3. Ceza Dairesi 2021/1378 E. , 2023/2700 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2017 tarihli ve 2017/182 Esas, 2017/289 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.04.2018 tarihli ve 2018/1052 Esas, 2018/1044 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.10.2019 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, Bank ... hesap hareketinin örgütün talimatı doğrultusunda gerçekleşmediğine, dijital inceleme kabulünün herhangi bir belgeye dayanmadığına, ByLock delilinin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığına, örgüte müzahir kurumlarda çalışmanın suçun unsuru olarak kabul edilemeyeceğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1-Sanık ... yönünden;
Sanık ...'un ...Fen Edebiyat Fakültesinde yardımcı doçent olarak görev yaparken ihraç edildiği, üzerine kayıtlı 0533 (...) (..) (..) numaralı telefon hattı üzerinde 15.10.2014 ilk tespit tarihli silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock kullanıcısı olduğu, sanıktan elde edilen... LG-D682TR model 359747050189920 İMEİ numaralı cep telefonunda ByLock isimli uygulamanın android işletim sistemli telefonlara yüklenmesi sonucu oluşan net.client.by.lock isimli dosya kalıntıları tespit edildiği, sanığın aktif Bank ... hesabı ve kredi kartı kullanımı bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda 31.12.2013 tarihinde 2700 TL, 1000 EURO, 17.01.2014 tarihinde 2000 TL, 06.02.2014 tarihinde 2000 TL, 14.02.2014 tarihinde 12200 TL, 28.02.2014 tarihinde 1600 TL, 19.03.2014 tarihinde 2800 TL, 16.05.2014 tarihinde 2000 EURO ve 9800 TL, 11.06.2014 tarihinde 2500 TL hesaba para yatırma işlemleri yaptığı, 01.10.2014 tarihinde 94.140,53 TL, 32.636,69 EURO döviz satış-alış işlemleri yaptığı, 01.10.2014 tarihinde 17.636,69 TL katılım hesabı açtığı, 16.04.2015 tarihinde 80.279,20 TL katılım hesabı açtığı, yüksek miktarlı döviz ve katılım hesabı açma işlemlerin 2016 yılına kadar devam ettiği ve sanığın silahlı terör örgütüne üye olma şuçunu işlediği mahkememizce kabul edilmiştir.
Sanık ...'un soruşturma aşamasında alınan 27.05.2017 tarihli savunmasında, 1992 yılında Trabzon Teknik Lisesinden mezun olduktan sonra FETÖ/PDY bağlantılı Trabzon Zafer Fen Dershanesine 1 yıl gittiğini, 1997 yılında .... Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümünü bitirdiğini, 1998 yılında Afyon Belce İlkokuluna atandığını, 6 ay öğretmenlik yaptıktan sonra istifa ederek .... Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümünde araştırma görevlisi olarak göreve başladığını, 2010 yılında... Üniversitesine yardımcı doçent olarak atandığını, 2016 yılı temmuz ayında açığa alınarak 29/10/2016 tarihinde 675 Sayılı KHK ile ihraç edildiğini, dil kursu için 2015 yılı temmuz-eylül ayları arasında üniversite tarafından 40 günlüğüne İngiltere'ye gönderildiğini, 2005 yılından sonra birikimlerini düzenli olarak Bank ...'da açtırdığı hesaba yatırdığını, bunun sebebini faizsiz bankacılık olduğunu, çocuğunu Şahika İlk Öğretim Okulunda yüzde 