WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/1023 E.  ,  2023/2921 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Sermaye Şirketinin İflasını İstememek, Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etmek, Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunmak ve Ticari İşletme Yöneticisinin Kasten Alacaklıyı Zarara Uğratması, Alacaklısını Zarara Sokmak Maksadıyla Mevcudunu Eksiltmek
HÜKÜM : Düşme-Esastan Ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 15.07.2014 havale tarihli dilekçesi ile; sanıkların yetkilisi olduğu Gelişim Eğitim Öğretim Faaliyetleri Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden olan alacaklarını tahsil amacıyla icra takibi başlatıldığını, ödeme yapılmadığını, sanıkların sermaye şirketinin iflasını istememek, ticareti usulüne aykırı terk etmek, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak ve ticari işletme yöneticisinin kasten alacaklıyı zarara uğratması,alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçlarından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ( 2004 sayılı Kanun) 333/a, 337/a, 338, 345/a ve 331/1 inci maddesi gereğince cezalandırılmaları için dava açılmıştır.

2.Ankara 12. İcra Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli kararı ile sanık ... hakkında İİK'nın 331, 333/a, 337/a, 338 ve 345/a ıncı maddelerine muhalefet suçlarından sanığın ayrı ayrı beraatine, sanık ... hakkında İİK'nın 331, 333/a, 337/a, 338 ve 345/a ıncı maddelerine muhalefet suçlarından müştekinin şikayet hakkının İİK'nın 347 inci maddesi gereğince düşürülmesine, karar verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2020/451 Esas, 2022/445 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında verilen düşme kararı yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında verilen beraat kararı yönünden CMK'nin 280/1-a ve 303/1-a. maddeleri uyarınca hükmün "1.1", "1.2", "1.3", "1.4" numaralı paragraflarının hükümden çıkartılarak yerine; İİK'nin 347. maddesi uyarınca şikayetçinin şikayet hakkının düşürülmesine şeklinde paragrafların yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Müşteki vekilinin temyiz istemi, yerel mahkemece tesis edilmiş olan kararın hukuka dosya kapsamına aykırı olduğu, temyiz edilen bölge adliye ceza mahkemesi kararının da dosya kapsamına, hakka hukuka aykırı olduğu, yargılamaya ilişkin şikayetin 15.07.2014 tarihinde yapıldığı, davalı borçlu şirketin şikayete konu suçları işlediğinin öğrenildiği tarihin menkul haczi tarihi olan 29.05.2014 tarihi olduğunun açık ve net bir şekilde tartışmasız olduğu, bu durumda şikayetin süresinde yapılmadığı şeklindeki kararın ilgili mevzuat hükümleri ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yerleşik kararlarına açıkça aykırı olduğu, borçlu şirketin, Ankara Ticaret Sicili Memurluğu kayıtlarında faal gözükmesine rağmen, bu kayıtlarda yer alan adreste hiç oturmadığı, adresi kullanmadığı faaliyet göstermediği bilgisinin menkul haczi tarihi olan 29.05.2014 tarihinde öğrenildiği, dava dosyasındaki şikayet tarihinin ise 15.07.2014 tarihi olduğu, şikayetin, şirketin faal olmasına rağmen kayıtlı adreste faaliyet göstermediğinin öğrenilmesinden itibaren bir ay sonra ve dolayısıyla üç ay içerisinde gerçekleştirildiği, mahkemece ... hakkındaki şikayetlerin süresinde olmadığı gerekçesiyle düşürülmesine karar verilmesinin dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğu, şikayetin süresinde olduğu, sanık şirket yetkilisinin ticareti terk ettiği ve şikayete konu vücut bulan diğer tüm suçları işlediği, dosya kapsamında vergi dairesi kayıtları ve ticaret sicili kayıtları ile ve haciz tutanağı ile durumun sabit olduğu, diğer sanık ...'ın ise şikayete dayanak icra dosyasında yer alan 22.05.2014 tarihli menkul haczi mahallinde haciz zaptına verdiği imzalı beyanında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu, resmi kayıtlarda yer alan delilin aksini beyan ettiği, sanık ...'ın, şikayete dayanak kesinleşmiş ilam olan Ankara 7. İş Mahkemesinin 2010/775 Esas sayılı dosyasının yargılaması sürecinde 17.05.2012 tarihli celsedeki tanıklık beyanında Gelişim şirketi ile Özel Kızılay Gelişim şirketinin aynı yerde Meşrutiyet Cad. No: 1 Kızılay adresinde faaliyet gösterdiğini, Gelişim şirketinin isim değişikliğine giderek Özel Kızılay Gelişim olduğunu beyan ettiği, 22.05.2014 tarihinde haciz mahallinde beyanı alınan sanığın, haciz zaptına ise bambaşka bir beyanda bulunduğu, beyanında haciz adresinin yani Meşrutiyet Cad., No:1 adresinin Kızılay Gelişim ..Ltd. Şti.'nin adresi olduğu ve borçlu şirket olan Gelişim Eğitim Öğr. Ltd. Şti. ile ilişiğinin olmadığını, imzalı beyanında bildirdiği, ...'