2. Ceza Dairesi 2022/15656 E. , 2023/2337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/784 E., 2022/905 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2011 tarihli ve 2011/27577 Esas nolu iddianamesi ile sanık hakkında mağdura yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/1 ve 119/1-c maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1 maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.08.2011 tarihli ve 2011/419 Esas, 2011/412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 141/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 04.10.2011 tarihinde kesinleştiği, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
3. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2011/419 Esas, 2011/412 Karar sayılı ek kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
4. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2011/419 Esas, 2011/412 Karar sayılı ek kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19.04.2022 tarihli ve 2020/28200 Esas, 2022/7770 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/784 Esas, 2022/905 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin hırsızlık kastı ile hareket etmediğine, dava konusu panoların herhangi bir şekilde korunmadığına, olay yerinin kaba inşaat alanı olup söz konusu inşaat tamamlanmamış olduğundan ve etrafı kapalı olmadığından herkesin rahatlıkla girip çıkabildiğine, bu nedenle suç sabit görülse bile 5237 sayılı Kanun'un 141. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğine, aynı Kanun'un 142/1-e maddesinde düzenlenen nitelikli hâlin somut olayda mevcut olmadığına, aynı Kanun'un 141/1. maddesinin uzlaşma kapsamına alınmış olup, öncelikle uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiğine, dava konusu edilen eşyaların gerçek değeri tespit edilmeden aynı Kanun'un 145. maddesi hükümleri değerlendirilmeden hüküm kurulduğuna, hırsızlık konusu edilen malların mağdura teslim edilmesine ve maddi bir zarar kalmamasına rağmen müvekkili hakkında adlî para cezasına hükmedilmediğine ve herhangi bir gerekçe de gösterilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ... ve arkadaşı temyiz dışı sanık ...'nün mağdura ait inşaatta kullanılan 70 adet kalıp panosunu ... plakalı açık kasa kamyonete yükleyerek çaldıkları, yine temyiz dışı sanık ...'e sattıkları, eylemin bu hâliyle bir inşaatın yapımı için gerekli olan eşyanın âdet gereği bırakıldığı yerden çalınması eylemi olduğu kabul edilerek sanığın cezalandırılması yoluna gidilmiş, sanığın henüz yapımı devam eden inşaatta kullanıldığı açıkça anlaşılan demir panoları hurda olduğunu zannettiği yönündeki savunmasına, bu malzemelerin kullanılmış olsa bile bir inşaatın yapımında kullanıldığı açıkça anlaşılabilir durumda olduğu ve işi bittiği için hurda olarak ayrılıp herhangi birini alabilmesi için atılmış durumda olmadığı gözetilerek itibar edilmeyip mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın, mağdura ait yapımı devam eden inşaattan kalıp panolarını çalması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde düzenlenen "adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık" suçunu oluşturduğunun kabulü ile hüküm kurulmasında; temyiz dışı sanık ...'in suça konu panoları 150,00 TL'ye satın aldığını beyan etmesi karşısında suç tarihi itibariyle hırsızlık suçuna konu eşyaların değerinin az kabul edilemeyeceği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanmamasında; ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklinde yer alan emredici hüküm gereğince mahkeme, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkındaki hükmü aynen açıklamakla yükümlü olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmamasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e maddesi yerine, 142/2 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/784 Esas, 2022/905 Karar sayılı kararında sanık müdafîî tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!