80 bursluluk sınavını kazandığını, okul ücretini Bank ... üzerinden ödenmesi istendiğinden ödemekte olduğunu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde hiç bir sohbet, toplantı ve etkinliğe katılmadığını, yardım, bağış, himmet gibi parasal yardım yapmadığını, bylock çıkan telefon hattını 2000 yılından itibaren kullandığını, bylock isimli programı yüklemediğini, kullanmadığını, çocuğunu Şahika İlk Öğretim Okuluna gittiği dönemlerde irtibat kurmak için telefonu çocuğuna bıraktığını, okulda etüt saatlerinde çocuklardan telefonların toplandığını, bu nedenle okulda bulunduğu dönemlerde başkaları tarafından yüklenmiş olabileceğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Sanığın alınan savunmalarında kendi kullanımında olduğunu belirttiği 0533 (...) (..) (..) numaralı hatta ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan temin edilerek mahkememize ulaştırılan, tespit edilen Bylock serverlerine bağlantılara ilişkin trafik HTS dökümlerinde yer alan bilgilere göre; Numara, İp, Özel İp, Özel Port, Genel Port, Oturum Başlama Tarihi, Hedef İp, Hedef Port, İmsi Ve İmei No İl baz istasyon bilgilerini içeren HTS kayıtlarının incelenmesinde;
Sanığın 0533 (...) (..) (..) numaralı hattından 15/10/2014 ila 14/01/2015 tarihleri arasında farklı günlerde toplam 97 kez Bylock adlı program tarafından kullanıldığı belirtilen 46.166.160.137, 46.166.160.176, 46.166.160.177, 46.166.160.178, 46.166.160.179, 46.166.160.180, 46.166.160.181, 46.166.160.182, 46.166.160.183 numaralı İp adreslerine bağlantı yapıldığının tespit edildiği, tespit tarihleri ve baz istasyon bilgilerine göre sanığın bulunduğu yerlerin uyumlu olduğu, bağlantı tarihleri ve sayısı nazara alındığında iddia edildiği şekilde IP çakışması gibi durumların da söz konusu olmadığı, böylece sanığın telefon hattı üzerinden ByLock isimli gizli haberleşme programını kullandığı şüpheden arındırılmış şekilde teknik verilerle kanıtlanmıştır. Keza sanıktan elde edilen LG marka LG-D682TR model 359747050189920 İMEİ numaralı cep telefonunda bylock isimli uygulamanın android işletim sistemli telefonlara yüklenmesi sonucu oluşan net.client.by.lock isimli dosya kalıntıları tespit edilmiştir.
Sanığın Bylock tespit edilen hattına ilişkin olarak dosyamız arasına giren tespit ve değerlendirme tutanaklarında; 221851 İD numarası ile sanığın ByLock kullanıcısı olduğu, kullanıcı adının “nadamu” olduğu, şifresinin “kavanoz852+” olduğunun belirlendiği, şifrede belirtilen “kavanoz” ibaresinin sanığın soyadı olduğu, bu durumun tesadüfle açıklanamayacağı tesadüf olamayacağı anlaşılmıştır.
Sanığa ait değerlendirme ve tespit tutanağında yazışma içeriklerine ulaşılamamış ise de, ByLock serverindeki tüm bilgilere ulaşılamadığının biliniyor olması karşısında, yazışma içeriklerinin temin edilememiş olmasının sanığın Bylock’u kullanmadığı şeklinde yorumlanamayacağı, nitekim sanığın defalarca ByLock serverine ait İP adreslerine bağlantı yapıldığının Karşı IP kayıtlarıyla sabit olduğu anlaşılmıştır.