ın gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olduğu ve hakikate aykırı beyanda bulunmak suçundan cezalandırılması gerekirken beraatine karar verilmesinin dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğu, suçu sabit olan sanık ...'ın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği, sanık ...'nin ise yetkilisi olduğu şirket hakkında dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda ve vergi dairesi kayıtları ile diğer deliller muvacehesinde sanığın şikayete konu tüm suçları işlemiş olduğunun sabit olduğu, dosya kapsamında yer alan, Dışkapı Vergi Dairesi'nin 05.11.2015 tarihli,

15345 sayılı cevabi yazısında Gelişim Eğ. Öğr... şirketinin 2014 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi ve eklerini vergi dairesine sunmadıklarının sabit olduğu, şirketin 08.05.2015 tarihinde resen terkin edildiğinin bildirildiği, şirket yetkilisinin şirketin iflasını istemediği, kesinleşmiş ilama dayalı icra takip borcunu ödemeyen şirketin ticareti terk ettiği, Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi'nin kararının tüm yönleriyle bozularak, taleplerin kabulüyle sanıkların sabit olan, şikayete konu suçlar kapsamında ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiğinden bahisle, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; icra takip borcunu ödemeyen şirket yöneticisi sanıkların sermaye şirketinin iflasını istememek, ticareti usulüne aykırı terk etmek, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak ve ticari işletme yöneticisinin kasten alacaklıyı zarara uğratması,alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçlarından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ( 2004 sayılı Kanun) 333/a, 337/a, 338, 345/a ve 331/1 inci maddesi gereğince cezalandırılmaları istemine dayalıdır.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... yönünden; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen cevapla müştekinin şikayetçi olduğu Gelişim Eğitim Öğretim Faaliyetleri Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin temsil ve ilzama yetkilisinin sanık ... olduğu, her ne kadar sanık ... hakkında İİK'nın 331, 333/a, 337/a, 338, 345/a ıncı maddelerindeki suçlardan cezalandırılması istemiyle dava açılmış ise de; Gelişim Eğitim Öğretim Faaliyetleri Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin yetkilisi olmadığının anlaşıldığı, atılı suçların yasal unsurları oluşmadığından CMK'nun 223/2-d maddesi uyarınca sanık ...'ın atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiş sanık ... yönünden ise; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı şirketin 2011 yılında iflas ettiği, 2012 yılında sermayesine varana kadar şirketin içinin tamamen boşaltıldığının anlaşıldığı, mahkemece 13.11.2014 tarihinde yaptırılan kolluk araştırmasıyla, yaklaşık 2 yıl önce iş yerinin açıldığı ve kısa bir süre sonra iş yerini kapatarak gittikleri, nereye gittikleri konusunda bilgiye ulaşılamadığının anlaşıldığı, şikayetin yapıldığı tarihin 15.07.2014 olduğu, her ne kadar sanık ... hakkında İİK'nın 331, 333/a, 337/a, 338, 345/a ıncı maddelerindeki suçlardan cezalandırılması istemiyle dava açılmış ise de; şikayet hakkının fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her halde fiilin işlenildiği tarihten itibaren 1 yıl geçmekle düşeceğinden, somut olayda ise şikayet süresinin şirketin malvarlığının boşaltıldığı 2012 yılında başladığı ancak şikayetin 15.07.2014 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından, dava tarihine kadar İİK'nun 347 inci maddesinde öngörülen 3 aylık ve 1 yıllık şikayet süresi geçtiğinden müştekinin sanık hakkındaki şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... hakkında verilen düşme kararı yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığından; istinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş, CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında verilen beraat kararı yönünden yapılan incelemede; sanığın üzerine atılı suçların takibinin şikayete tabi olduğu; İİK'nın 347 inci maddesi uyarınca şikayet hakkının, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşeceği; somut olayda borçlu şirketin isim değiştirerek "Özel Kızılay Gelişim Eğitim Öğretim Yayın Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" olduğunun iddia edildiği, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 10.11.2014 tarihli cevabi yazısına göre bu şirketin 07.10.2010 yılında kurulduğu, sanık ...'ın bu şirkette, diğer sanık ...'nin bir kısım

