WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/14142 E.  ,  2024/1648 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/15 E., 2016/318 K.
ŞİKÂYETÇİ SANIKLAR : ..., ...
SUÇLAR : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet Savcısı, katılan sanık ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Katılan sanık ve şikâyetçi sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. Katılan sanık ... hakkında şikâyetçi sanık ...'a karşı mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde,
Sanık ...'ın adlî sicil kaydında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin bir karar bulunduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunmadığı, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesinde belirtilen “denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” koşulunun bulunmadığı ve mahkemenin “daha önce hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm bulunması dikkate alındığında 5271 sayılı Kanun'un 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” biçimindeki gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmış ise de, mahkemenin aynı paragrafta "sanığın kişilik özellikleri ile duruşmalardaki davranışlarından hareketle yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumsuz kanaate varılması" şeklindeki gerekçesinin yerinde olduğu, kaldı ki sanığın mala zarar verme suçundan doğan zararı gidermediği ve aynı Kanun'un 231. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinde belirtilen “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” koşulunun gerçekleşmediği, dolayısıyla bu suç yönünden açıklanan sebeple de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşıldığından tebliğnamedeki aynı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmama gerekçesine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA,
II. Katılan sanık ... hakkında şikâyetçi sanık ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne; şikâyetçi sanıklar ... ve ... hakkında katılan sanık ...'a karşı kasten yaralama suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanık ...'ın kolluk tarafından götürüldüğü Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 02.11.2015 tarihinde saat 17.23'te tanzim edilen Genel Adli Muayene Raporunda kafa occipital bölgede 1x1 cm'lik eski abrozyon şeklinde özgeçmiş bilgisine yer verildiği, ancak darp ve cebir izine rastlanmadığının belirtildiği, sanık tarafından dosyaya sunulan ve olay sonrası gitmiş olduğu Özel Konya Hospital tarafından aynı tarihte (02.11.2015) saat 14.15'te tanzim edilen Adli Raporda ise kafa sol occipital bölgede 3 cm'lik yüzeysel kesi, sol dizde ağrı ve hassasiyet, kızarıklık, sağ dirsekte ağrı bulguları ile BTM ile giderilebilir olduğunun belirtildiği; hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanlarında ...'in arkadaşı ...'ya vurduğunu gördüğünü, yanında da ...'ın olduğunu beyan ettiği; dosya kapsamında yer alan CD Çözüm tutanağında saat 06.40’da iki şahsın otele ön kapısından girdiği, sonra saat 06.41’de otel görevlisi ile birlikte dışarıya çıktıkları, otel görevlisi ile şahıslardan birinin birbirlerine tekme ve yumruk savurdukları, diğer şahsın da araya girerek arkadaşını oradan uzaklaştırdığı; otelin arka giriş kamera görüntüsünde de saat 06.51’de bir taşın kapının çerçevesine vurduğu, düşen taşı alan şahsın kapı camına vurduğu ve içeriye girdiği, içeride görüntü olmadığı ancak boğuşma anında şahsın ayağının kameraya çarptığının görüldüğünün belirtildiği; şikâyetçi sanık ...'in, patronu ... ile beraber ...'nın kendilerine ve otele yönelik eylemlerine karşı ölçülü şekilde kendilerini koruma hareketine girdiklerini, ...'ya yönelik yaralama kasıtlarının olmadığını beyan ettiği; şikâyetçi sanık ...'ın da yanında çalışan işçisi ile kendi davranışlarının tamamen kendilerine karşı sanık ...'nın yaptığı eylemleri önlemeye yönelik olduğunu, ancak elinde kesinlikle bıçak olmadığını beyan ettiği anlaşıldığından, şikâyetçi sanıklar ... ve ...'in üzerilerine atılı kasten yaralama suçunun sübuta erdiği, ...'in elinde bıçak olduğuna dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığı ve şikâyetçi sanıkların eylemlerini haksız tahrik altında gerçekleştirmiş olduğu hususları dikkate alınarak sanıkların durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Soruşturma aşamasında düzenlenen uzlaşma teklif formlarında suç isminin “Kasten yaralama” yerine, “Kasten Yaralama, Tehdit, Hakaret ve Mala Zarar Verme” olarak belirtilerek usulüne uygun uzlaşma teklif edilmediğinin, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında usulüne göre uzlaştırma işleminin yapılmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde katılan sanık ... ve şikâyetçi sanık ... arasında uzlaştırma işlemi yapılmadan ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması ve (1) nolu bozma nedeni kapsamında sanıklar ... ve Hasan yönünden de yeniden usûlüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmasında zorunluluk bulunması,
3. 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a, 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 06.02.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.