WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/4264 E.  ,  2024/1111 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İlamsız icra takibinde borçlu, şikayet dilekçesinde; alacaklı tarafından düzenlenen ibraname ile borçlunun takipte yer alan asıl alacakların ödenmesi halinde kayıtsız şartsız ibra edildiğini, ibranamede belirtilen ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığını, buna karşın alacaklı tarafça takibe devam edildiğini, ibraname ile borcun sona erdiğini, takibin iptaline ilişkin taleplerinin kabul edilmemesi halinde; yapılan ödemeler nedeniyle takibe konu alacak miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek öncelikle takibin iptali, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde bilirkişi marifetiyle hesaplama yapılarak ödemelerin kısmi itfa olarak kabul edilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece alacaklı tarafından ödeme olgusunun kabul edilmediği, ibranamenin şarta bağlı düzenlendiği, dar yetkili icra mahkemesince imza incelemesi yapılamayacağı, şarta bağlı ibraname bakımından itfa iddiasının değerlendirilmesinin yargılamayı gerektirdiği, borçlunun İİK'nın 71/1. maddesinde sayılan bir belge ile iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle şikayetin reddine dair hüküm kurulduğu, bu hükme karşı borçlu şirketin istinaf incelemesi talep ettiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nın 71/1. maddesinde; "Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir" hükmüne yer verilmiştir.
Bu istemin kabul edilmesi için itfa itirazının İİK'nın 71/1. maddesinde açıklanan nitelikte bir belge veya alacaklının kabul beyanıyla kanıtlanması zorunludur.
Somut olayda, borçlu şirket iddiasını şikayet dilekçesi ekinde sunulan ibranameye dayandırmıştır. Sözü edilen ibranamede tarih yer almamakla birlikte ibraname içeriğinde takibin kesinleştiği ifadesine yer verildiği gibi borçlu aksi yönde bir iddiada bulunmamıştır. Diğer bir ifade ile itfa şikayetine dayanak gösterilen ibranamenin takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde düzenlendiği kabul edilmiştir. Borçlu itfa iddiasına dayanak olarak gösterdiği ibranamede asıl alacağın ödenmesi ile borcun sona erdiğinin kabul edildiğini belirtmiştir. İddiaya dayanan ibraname adi yazılı belge niteliğinde olup alacaklı tarafından belge altındaki imza inkar edilmiştir.

Takibin kesinleşmesinden sonraki itfa şikayetlerinde belge altındaki imzanın inkarı halinde icra mahkemesince imza incelemesi yapılması mümkün değildir. Alacaklı tarafça ibraname başlıklı belgedeki imza kabul edilmediğine göre bu belge İİK'nın 71/1. maddesinde yer alan imzası ikrar edilmiş bir belge niteliğinde olmadığından borçlunun itfa iddiasını ispat edemediği, söz konusu ibranamenin kayıtsız şartsız borç ikrarını içerir mahiyette olmadığından yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu görülmekte olup, Bölge Adliye Mahkemesinin bu husustaki değerlendirme yerinde olmakla birlikte; dosya kapsamındaki Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi yalnızca ibranamenin hukuki vasfının tartışılmasına ilişkin olup, borçlunun kısmi ödemeye ilişkin iddiası bakımından İİK md. 71 ve İİK md. 33'e göre inceleme yapılmadığı ve kısmi ödeme iddialarının değerlendirilmediği anlaşılmıştır.
Borçlu şirketin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; mahkemece yapılacak iş, borçlunun kısmi ödeme iddialarına dair bilirkişi raporu alınmak suretiyle İİK md. 71/1 ve İİK md. 33'e göre sayılan belgelerle ödeme yapılıp yapılmadığını inceleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 02/03/2023 tarih ve 2022/2095 E. - 2023/302 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 28/11/2022 tarih ve 2022/673 E. - 2022/632 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.