paylarını devraldığı, pay devrinin ticaret sicili gazetesinin 7675 sayılı 22.10.2010 tarihli sayısında yayınlandığı, sanığın, icra takibinde borçlu şirket olan Gelişim Eğitim Öğretim Faaliyetleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde her hangi bir yetkisinin bulunmadığı, diğer sanık ... yönünden kabul edildiği üzere, Gelişim Eğitim Öğretim Faaliyetleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2012 yılında içinin tamamen boşaltıldığının kabul edildiği, bu durumda şikayet tarihinin 15.07.2014 olduğu gözetildiğinde, fiil tarihinden itibaren bir yıllık şikayet süresinin geçirilmiş olduğunun anlaşıldığı, İİK'nın 347 inci maddesi gereğince şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, beraat kararı verilmesi hukuka aykırı ve istinaf talebi bu sebeple yerinde görülmekle birlikte bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip düzeltilebilir nitelikte bir hata olduğundan, CMK'nin 280/1-a ve 303/1-a. maddeleri uyarınca hükmün "1.1", "1.2", "1.3", "1.4" numaralı paragraflarının hükümden çıkartılarak yerine; "1.1)Her ne kadar sanık ... hakkında alacaklısını zarara uğratmak kasdıyla mevcudunu eksiltmek (İİK 331), ticari işletmede yöneticinin sorumluluğu (İİK 333/a), ticareti terk edenlerin cezası (İİK 337/a), hakikate muhalif beyanda bulunmak (İİK 338) ve sermaye şirketlerinin iflası istemek mecburiyetinde olanların cezası (İİK 345/a) suçlarından cezalandırılması talebiyle şikayette bulunulmuş ise de; fiil tarihinden itibaren bir yılık şikayet süresi geçtikten sonra şikayette bulunulduğundan İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayetçinin şikayet hakkının düşürülmesine, şeklinde paragrafların yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanıklar Hakkında Sermaye şirketinin iflasını istememek, Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etmek, Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunmak ve Ticari İşletme Yöneticisinin Kasten Alacaklıyı Zarara Uğratması Suçlarından Verilen Kararlara Yönelik Müşteki vekilinin Temyizi Yönünden;
Sanıklar hakkında, Ankara 12. İcra Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli kararı ile sanık ... hakkında İİK'nın 333/a, 337/a, 338 ve 345/a ıncı maddelerine muhalefet suçlarından sanığın ayrı ayrı beraatine, sanık ... hakkında İİK'nın 333/a, 337/a, 338 ve 345/a ıncı maddelerine muhalefet suçlarından müştekinin şikayet hakkının İİK'nın 347 inci maddesi gereğince düşürülmesine dair kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen sanık ... hakkında verilen düşme kararı yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında verilen beraat kararı yönünden CMK'nin 280/1-a ve 303/1-a. maddeleri uyarınca hükmün "1.1", "1.2", "1.3", "1.4" numaralı paragraflarının hükümden çıkartılarak yerine; İİK'nın 347 inci maddesi uyarınca şikayetçinin şikayet hakkının düşürülmesine şeklinde paragrafların yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, müşteki vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar vermek gerekmiştir.

B.Sanıklar Hakkında Alacaklısını Zarara Sokmak Maksadıyla Mevcudunu Eksiltmek Suçundan Verilen Kararlara Yönelik Müşteki vekilinin Temyizi Yönünden;
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ( 2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Şikayet tarihinin 15.07.2014 tarihi olduğu, sanık ...'ın savunmasının alındığı 06.02.2015 tarihi ile inceleme tarihi arasında, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen ve durduran başkaca bir hüküm ve işlem bulunmaması nedeniyle, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 06.02.2023 tarihinde inceleme sırasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
A.Sanıklar Hakkında Sermaye şirketinin iflasını istememek, Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etmek, Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunmak ve Ticari İşletme Yöneticisinin Kasten Alacaklıyı Zarara Uğratması Suçlarından Verilen Kararlara Yönelik Müşteki vekilinin Temyizi Yönünden;
28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, müşteki vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanıklar Hakkında Alacaklısını Zarara Sokmak Maksadıyla Mevcudunu Eksiltmek Suçundan Verilen Kararlara Yönelik Müşteki vekilinin Temyizi Yönünden;
Gerekçe bölümünün (b) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarihli ve 2020/451 Esas, 2022/445 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.