Yine her ne kadar karşı IP bilgileri ile sanığa ait cep telefonunun HTS kayıtları arasında çelişki bulunduğu savunulmuş ise de; karşı IP bilgilerinin serverden ele geçen LOG kayıtlarına ilişkin olduğu, sanığın Bylock serverine yaptığı tüm bağlantıların log kayıtlarına ulaşılamamış olduğu, bu bilgilerin dosyamıza yansıyan diğer verilerle bir çelişki içermediği, zira Karşı IP bilgilerine göre sanığın Bylock serverine bağlantı yaptığı zaman ve yer bilgileri ve tüm teknik verilerle tespit edilmiş olması karşısında, söz konusu programı sanığın etkin bir şekilde kullandığı kanaatine varılmış, bu kabul dışında yapılan savunmalara itibar olunmamıştır. Zira Log kayıtları kişinin sisteme girişine ilişkin sistem üzerine bıraktığı iz şeklinde açıklanabileceğine göre, izlerin bir kısmının silinmiş olduğu yahut ulaşılamamış olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 2017/16.MD-956 E, 2017/370 K. sayılı ilamında: “ByLock iletişim sisteminde bağlantı tarihinin, bağlantıyı yapan IP adresinin, hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının, haberleşmelerin kimlerle gerçekleştirildiğinin ve içeriğinin tespiti mümkündür. Bu kapsamda, bağlantı tarihi ve bağlantıyı yapan IP adresi ile hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının belirlenmesi durumunda, somut olayın koşullarına göre kişinin bu özel iletişim sisteminin bir parçası olduğu kabul edilecek, ayrıca bu ağa dahil olan kişilerin ağ içinde başka kişi ya da kişilerle yaptıkları görüşme içeriklerinin olması da aranmayacaktır. Haberleşmelerin kimlerle yapıldığının ve içeriklerinin tespiti ise, kişinin terör örgütü içindeki hiyerarşik konumunun (örgüt yöneticisi/örgüt üyesi) belirlenmesinde yol gösterici olacaktır.” şeklinde içtihatta bulunulmuştur.
ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanılması amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunun somut delillere dayanması nedeniyle, bu ağa dahil olan sanıkların ağ içinde başka bir kişi ile görüşme yapmış olması da gerekmemektedir. ByLock iletişim sistemi, yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacaktır. Bu kapsamda; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek (kasten), sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde birçok kez kullandığı anlaşılmıştır.
Sanığın silahlı terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda 31.12.2013 tarihinde 2700 TL, 1000 EURO, 17.01.2014 tarihinde 2000 TL, 06.02.2014 tarihinde 2000 TL, 14.02.2014 tarihinde 12200 TL, 28.02.2014 tarihinde 1600 TL, 19.03.2014 tarihinde 2800 TL, 16.05.2014 tarihinde 2000 EURO ve 9800 TL, 11.06.2014 tarihinde 2500 TL hesaba para yatırma işlemleri yaptığı, 01.10.2014 tarihinde 94.140,53 TL, 32.636,69 EURO döviz satış-alış işlemleri yaptığı, 01.10.2014 tarihinde 17.636,69 TL katılım hesabı açtığı, 16.04.2015 tarihinde 80.279,20 TL katılım hesabı açtığı, yüksek miktarlı döviz ve katılım hesabı açma işlemlerin 2016 yılına kadar devam ettiği anlaşılmıştır.
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından kullanılan gizli haberleşme programı Bylock kullanıcısı olduğu, örgüt bağlantısını gösteren delillerin bulunması hususları ile yukarıda özetlenen deliller nazara alınarak sanığın üzerlerine atılı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği hususunda mahkememizde tam bir kanaat meydana gelmiş, sanık ve müdafiinin bu kabuller dışında yaptıkları savunmalar sanığı cezadan kurtarmaya matuf görülmekle bu beyanlara itibar olunmamıştır. Sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmekle cezalandırılması cihetine gidildiği görülmüştür.
2-Sanık ... yönünden;
Sanığın ...'de okutman olarak görev yaptığı, 667 Sayılı KHK kapsamında FETÖ/PDY üyeliği şüphesi ile açığa alınarak 675 Sayılı KHK ile ihraç edildiği, 2005-2013 yılları arasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı Prizma Eğitim Sağlık Matbaa Tur. San. Tic. A.Ş, Aydın Eğitim Hiz. Tic. A.Ş, Ağır Nil Öz. Eğitim Kur. İşletmesi Tic. A.Ş. isimli şirketlerde çalıştığı, sanığın üzerine kayıtlı 0506 (...) (..) (..) numaralı telefon hattı üzerinden 11/10/2014 ilk tespit tarihli silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock kullanıcısı olduğu anlaşılmıştır.
