sanığın gerek kolluk ifadesinde gerekse Cumhuriyet Savcılığında ve en son aşamada mahkememiz huzurunda verdiği isimler; dosyaya giren Kocaeli Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün 29.06.2018 tarihli yazısı ekindeki 28.06.2018 tarihli tutanakla birlikte değerlendirilmiş; sanığın mahkememiz huzurunda doğruluğunu teyit ettiği ve aynen ifadesini devam ettirdiği isimlerin zaten haklarında FETÖ / PDY örgütü kapsamında haklarında adli işlem başlatılan kişiler olduğu, bu yönüyle sanığın bu beyanlarından önce de zaten ifşa oldukları, kaldı ki bu kişilerden A.., H.. ve Y..'nin sanıkla örgütsel toplantı gerçekleştirdiği gruplarında yer alan ve tam aksine sanığın adını veren kişiler olduğu; soruşturma aşamasında sanığın beyan ettiği ve 28.06.2018 tarihli tutanakta da ismi yer alan ve ancak sanığın kovuşturma aşamasında döndüğü kişilerin ise haklarında önceden işlem yapılmayan sanığın beyanları üzerine adli işlem başlatılan kişiler olduğu, oysa sanığın özellikle bu şahıslar yönünden ifadesinden dönerek diğer taraftan zaten haklarında adli işlem başlatılmış diğer şahıslarla ilgili "beyanlarım doğrudur" şeklindeki savunması karşısında; Mahkememizce etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması bir yana bu durumun dahi sanığın örgütsel tavrını devam ettirdiği şeklinde değerlendirilmiştir. Zira TCK nun 221 . Maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma amacı; verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını veya örgüt içerisinde yer alan kurucu ve üye olanların yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgiler sunanlar yönünden olduğu kuşkusuzdur. Sanığın vermiş olduğu bilgiler yukarıda da izah olunduğu üzere ifşa olmuş kişiler yönünden olup önceki beyanlarından döndüğü isimler ise haklarında soruşturma olmayan şahıslar olduğu görülmekle TCK 221. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığı değerlendirilmiş, Sonuç olarak yukarıda yer verilen ifade beyanları ve sabit hat aramaları birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgütün askeri yapılanmasındaki öğretmen konumundaki Nail kod A.. L..'ye bağlı öğrenci düzeyinde ilişki içerisinde olduğu, görüşme tarihleri belli olmadığında sabit hatlardan yapılan aramalarla yüz yüze buluşmanın sağlandığı, sonuç olarak sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sübut bulduğu kabul ve kanaatiyle hakkında TCK nun 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, kasten işlenen suç nedeniyle sanık hakkında TCK md 53 uyarınca hak yoksunluğu ile mahkum olunan cezanın niteliği gereği hakkındaki cezanın TCK nun 58/9 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan, yargılandığı süre boyunca müdafi bulunmayan ve 5271 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesi uyarınca da re'sen müdafii görevlendirilmeyen sanığa Anayasanın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasına sebebiyet verecek biçimde müdafii hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü, 188 inci maddesinin birinci, 197 nci maddesinin birinci ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) fıkralarına muhalefet edilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/246 Esas, 2018/241 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ... ...