12. Hukuk Dairesi 2023/5954 E. , 2024/922 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Ticari işletme yöneticisinin kasten alacaklıyı zarara uğratması
HÜKÜM : Beraat
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile müşteki vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebepler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararları kaldırılarak, sanıkların ayrı ayrı beraatlerine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemesince, 2004 sayılı Kanun'un 351. maddesi uyarınca, şikayetçinin dilekçe ve beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı bulunduğu ve hakimin res'en araştırma yükümlülüğü olmadığı, şikayet dilekçesinde uygulanması talep edilen ve bu Kanunun 331. maddesine aykırılık suçundan sanığın, borçlu şirketin hangi mal varlığını ne şekilde eksilttiğinin şikayet dilekçesinde somut olarak gösterilmemiş olduğu gerekçesiyle, suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine dair karar verilmiş ise de; müştekinin şikayet dilekçesi içeriğinde şikayete konu edilen suçun İİK'nun 333/a maddesinde düzenlenen "Ticari işletme yöneticisinin kasten alacaklıyı zarara uğratması " suçuna ilişkin olduğu anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesince İİK'nun 331. maddesine aykırılık suçundan değerlendirme yapılmış olması isabetsiz bulunmuş ise de;
Sanıklara isnat edilen suçun İİK’nun 333/a maddesinde düzenlenen “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların; ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olmasına karşın kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları ve ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu oluşturmaması halinde cezalandırılacaklarının” hükme bağlanmış olması, suçun oluşması için, takibin kesinleştiği tarih itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip olması ve şirketin hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan şirket yetkilisinin alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla şirket borcunu ödememesi gerekmekte olup, İİK'nın 351. maddesi uyarınca şikayetçinin dilekçe veya beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alındığında, şikayetçi vekilince verilen şikayet dilekçesinde, borçlu şirketin borcu ödeyebilecek güçte olduğuna dair bir iddiada bulunulmadığı gibi, sanığın alacaklılarını zarara sokmak kastıyla borçlarını ödemediği iddia olunsa da açık ve net olarak sanığın fiillerini hangi kastla ve ne şekilde gerçekleştirdiğine ilişkin somut bir iddiada bulunulmadığı ve hakimin re'sen araştırma zorunluluğu da bulunmadığından, şikayet dilekçesinde gösterilen İİK'nın 333/a. maddesindeki suçun unsurlarının dosya kapsamına göre oluşmayacağının anlaşılması karşısında, suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle atılı suçtan verilen beraat kararları sonuç itibariyle doğru olduğundan, müşteki vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 302/1. madde gereğince tebliğnameye aykırı olarak ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!