Sanığın hazırlık aşamasında alınan savunmasında, 1999 yılında ...Üniversitesi Edebiyat Bölümünden mezun olduğunu, 2003 yılında Balıkesir Üniversitesinde yüksek lisans eğitimine başladığını, 2005 yılında ...Fem Dershanesinin ... Caddesindeki şubesinde etüt öğretmeni olarak çalışmaya başladığını, 2005 yılında ... ile evlendiğini, eşinin ...Ana Fem Dershanesinde çalıştığını, 2010 yılına kadar .... Dershanesinden öğretmenlik yaptığını, çalıştığı dönemde sohbet adı altında herhangi bir toplantıya katılmadığını, ancak öğretmenler toplantıları yapıldığını, burs, himmet adı altında para istendiğine şahit olduğunu, kendisinin ve eşinin maddi yardımda bulunmadıklarını, çalıştığı dönemde o haftaya özel bir ... varsa örneğin öğretmenler günü, kandil, bayram gibi özel zamanlarda 15-20 dikaka kadar dershanede bulunan öğretmenler odasında ...'in günün önemine binaen bir sözü veya videosu konuşması gösterildiğini, 2009-2011 yılları arasında ...Ana Fem Dershanesi Şirinevler Şubesinde çalıştığını, 2012 yılında Ağrı iline yerleştiklerini, Ağrı'da bulunduğu dönemde Fem Dershanesi müdürü olduğunu söyleyen Mustafa Güngör isimli...'li şahsın kendisi ile görüşmek istediğini, küçük çocuğu olduğu içinde ALES çalışmak istediği için görüşmek istemediğini, ancak ısrar üzerine Ağrı Fem Dershanesi ile görüştüğünü ve dershanede çalışmaya başladığını, devam eden süreçte...'ye yerleştikten sonra Mustafa Güngör isimli şahsın Çayeli Fem Dershanesine müdür olarak atandığını söyleyerek kendilerini... ilinde eşi ile birlikte ziyarete geldiklerini, Mustafa Güngör'ün eşi olan ve Şahika'da PDR öğretmeni olan Jale Güngör'ün sohbet grupları olduğunu, seni de irtibatlandıralım, tanıştıralım, sohbetlere gel şeklinde davet ettiklerini, kendisinin uygun bir dille reddettiğini, 2013 yılında eşinin yurt dışında sempozyumda tanıştığı ... Fen Edebiyat Bölümünde profesör olarak görev yapan Orhan Kemal Tavukçu'nun devam eden süreçte ...ilinden tanıdıkları İhsan Safi ile arayarak ...'de Halk Edebiyatçısı ve Okutman'a ihtiyaç olduğunu söylemesi üzerine ...'ye müracaat ettiklerini, okutman olarak göreve başladığını, bir ay sonra da eşinin öğretim üyesi olarak göreve başladığını, o dönemde üniversitede kadroyu Arif Yılmaz isimli rektörün açtığını, atamasını Hüseyin Karaman isimli rektör tarafından yapıldığını, çocuğunun FETÖ bağlantılı Ağrı Nizamiye Kolejine ve 2013 yılında...'ye geldikten sonra da FETÖ'nün Şahika Kolejine gittiğini, 2016 yılında bu okula kayıt yaptırmadıklarını, eşi Oğuz Erdoğan'ın FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklandığını, 2007-2008 yıllarında Zaman Gazatesi aboneliğinin olduğunu, bylock çıkan 0506(...) (..) (..) numaralı hattın kendisine ait olduğunu, 2015-2016 yılı içerisinde başka hat ile değiştirdiğini, bylock'u kullanmadığını, suçlamaları kabul etmediğini anlaşılmıştır.
