2. Ceza Dairesi 2023/6541 E. , 2024/1820 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/74 E., 2014/318 K.
ŞİKÂYETÇİ : ...
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düşme, onama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.11.2010 gün 274-300; 06.12.2008 gün 144-234, 23.09.1974 gün 224-408 ve 16.04.1973 gün 213-345 sayılı kararlarında temyiz süresinin geçirilmesinden sonra eski hâle getirme başvurularını değerlendirme yetkisinin Yargıtayda olduğu belirtilmiştir. Anılan Ceza Genel Kurulu Kararları ışığında ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca eski hâle getirme istemi konusunda karar verme görevinin, bu istemle birlikte temyiz itirazı da yapılmış bulunduğundan, Yargıtaya ait olduğu buna göre mahkemece verilen 15.10.2014 tarihli ek kararın hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın savunmasında bildirdiği aynı zamanda MERNİS adresi de olan bilinen en son adresine, usûlüne uygun şekilde 08.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, 08.07.2014 tarihinde tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 13.10.2014 tarihinde temyiz eden sanığın yerinde görülmeyen eski hâle getirme talebi ile süresinde olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
B-Sanık ...'ün temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda açıklanan kararın, sanığın 24.06.2015 tarihli ifadesinde bildirdiği aynı zamanda MERNİS adresi de olan bilinen en son adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre 18.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 28.12.2015 tarihli dilekçesi ile kararın mahalle muhtarı tarafından kendisine 28.12.2015 tarihinde tebliğ edildiğini bildirdiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (“bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres”) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın aynı zamanda MERNİS adresi de olan bilinen en son adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılmadan, doğrudan MERNİS ibaresi ile aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliği usûlsüz olduğundan, öğrenme üzerine gerçekleşen temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın, diğer sanıklar ile birlikte katılana ait ikametin camını taş ile kırması şeklinde gerçekleşen eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık zamanaşımı süresinin, 03.06.2014 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek ve hırsızlık suçundan aynı Kanun'un 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 yıl 2 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği hâlde, hesap hatası sonucu 1 yıl 9 ay hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 07.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!