3. Ceza Dairesi 2021/14395 E. , 2023/2526 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, anılan Kanun'a eklenen 5 inci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirlenen süre içerisinde temyiz edildiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2018/42 Esas, 2018/229 sayılı kararı ile
sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 2 ay 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2018/2068 Esas, 2019/391 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
3. 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1-Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2-Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3-Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
4-Delillerin yetersiz olduğu,
5-ByLock'u örgütsel amaçla kullanmadığına,
6-Bank ... hesabında talimatla hareket etmediğine,
7-Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
8-Yapıyla irtibatının dini saikle olduğuna,
9-HTS kayıtlarının; görüşme içeriklerinin tespit edilememesi nedeniyle suçun delili sayılamayacağına,
10-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İddia, savunma, tutanaklar, sanık ...'ın kendi beyanı ve dosyada mevcut ByLock mesaj içeriklerine ilişkin tespit tutanağı ile C-NAT kayıtları dikkate alındığında ve raporlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanığın Yargıtay içtihatları ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelikten mahkumiyet için yeter delil kabul edilen, oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY mensuplarınca kullanıldığı belirlenen kriptolu iletişim sistemi olan ByLock programını 0531 ... .. .. ve 553 ... .. .. numaralı hatlar ile kullandığının belirlendiği, ByLock içeriklerinde ''muhammed16'' kullanıcı adı, "muhammed." şifre numarası, "238483" ID numarası ile kullanımın tespit edildiği, sanığın ByLock programını ve programın kullanıldığı hattı kullandığını savunmalarında kabul ettiği, C-NAT kayıtları ile ByLock İP numarasına çok sayıda bağlandığının sabit olduğu,
Sanığın aşamalardaki savunmasında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ayrıntılı olarak örgütle olan bağlantısını anlattığı, sanığın örgütle ilk olarak 2007 yılında lise okurken irtibatının başladığı, 2011 yılında üniversiteyi kazandığı, 2011-2012 yıllarında FETÖ iltisaklı yurtta kalmaya başladığı, 2012 yılında yurtta 1 ay kadar belletmenlik yaptığı, daha sonra yurtta kalmak istemediği ve ailesinin kaldığı ikamette kaldığı, 2013 yılı Kasım ayında örgütün ısrarı üzerine örgüte ait (umut isimli) bir evde kalmaya başladığı, 2013 yılı Aralık ayında kendi sorumluluğuna öğrencilerin verildiği ve bunların askeri öğrenci olduğu, bu öğrencileri sınavlara hazırladığı, kendisinin Bölge İlköğretim Danışmanı olarak görev yürüttüğü ve aynı görevde olan kişilerle toplantılara katıldığı, 2014 yılı Mart-Nisan ayında Kakao Talk isimli programı Yusuf kod adlı bir kişinin Google Play üzerinden telefonuna yüklemesi üzerine bu program ile irtibat kurduğu, askeri okullara hazırlanan öğrencilere sohbetler yapıldığı ve psikolojik olarak hazırlandıkları, bu öğrencilerin bir kısmının askeri liseyi kazandıkları ve sonrasında lisede nasıl davranmaları gerektiği konusunda bilgi verildiği, ankesörlü telefonla aramaların yapılabileceğinin bildirildiği, 2014 yılının Eylül ayında BİM görevinin kendisine verildiği ,yine aynı zamanda 3 lise mezunu şahsın Harp okuluna hazırlanması görevinin de verildiği, 2014 Ekim ayında Erdem kod isimli kişinin isteği üzerine telefonuna ByLock programını yükleyip 2016 tarihine kadar kullandığı, muhammed ismini kullanıcı adı olarak kullandığı, yine 2015 yılının sonlarına doğru G-mail isimli bir programı da kullandığı, 15 Temmuz darbe teşebbüsüne kadar bu şekilde irtibatının devam ettirdiği,
Sanığın örgütün yukarıda açıklanan niteliklerini ve nihai amacını bilerek ve isteyerek örgüte katıldığı, süreklilik, çeşitlilik ve gizlilik içerisinde belirli bir kod ismi kullanarak faaliyetlerine katıldığı sabit olduğu anlaşıldığından,
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil
olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı, yönündeki kararı da dikkate alındığında sanığın FETÖ/PDYsilahlı terör örgütü mensubu olduğu ve örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu; sanığın bu şekilde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, geçmiş dönem içerisinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğunu, örgüt üyelerinin birbirleri ile haberleşmekte kullandıkları ByLock isimli programı ve diğer programları iletişim cihazına ne şekilde yüklediğini ayrıntılı şekilde anlatmış, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek örgüt içerisinde bulunan birçok kişiyi kod isimleri olmasına rağmen örgüt ile irtibatlı bir kısım kişiler hakkında beyanda bulunup teşhis işlemi de yapmıştır. Bu hususta ... İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazıda bu şahıslar hakkında soruşturma başlatıldığı bidirilmiş olmakla; sanık örgüt içinde bulunan bir kısım şahıslar hakkında bilgiler vermiş olduğundan, etkin pişmanlık ifadesinin içeriği ve bu ifade doğrultusunda isimleri geçen şahıslar hakkında yapılan işlemler ile açılan soruşturmaların kapsamı dikkate alındığında, sanık hakkında TCK'nın 221/4 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sanığın ikrarı, ByLock içerikleri ve tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu sabit olmakla, sanığın 2007 yılından 2016 yılına kadar örgüt içerisinde olduğu, askeri öğrencilerin sorumluluğunu yürüttüğü, bölge ilk öğretim görevini yürüttüğü, örgütün hiyerarşisi içerisinde örgütün iletişimin gizliliği amacıyla kullandığı tüm programları kullandığı ve eylemlerini 2016 yılına kadar devam ettirdiği hususları dikkate alındığında sanık hakkında TCK'nın 314/2 maddesine göre ceza tayin edilirken takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden cezanın belirlenmesi, suça konu örgütün silahlı terör örgütü olması nedeniyle verilecek cezadan 3713 sayılı TMK'nın 5 inci maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılması, sanığın etkin pişmanlık ifadesinin içeriği ve bu ifade doğrultunda başlatılan soruşturmaların kapsamları dikkate alınarak sanığın cezasından TCK'nın 221/4 üncü maddesi uyarınca 3/4 oranında indirim yapılması, sanığın mahkemedeki tutum ve davranışları lehe değerlendirilerek TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca cezasından takdiri indirim uygulanması gerektiği yönünde vicdani kanaate varılarak mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde bölge ilköğretim danışmanı olarak yer aldığı, kod ismi kullandığı, örgüt içi haberleşmesini Kakao talk ve ByLock adlı uygulamalar üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2018/2068 Esas, 2019/391 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!