WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/4014 E.  ,  2023/2343 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2008/162 E., 2009/166 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarih ve 9-7-56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kovuşturma evresinde kendisine zorunlu müdafi atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda zorunlu müdafie yapılan tefhim ve tebliğlerin kendisine bağlanan hukukî sonuçları doğurmayacağı gözetildiğinde; suça sürüklenen çocuğun kendisine atanan müdafiden haberdar olmadığı, yakalama ile savunması alınırken yakalama celsesine mahsus olmak üzere farklı bir müdafiin duruşmada hazır bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen kararın mahkemece atanan zorunlu müdafie tefhim edildiği ve bu müdafi tarafından temyiz edilmediği, hükmün suça sürüklenen çocuğun kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dosya kapsamında gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun öğrenme üzerine yapmış olduğu temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuğun, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 16.01.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64/1. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2009 tarihli ve 2008/162 Esas, 2009/166 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.