Sanığın alınan savunmalarında kendi kullanımında olduğunu belirttiği 0506 (...) (..) (..) numaralı hatta ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan temin edilerek mahkememize ulaştırılan, tespit edilen Bylock serverlerine bağlantılara ilişkin trafik HTS dökümlerinde yer alan bilgilere göre; Numara, İp, Özel İp, Özel Port, Genel Port, Oturum Başlama Tarihi, Hedef İp, Hedef Port, İmsi Ve İmei No İl baz istasyon bilgilerini içeren HTS kayıtlarının incelenmesinde;
Sanığın 0506 (...) (..) (..) numaralı hattından 11.10.2014 ila 20.10.2014 tarihleri arasında farklı günlerde toplam 4464 kez Bylock adlı program tarafından kullanıldığı belirtilen 46.166.160.137, 46.166.160.176, 46.166.160.177, 46.166.160.178, 46.166.160.179, 46.166.160.180, 46.166.160.181, 46.166.160.182, 46.166.160.183 numaralı İp adreslerine bağlantı yapıldığının tespit edildiği, tespit tarihleri ve baz istasyon bilgilerine göre sanığın bulunduğu yerlerin uyumlu olduğu, bağlantı tarihleri ve sayısı nazara alındığında iddia edildiği şekilde IP çakışması gibi durumların da söz konusu olmadığı, böylece sanığın telefon hattı üzerinden Bylock isimli gizli haberleşme programını kullandığı şüpheden arındırılmış şekilde teknik verilerle kanıtlanmıştır.
Sanığa ait değerlendirme ve tespit tutanağına ve yaptığı yazışma içeriklerine ulaşılamamış ise de, Bylock serverindeki tüm bilgilere ulaşılamadığının biliniyor olması karşısında, sanığın ID numarasının, kullanıcı şifresi ve sair kullanım bilgileri ile yazışma içeriklerinin temin edilememiş olmasının sanığın ByLock’u kullanmadığı şeklinde yorumlanamayacağı, nitekim sanığın defalarca ByLock serverine ait İP adreslerine bağlantı yapıldığının HTS kayıtlarıyla sabit olduğu anlaşılmıştır.
ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanılması amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunun somut delillere dayanması nedeniyle, bu ağa dahil olan sanıkların ağ içinde başka bir kişi ile görüşme yapmış olması da gerekmemektedir. ByLock iletişim sistemi, yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacaktır. Bu kapsamda; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek (kasten), sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde birçok kez kullandığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında her ne kadar örgüte müzahir kurumlarda çalıştığı tespit edilmiş ise de, bu tespit münhasıran değerlendirmeye tabi tutulmamış sanığın örgüt üyeliğine delalet eden ByLock delili ile birlikte değerlendirmesi gereken delil olarak ele alınarak hükme doğrudan esas alınmamıştır.
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından kullanılan gizli haberleşme programı ByLock kullanıcısı olduğu, örgüt bağlantısını gösteren delillerin bulunması hususları ile yukarıda özetlenen deliller nazara alınarak sanığın üzerlerine atılı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği hususunda mahkememizde tam bir kanaat meydana gelmiş, sanık ve müdafiinin bu kabuller dışında yaptıkları savunmalar sanığı cezadan kurtarmaya matuf görülmekle bu beyanlara itibar olunmamıştır. Sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmekle ilgili sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması cihetine gidildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1-Sanık ... yönünden;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, bylock kullanıcısı olduğu tespit edilen, bank ... hesabı bulunan ve hesap hareketleri örgütün talimatına uygun hareket ettiğini gösteren sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler doğrultusunda tayin edilen temel cezada ve 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirimin 1/6 oranında uygulanmasına dair gerekçede isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2-Sanık ... yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulup değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün bir numaralı başlığında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.04.2018 tarihli ve 2018/1052 Esas, 2018/1044 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün iki numaralı başlığında açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.04.2018 tarihli ve 2018/1052 Esas, 2018/1044 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca... Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!