2. Ceza Dairesi 2023/15175 E. , 2024/1983 K.
"İçtihat Metni"
Y A R G I L A M A N I N Y E N İ L E N M E S İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/325 E. 2015/394 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...
HÜKÜMLÜLER : ..., ..., ...
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade
Bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı tarihten önce verilip Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen hükümler ile ilgili olarak, yargılamanın yenilenmesi sonucu 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararların temyiz incelemesine tabi olduğu belirlenmekle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Hükümlüler hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan Adalet Bakanlığının duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- 5271 sayılı K1- 5271 sayılı Kanun'un 311-323. maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi, gerek hükümlünün lehine, gerekse aleyhine olarak ortaya çıkan yeni durumlar dolayısıyla kesinleşmiş hükme rağmen, hükmün duruşma yapılarak veya yapılmaksızın tekrar ele alınmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.03.2014 tarihli ve 2012/3-909 Esas, 2014/121 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü için, kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılacak yeni delil ve olayların ortaya konulmuş olması gerekir.
Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine mahkeme öncelikle bu talebin kabul edilebilir olup olmadığını inceler, bu incelenme dosya üzerinden yapılır ve talebin kabul edilebilir olup olmadığına ilişkin kararlar, duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden verilir. Mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebinin esaslı olduğu kabul edilerek yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi halinde kural, duruşma açılmasıdır. Duruşma açılmadan yenilenme talebinin incelenmesi istisna olup, ancak aynı Kanun'un 322. maddesinde belirtilen hallerle sınırlı olarak duruşma yapılmaksızın incelenebilir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Mahkemece verilen 19.10.2022 tarihli ek kararda "hüküm infaz aşamasında iken istem üzerine yapılan araştırmada, ilgili yazı cevabıyla, dava konusu kamerada tamiri gerektirir bir zarar oluşmadığının, kamerada herhangi bir tamir yapılmadığının, kameranın tekrar çalıştırıldığının bildirildiği, bu hususun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/1.e maddesi kapsamında yeni delil mahiyetinde olduğu görülmekle, mala zarar verme suçunun maddi unsurları itibarıyla oluşmadığı, sanığın eyleminin cezaevi disiplinine aykırı davranış olarak ele alınması gerektiği, yeterli delil bulunduğundan duruşmasız inceleme yapılabileceği" belirtilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 321/2. maddesi gereğince, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü üzerine duruşma açılarak yeniden yargılamaya başlandıktan sonra, aynı Kanun'un 323/1. maddesi uyarınca karar verilmesi gerekirken, duruşma açılmaksızın yazılı şekilde dosya üzerinden karar verilmesi,
2- Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, hükümlülerin hukukî durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233-234. maddelerine aykırı davranılması,
3- Kabule göre de; Bolu F Tipi Ceza İnfaz Kurumunda 02.01.2014 tarihli tutanak içeriği ve dosya içerisinde bulunan olay öncesi kamera görüntü kayıtlarının çıktısı fotoğrafların incelenmesinde; hükümlülerin, oda bahçesini çevreleyen ihata duvarları üzerinde kaynaklı ve monteli bulunan güvenlik kameralarının üstüne sabitlendiği direklere ip atarak direkleri devirdikleri ve kameraların görüntü alması gereken alanların görüntüsünü alamaz hale getirdikleri, bu hususun 02.01.2014 tarihli tutanakla tespit edildiği bilahare yargılamanın yenilenmesi talepli başvurular üzerine 18.10.2022 tarihinde Ceza İnfaz Kurumu'na yazılan yazıya cevaben Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı İnfaz Kurumu müdürlüğünce yapılan incelemede; 19.10.2022 tarihinde "Kurumumuzda 02.01.2014 tarihinde B1-4-46 nolu oda havalandırma bahçesine bakan kameranın direklerinin devrildiği ve direklerin devrildiği için kamera görüntü alamadığı, tamir masrafının olmadığı, kurum teknisyenleri tarafından kamera direği tekrar yerine montaj yapılarak kameranın bağlandığı, kameranın tekrar görüntü aldığı, hükümlüler Mehmet İlhan, Nevzat Yalçin, Şahap Elbasan tarafından tamir masrafı olmadığından herhangi bir masraf karşılanmadığı tespit edilmiştir." şeklinde tespit yapıldığı, bu tespit içeriği ile de kameraların sabitlendiği direklerin devrildiği ve işin aciliyeti sebebiyle kurum teknisyenleri tarafından direklerin tekrar yerine monte edildiği, dışarıya bir ödeme yapılmadığı ve kameraların görüntü kaydetme özelliğini yitirmediği hususlarının tespit ve ifade edildiği eylemde; direklerin ip atılarak devrilmesi sonrasında kurum personeli tarafından kaynak ve benzeri işlemlerle yerine sabitlenmesi karşısında; direklerin tahrip edilip bozulduğu, bu nedenle kamu malına zarar verme suçunun bu yönüyle oluştuğu, mahkemece verilen ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.05.2019 tarihli kararla onanan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı, hükmün değiştirilmesine gerek olmadığı tespit edilerek 5271 sayılı Kanun'un 323/1-1. cümle gereği 08.04.2015 tarihli hükmün onaylanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararları verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!