2. Ceza Dairesi 2021/9247 E. , 2023/2424 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/371 E., 2015/497 K.
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kaman Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.10.2015 tarihli ve 2015/600 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanığın, olay günü şikâyetçinin iki katlı evine, açık mutfak kapısından girerek, çanta içerisinde bulunan çeyrek altını aldığı, şikâyetçinin sanığı görmesi üzerine, altınla birlikte evden koşarak uzaklaşmak suretiyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 116/1 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/371 Esas, 2015/497 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 35, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise aynı Kanun'un 116/1, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; dosyada somut delil bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesindeki takdir hakkının, sanık lehine kullanılmadığına, aynı Kanun'un 62 ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince; olay günü sabah saat 08.00-08.20 sıralarında şikâyetçinin balkona çamaşır asarak, evin giriş kapısı önünde bulunan bahçeye geçtiği, sanığın açık mutfak kapısından eve girdiği sırada şikâyetçinin tekrar eve gelmesi üzerine, evden çıkıp bahçe duvarından atlamaya çalışırken şikâyetçinin sanığın yüzünü gördüğü ve daha önce sanığı çalışmış olduğu terzi dükkanında görmüş olan şikâyetçinin, olay günü evinin bahçesinde gördüğü kişi ile terzi dükkanında çalışan sanığın aynı kişi olduğunu, olaydan hemen sonra tereddütsüz olarak teşhis ettiği gibi duruşmada da tekrar teşhis etmiş, Mahkemece sanığın inkâra yönelik savunmasına itibar edilmeyerek, mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Şikâyetçi ... soruşturma aşamasında; 1 adet çeyrek altının çalınmış olduğunu beyanla şikâyetçi olmuş, kovuşturma aşamasında ise daha sonra yaptığı aramada, sanığın çeyrek altını yere düşürmüş olduğunu farkettiğini, evinden çalınan bir eşyasının bulunmadığını ifade etmiştir.
3.01.12.2015 tarihli duruşmada, şikâyetçi sanığı SEGBİS ekranından da teşhis etmiş, ancak sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4.Olay yeri inceleme raporu ve olay yeri fotoğrafları ile 15.08.2015 tarihli teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Şikâyetçi ...'ın sanığı, daha öncesinde çalıştığı terzi dükkânında görmüş olması ve hem kollukta hem de duruşmada sanığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde net olarak teşhis etmesinden dolayı, sanık müdafiinin suçun sübutuna ilişkin somut delil bulunmadığı itirazı yerinde görülmemiş, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamına göre mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca sanığın cezasından uyguladığı indirim oranında ve sanığın sabıkalı geçmişi, suç işlemekte gösterdiği ısrar nedeniyle uslanmaz kişiliği de dikkate alınarak aynı Kanun'un 62, 51, 50.maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/371 Esas, 2015/497 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!