2. Ceza Dairesi 2021/12440 E. , 2024/1711 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/491 E., 2016/398 K.
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığının ihlâli, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, bozma
I) Sanıklar ... ve ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve mercinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan sanığın dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek itirazın mercince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline istem gibi İADESİNE,
II) Katılan sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve tehdit suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Katılan sanığın, katılan ... (...)'ı birden fazla kez vücut bütünlüğüne yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ettiği iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, sanıklar ... ile ...'a yönelik tehdit suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı; ancak Mahkemece katılan sanığın, katılan ... ile sanıklar .... ve Kerem'e yönelik olarak tek bir fiille birden fazla kişiye karşı tehdit suçunu işlediği kabulüyle 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi delaletiyle 43/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği somut olayda; sanıklar Bayram ve Kerem'in aşamalarda sanık tarafından olay anında tehdit edildiklerine dair beyanlarının bulunmaması ve katılan sanığın da aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi karşısında; tanık Mine Sırt'ın yalnızca kovuşturma aşamasında başvurulan ifadesindeki soyut anlatımı dışında; katılan sanığın birden fazla kişiye karşı tek bir fille tehdit suçunu işlediğine dair delil olmadığı ve olayda zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, katılan sanığa 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı da tanınmadan yazılı şekilde zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle tehdit suçundan katılan sanık hakkında fazla ceza tayini,
2. Katılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümle ve 116/4. maddeleri uyarınca tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hükümler kurulduğu, her ne kadar katılan sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli eylemi uzlaşma kapsamında olsa da, suç tarihinde aynı Kanun'un 106. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenmiş olan tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmadığının ve 5271 sayılı Kanun'un 253/3. fıkrasının ikinci cümlesi dikkate alındığında soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, katılan sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu ile 116/4. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından dolayı uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre katılan sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!