3. Ceza Dairesi 2021/15952 E. , 2023/2552 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2018/80 Esas, 2018/264 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/1443 Esas, 2018/2224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
4.Etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınamayacağına,
5.Sohbetlere örgütsel amaçla değil dini saiklerle katıldığına,
6.Tanık beyanlarının soyut nitelikte olduğuna,
7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra Devletin en üst konumunda bulunan başta Cumhurbaşkanı olmak üzere Devletin istihbari birimlerinin bu yapıyla bağlarının koparılması konusunda gerek basın gerekse yerel bazda bir çok beyanatta bulunulduğu halde sanığın bu derneğe üyeliğinin devam ettiği görülmektedir. Bazı dosyalarda görüldüğü üzere, kişilerin bazen farklı saiklerle bu derneklerdeki üyelik kayıtlarını devam ettikleri anlaşılmaktadır. Bu durum dikkate alınarak her bir dosya açısından sanıkların dernek üyeliklerini devam etmelerine ilişkin makul ve haklı sebeplerinin olup olmadıkları incelenmiş ve araştırılmıştır. Şunu da belirtmek gerekir ki, kişilerin sadece bu yapıya bağlı derneklere üyeliklerinin devam etmesi tek başına sanığın örgüt ile bağının olduğunu göstermeyecektir. Diğer yan deliller tespit edilmesi halinde, sanığın genel durumu değerlendirildiğinde sanığın işlemiş olduğu suç örgüte yardım yahut örgüt üyeliği suçu olacaktır. Somut olayda sanığın bu amaçla kurulan FETÖ/PYD iltisaklı olan Niğde Ümit Eğitim ve Kültür Derneğinin yönetim kurulu organında görev alması, bu görevinin 2007 yılından başlayarak dernek 07.09.2015 tarihinde feshedilene kadar devam ettiği Niğde Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün 03.05.2017 tarihli müzekkere cevabında görülmektedir. Sanığın Yönetim kurulu organında görev yaptığı Umut Eğitim Derneğine ilişkin bilirkişi incelemesi 18.08.2016 tarihinde yapıldığı, incelemede neticesinde, karar defterlerine bazı kararların işlenmediği, karar defterinde geçmeyen H.G. isimli şahsa elden imza karşılığı ödeme yapıldığı, düzenlenmesi zorunlu giderlere ilişkin makbuz kesilmediği, dönemler içerisinde iç denetimin yapılmadığı şeklinde tespitlerin olduğu görülmekle sanığın da FETÖ ile iltisaklı bu dernekte başkan yardımcısı olması sebebi ile bir sorumluluğun olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca şüpheli sıfatı ile A.D.'nin müdafii huzurunda teşhis etmek suretiyle vermiş olduğu kolluk ifadesinde, 2007-2008 yıllarında o zamanki adı ile cemaatte adına dernek adına faaliyet yürüten Bor ilçesi Süret kargo bayisi sahibi sanık O.K.'nin örgütün esnaf sorumlusu olduğunu, yeni açılan evlerin eşyalarını ve erzaklarını temin ettiğini, zaman zaman örgütün sohbet toplantılarına katıldığını beyan ettiğinin görüldüğü, sanığın özellikle Bylock programını kullandığına ilişkin tespitin yapılmaması, 17-25 Aralık sürecinden sonra örgüt içerisindeki aktif konumunun yoğun olduğuna ilişkin kesin delilin elde edilememesi, tüm bu hususlar beraber değerlendirildiğinde, bu durumda sanığın eyleminin örgüt üyeliği suçlaması için geçerli olan süreklilik ve çeşitlilik kriterlerine sahip olmadığının görüldüğü ancak sanığın 17-25 Aralık sürecinden önceki örgütle bağının Ümit Kültür Derneğinin yönetim kurulu üyeliğinde görev yapmaya devam etmesiyle birlikte değerlendirildiğinde; eyleminin Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 2017/1457 Esas 2017/1596 Karar, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/1469 Esas 2017/1526 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/2078 Esas 2017/2278 Karar, Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/1360 Esas 2017/1459 Kararları doğrultusunda örgüte yardım etme eylemi olarak kabul edildiği anlaşılarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, sanığın aşamalardaki beyanlarına, HTS kayıtlarına ve analizine, yakalama arama ve el koyma tutanağına, tanıkların aşamalardaki beyan ve teşhislerine, dernek üyelik ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; örgüt ile iltisaklı olduğu için kayyum atanan sürat kargonun Bor ilçesi acentesi olan sanığın 2014 yılı içinde örgütün Arnavutluk gezisine katılmak, 07.09.2015'te feshedilen örgüt ile iltisaklı Umut Eğitim Kültür ve Sağlık Derneği kurucu üyeliği, belli bir dönem derneğin yönetim kurul başkan yardımcılığı ve 2007-2009 yılları arasında derneğin başkanlığını yaparak derneğin işlerini takip etmek ve örgütsel amaçla kolluk ikrarından da anlaşılacağı üzere 2007-2009 arası başkanlık yaptığı dönemde bu derneğe Konya, Denizli, Antalya, Adana ve Mersin'e giderek yardım toplamak, kendi beyanı ve tanıklar B.K. ile S.Ç.'nin aşama beyanlarından anlaşılacağı üzere örgütün sohbetlerine katılmak, M.T. isimli tanığın kendisi ile ilgili soruşturma aşamasında verdiği ifadesinden de anlaşılacağı üzere yapı içinde bulunup iltisaklı dernek kurarak bu derneğe yardım toplayarak tanık M.T.'yi da derneğe üye yapmak şeklinde faaliyetlerde bulunmak, tanık K.Ş.'nin aşamalarındaki beyanlarından anlaşılacağı üzere örgüte ait derneğin başkanlığını yapıp örgüt ile ilişki içinde olmak, tanık A.D.'nin aşama beyanlarından anlaşılacağı üzere örgütün esnaf sorumluluğunu üstlenip esnaflardan örgüt adına himmet toplayarak esnaflarla birebir sohbet edip örgüte ait yeni açılan evlerin eşyalarını ve erzaklarını temin etmek, İlk Derece Mahkemesi kararından sonra dosyaya intikal eden ve dairemizce açılan duruşmada sanığa okunan S.Ç. isimli şahsın kolluk ifade ve teşhisinden anlaşılacağı üzere örgütün amacının ve örgütsel faaliyetlerin açıkça ... yüzüne çıktığı süreçten sonra da 2016 Ocak ayına kadar sohbetlere katılarak örgüte maddi yardımda bulunup örgütün Bor esnaf yapılanması içinde faaliyet yürütmek, örgüt ile iltisaklı Kimse Yok Mu Derneğine "katarakt" açıklaması ile 24.02.2015 tarihinde 250,00 TL bağış yapmak şeklinde 17/25 Aralık 2013 tarihi sonrasında da devam ettiği anlaşılan çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleri ile hiyerarşisi içine girdiği ve organik bağ kurduğu FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmış, her ne kadar sanık aşamalarda suçlamayı reddetmişse de belirtilen eylemleriyle örgüt hiyerarşisi içine girip örgütle organik bağ kurduğunun anılan delillerden anlaşılması karşısında suçlamadan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılan savunmalarına itibar edilmeyerek, bir kısım anlatımlarda bulunmuş ise de beyanlarının konumuna uygun yeterli ve samimi beyanlar olmadığı, tanıkların beyanlarını kabul etmediği ve sohbetlere 2013 sonrası katılmadığını ve ayrıca bağışta bulunmadığını beyan ettiği görülüp anlaşılan sanığın savunmalarının etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek aşağıda yazılı şekilde mahkumiyeti cihetine gidilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın mahkumiyetine esas alınan ve istinaf incelemesinde beyanı gelen tanık S.Ç. ile sanık hakkında beyanı bulunan B.K.'nin usulüne uygun bir şekilde tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, tanıkların ifadesinde geçen toplantıların mahiyet ve içeriği ile sanığın bu toplantılardaki rolü ve örgütteki konumu ile ilgili olarak ayrıntılı beyanının alınması, tanık olarak dinlenen A.D.'nin de yeniden beyanına başvurularak sanık ile ilgili bilgi ve görgülerinin detaylı bir şekilde sorulup tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/1443 Esas, 2018/2224 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin bilgi için Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!