3. Ceza Dairesi 2021/16194 E. , 2023/2662 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2018 tarihli ve 2017/461 Esas, 2018/221 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. .... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2018/716 Esas ve 2019/368 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, suç tarihinin "28.03.2017" yerine yazılı şekilde belirtilmesi ve gözaltı bilgilerine karar başlığında yer verilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak değerlendirilmekle, esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.10.2021 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özet olarak;
1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2. Sanığın mesleki geçmişinde adli ve idari soruşturma geçirmediğine, hukuka aykırı şekilde görevinden ihraç edildiğine,
3. İddianamede sehven yazılmış iddiaların bulunduğuna,
4. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
5. İddianame ve ekleri ile ByLock deliline ilişkin belgelerin sanığa tebliğ edilmeden hüküm verildiğine, bu delillerin hüküm verildikten sonra sanığa tebliğ edildiğine,
6. Sanığın ByLock yüklediği iddia edilen cep telefonunun ByLock uygulamasının kullanımının kalkmasından sonra satın alındığına dair sunulan faturaların araştırılmadığına,
7. Delil toplanmasına yönelik taleplerin gerekçesiz reddedildiğine ve bu taleplere ilişkin herhangi bir cevap verilmediğine,
8. İddianameyi kabul eden heyette yer alan 174553 sicil sayılı üye hakimin soruşturma aşamasında sulh ceza hakimi olarak sanığın tutukluluğunun devamına karar vermiş olduğuna,
9. Sanığın ceza infaz kurumunda bulunduğu şehir ile duruşmanın yapıldığı şehir komşu şehirler olmasına rağmen yargılama boyunca SEGBİS yoluyla hazır edildiğine,
10. SEGBİS’in meşgul çalması nedeniyle sanığın dört celseden sadece iki celseye SEGBİS ile katılabildiğine, tanık C.K.’nın sanığın katılamadığı üçüncü celsede beyanları alınarak sanığın soru sorma hakkının tanınmadığına ve tanık beyanlarındaki çelişkilerin aydınlatılamadığına,
11. ByLock verilerinin ve IMEI numaralarının çelişkili olduğuna, ByLock baz bilgileri ile HTS baz bilgilerinin mukayesesine ilişkin bilirkişi raporunun eşleştirmenin sağlanamadığı anlamına geldiğine,
12. HTS Analiz Raporu itibarıyla sanığın görüştüğü kişilerin sanığın meslektaşları olduğuna, KakaoTalk programının kullanıldığı belirtilmiş ise de sadece 2 irtibatın bulunduğuna ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair hususlara ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 29.07.2017 tarihli Tesbit ve Değerlendirme Tutanağı ByLock raporuna göre kendisi adına kayıtlı olan (...) (...) (53) (90) nolu telefon hattı ile 27135 ID numarası ve 1300500 kullanıcı adı ve 130050089Hm Şifre ile 15.11.2014 tarihinde sisteme giriş yaptığının, ByLock hedef IP sine 14.08.2014-11.05.2015 tarihleri arasında toplam 3932 kez giriş yaptığının, FETÖ/PDY örgütünün gizli iletişim sistemini kullandığının anlaşıldığı, statik IP numaralarını kullanarak farklı tarihlerde internet üzerinden ByLock sunucusuna bağlandığının tespit edildiği dikkate alındığında sanığın ByLock kullanmadığı yönündeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, HTS analiz raporuna göre, söz konusu GSM hattına ait ByLock BTK verileri ile aynı GSM hattına ilişkin HTS baz bilgileri incelendiğinde aynı saatlerde aynı yerden baz vermiş olduğunun tespit edildiği, tanık olarak dinlenen C.K.'nın kovuşturma aşamasında alınan beyanında, Batman'a 2015 yılı sonunda tayin olduğunu, sanığı akademiden aynı dönemde mezun olmaları nedeniyle tanıdığını, Batman'a geldiğinde sanık ile ilk kez Ü.G.'nin evinde karşılaştıklarını, sanık ile aynı sohbet grubunda bir kez bu sohbet adı altında toplantıya katıldığını, bu toplantıda kendilerine FETÖ terör örgütü liderinin vaazlarının dinletildiği, sanığın bu sohbetlere dinleyici olarak katıldığını beyan ettiği, Veri İnceleme Raporuna göre, sanık hakkında listede 5 olarak derecelendirme yapıldığı, bunun anlamının ise polis akademisinden yeni mezun olmuş ancak hala meslekteki derecelendirilmesi yapılmamış kişilerden akademideki FETÖ bağlılığı en üst olan kişileri ifade ettiği anlaşılmakla FETÖ/PDY yapılanmasının kapsamında sanığın örgütün gizli iletişim aracı olarak kullandığı ByLock sistemini kullandığı ve tanık beyanına göre FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarınca sohbet adı altında düzenlenen toplantılara katıldığı gözetildiğinde eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Dairemiz ilamının "hukuki süreç" kısmının 2 numaralı paragrafında açıklandığı üzere maddi hata olarak değerlendirilen hususlar dışında isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Soruşturma aşamasında sanık hakkında sulh ceza hakimi sıfatıyla tutukluluğun devamı kararı veren 174533 sicil numaralı hakimin İlk Derece mahkemesinde üye hakim sıfatıyla iddianamenin kabulü kararına katılması, heyet halinde görev yapan mahkemede bu hususun tek başına kararda etkili olmaması gözetildiğinde, bu yöndeki usuli temyiz itirazları isabetli bulunmamıştır. Sanığa iddianamenin 18.12.2017 tarihinde tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığıyla tebliğ edildiği, 5271 sayılı Kanun'un 153 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları kapsamında sanık müdafinin dosya örneğini harçsız alma imkanı bulunduğu nazara alınarak, iddianamenin ve eklerinin tebliğ edilmediğine yönelik usuli temyiz itirazları da isabetli bulunmamıştır.
Ancak,
1. Yargılama aşamasında Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan sanığın, 20.03.2018 tarihli dilekçesinde mahkeme huzuruna çıkmak istediğini belirtmesi, sair dilekçelerinde de SEGBİS sistemindeki meşguliyet sebebiyle duruşmaya katılamadığını defaatle beyan etmiş olması, duruşma tutanakları itibarıyla da SEGBİS sisteminde yaşanan meşguliyetin saptanmış olması değerlendirildiğinde, hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı K.H.K’nın 147 nci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen zorunluluk halinin ne olduğu belirtilmeden sanığın yargılamanın hiçbir aşamasında mahkeme salonunda hazır bulundurulmaması ve SEGBİS yöntemiyle savunmasının alınıp son sözünün sorulması neticesinde yargılamanın tamamlanıp 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında aynı Kanunun 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2. Hükümden sonra dosyaya gönderildiği anlaşılan Y.O.'nun beyanlarının, K.A.'nın beyanlarının ve dijital materyal raporunun 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi lüzumu, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2018/716 Esas, 2019/368 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!