2. Ceza Dairesi 2021/9222 E. , 2023/2332 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/901 E., 2016/849 K.
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2015 tarihli ve 2015/1407 Esas sayılı iddianamesi ile; sanığın meskeninde kullanmış olduğu elektrik sayacının faz çıkış kablosunu faz giriş kablosuna bağlamak suretiyle ve tüketilen enerjiyi sayaç kaydetmeyecek şekilde kaçak elektrik kullanması nedeniyle sayacının Başkent Elektrik görevlilerince 21.12.2013 tarihinde mühürlenerek tutanak tanzimi ile suç duyurusunda bulunulması üzerine, sanık hakkında karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3, 203/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/901 Esas., 2016/849 Karar sayılı kararı ile sanığın karşılıksız yararlanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca; mühür bozma suçundan, aynı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri, eylemlerin suç oluşturması sebebiyle sanık hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine, beraat kararının usule ve hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın meskeninde kullanmış olduğu elektrik sayacının faz çıkış kablosunu faz giriş kablosuna bağlamak suretiyle ve tüketilen enerjiyi sayaç kaydetmeyecek şekilde kaçak elektrik kullanması nedeniyle sayacının Başkent Elektrik görevlilerince 21.12.2013 tarihinde mühürlenerek kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla kamu davası açılması üzerine, "mühür bozma suçunun fiil öğesi yönünden hukuka aykırılık unsurunun oluşması için, mühürleme yetkisinin kanunî dayanağının bulunmasının zorunlu olup; mühürleme tarihinden önce özelleşmiş şirketin özel hukuk tüzel kişisi olarak kamusal yetki kullanma hakkı olmadığından, Anayasa ve Kanuna dayalı kamusal yetkiyi kullanan bir makam tarafından konulmuş mühürleme işleminin bulunmaması" hususu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/1121 Esas, 2016/111 Karar sayılı içtihadı doğrultusunda mühür bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığının kabulüyle sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Mühür Bozma Suçuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 08.03.2016 tarihli, 2015/1121 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak, mühürleme işleminin, Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş'nin özelleştirme sürecinin tamamlandığı tarihten sonra yapılması nedeniyle, mühür bozma suçunun unsurları oluşmayacağından Mahkemenin kabulü ve uygulamasında bir isabetsizlik tespit edilmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Karşılıksız Yararlanma Suçuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Anayasa'nın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34, 230, 232 ve 289. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, yukarıda anlatılan ilkelere uyulmadan gerekçesiz hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-g maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün (A) başlığında açıklanan nedenlerle Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/901 Esas., 2016/849 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Karşılıksız Yararlanma Suçundan Kurulan Hüküm yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/901 Esas., 2016/849 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri, gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!