3. Ceza Dairesi 2021/15036 E. , 2023/2448 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ..... Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2018 tarihli ve 2017/70 Esas, 2018/185 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314
üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollaması ile altıncı maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2018/616 Esas, 2019/112 sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1- Kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna,
2- Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
3- Bölge Adliye Mahkemesince delillerin tartışılmadığına ve kararının gerekçesiz olduğuna,
4- ByLock programına ilişkin verilerin hatalı olduğuna, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5- ByLock tespit değerlendirme tutanağının bulunmadığına,
6- Veri inceleme raporunun gerçeği yansıtmadığına, buna ilişkin delillerin hukuka aykırı olduğuna ve itibar edilemeyeceğine,
7- Eksik araşırma sonucu hüküm kurulduğuna,
8- Etkin pişmanlıkta bulunan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına,
9- Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
''Tanık M. K.'nın soruşturma aşamasında alınan beyanında sanığın da aralarında bulunduğu kişilerle 20 günde bir sohbet adındaki toplantılara katıldığını beyan etmiş ise de kovuşturma
aşamasında 'sanık ile sohbet amaçlı bir araya gelmediğini ve sadece aile ziyaretleri amacıyla bir araya geldiklerini' beyan ettiği görülmüş ve tanığın beyanları arasında çelişki bulunuyor olsa da tanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında alınan beyanın müdafii eşliğinde alınmış olması ve diğer dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde tanık beyanın sanığın örgütle olan iltisakını ortaya koyduğu, sanığın kullanmış olduğu GSM hattında ByLock programının tespit edilmesi, sanığın ilk ByLock tespit tarihinin 26.08.2014 tarihi olduğu, sanığın kullanmış olduğu 0505(...)(...)23 numarası ile ByLock IP adreslerine 26.08.2014 ile 19.02.2015 tarihleri arasında 1404 kez erişim kaydının bulunduğu ve bu bağlantıların 2 farklı IMEI numaralı cihazlar ile ve 4 farklı ByLock hedef IPlerine bağlanmak suretiyle gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı ve bilirkişi tarafından düzenlenen HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporunda 0505(...)(...)23 GSM numarasının 286031011090573 ve 35611605255564 IMEI numaralı cep telefonunda; ilk ByLock tespit tarihi olan 26.08.2014 tarihi ile son ByLock tespit tarihi olan 19.02.2015 tarihleri arasında takılı ve aktif olarak kullanıldıkları, böylece sanığın örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullanmuş olduğu nazara alındığında; sanığın örgütün gayesini bilerek ve benimseyerek bu örgüte girip, örgüte katılmayı, bağlanmayı ve hiyerarşik gücün emrine girmeyi kabul ettiği ,silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği''
Şeklindeki gerekçelerle sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, eksik masraf tutarına hükmedilmesinin aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmadığının belirtilmesi dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Diğer delillerin atılı suçun sübutu açısından yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenmeden hüküm kurulması sonuca etkili bulunmamıştır.
Temyiz aşamasında dosyaya etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmaya yönelik ifade veren Y.D.'nin ''sanığın 17/25 Aralık 2013 sonrasında da faaliyetlerine devam ettiği, sohbet abiliği yaptığı ve himmet topladığına'' ilişkin beyanı gönderilmiş ise de, dosyadaki mevcut delillerin suçun sübutu açısından yeterli olduğu ve cezanın bireyselleştirilmesi açısından aleyhe temyiz bulunmadığından sonuca etkili görülmemiştir.
Veri inceleme raporuna göre sanığın emniyet mahrem yapılanması içinde SAY(V) (gassalın elindeki meyyit, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim eden, yöneticilik vasfı olan, grubu olan ve sohbet hocalığı yapan) olarak belirtilmesi karşısında, sanığın örgüt içindeki konumu nazara alınarak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşılarak hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmiş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanmasında bulunduğu belirlenen sanık hakkında İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi ile karar başlığındaki suç tarihinin yanlış gösterilmesi dışında sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2018/616 Esas, 2019/112 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi karar başlığındaki suç tarihi olarak belirtilen ''14.12.2016 ve öncesi'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''14.12.2016'' ibaresinin yazılması; hükmün 1 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen "TCK'nun 58/9 maddesi yollaması ile TCK'nın 58/6 maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "TCK'nın 58/9 maddesi" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!