12. Hukuk Dairesi 2022/10628 E. , 2023/2998 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3676 E., 2022/1898 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 14. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/35 E., 2021/322 K.
Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte yetkiye, imzaya ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının yetkiye, imzaya ve borca yönelik itirazlarının reddine, icra takibi muvakkaten durdurulmamış olduğundan davalı yanın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda: takip dayanağı bonolar hakkında ihtilaf yaşanması halinde ihtilafların çözümü için İstanbul Mahkemelerinin ve İcra Daireleri olduğu, yetkiye, ödeme emrine, takibe, borca ve tüm fer’ilerine aynı zamanda takip dayanağı bonolar üzerinde yer alan imzaya açıkça itiraz ettikleri, işbu nedenle İİK 170/2. Maddesi uyarınca takibin itirazları ile ilgili karar verilmesine kadar geçici olarak durdurulmasına ve alacaklı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı tarafa yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı yanın süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, haliyle işbu dava bakımından davacı iddialarını inkar eder konumda bulunduğu anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, takibe dayanak bonolarda ödeme yerinin Bağcılar/İstanbul olarak gösterildiği, Bağcılar ilçesinin Bakırköy İcra Müdürlüklerinin yetki alanı içerisinde kaldığı ve dolayısıyla bahse konu icra takibinde Bakırköy icra dairelerinin yetkili olduğu, yine takip dayanağı bonoda davacı keşideci ve davalı lehdarın gerçek kişi olup icra dosyasında tarafların tacir olduklarına ilişkin belgenin bulunmaması ve ayrıca mezkur bonoların ticari işten kaynaklı olarak keşide edilmiş olduğunun anlaşılamaması karşısında bonolarda yer alan yetki kaydının geçersiz olduğu, dolayısı ile davacının yetki itirazının reddi gerektiği, öte yandan 13/03/2021 tarihli raporda; takibe konu senetlerin üzerindeki ... adına atfen atılan imzaların ...'nın eli ürünü olduğunun tespit olunduğu, dolayısı ile davacının takibe dayanak bonolardaki imzalara yönelik itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği, somut olayda itiraz üzerine takibin muvakkaten durdurulmasına karar verilmemiş olduğundan tazminat ve para cezası şartlarının koşullarının oluşmadığı, ayrıca davacının genel olarak borcunun bulunmadığı yönündeki itirazını yukarıda alıntılanan kanun maddesinde işaret olunan nitelikte deliller ile ortaya koyamamış olduğu gerekçesiyle davacının; yetkiye, imzaya ve borca yönelik itirazlarının reddine, icra takibi muvakkaten durdurulmamış olduğundan davalı yanın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
B.1.Borçlu
Borçlu istinaf dilekçesinde; dava konusu imzaya dair incelemelerin ve yazılan raporun Adli Tıp Kurumunun ilgili şubesinde grafoloji alanında uzman kişilerden oluşan bir kuruldan alınması gerektiği, bölge kurulunca atanmış tek bir bilirkişi tarafından incelemeler yapılması ve rapor hazırlanmasının usule aykırı ve yetersiz olduğu, dosyanın usulüne uygun şekilde incelenmesi için Adli Tıp Kurumu Fiziki İhtisas Dairesinin Belge İnceleme Şubesine gönderilmesi gerektiği, davaya konu senette borçluya atfedilen imzalar haricinde el yazısı ile doldurulmuş kısımların da mevcut olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması ve talepleri doğrultusunda Adli Tıptan bilirkişi raporu alınması gerektiği beyanları ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; HMK.'nun 355. maddesi hükmüne göre istinaf incelemesinin bu yönde sunulan dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılması ancak kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde bu hususun re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; somut olayda, Mahkemece karara esas alınan imza incelemesine ilişkin uzman bilirkişiden alınan 13.03.2021 tarihinde tanzim edilen raporun yasal düzenlemelere paralel metod ve usule uygun olduğu; anılan raporun, Adli Tıp Kurumunundan alınmış veya heyetçe düzenlenmiş olması, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre Mahkemece alınan bilirkişi tarafından tanzim edilen rapora üstünlük sağlamayacağı, raporun aynı zamanda kesin kanaat içeren bir rapor olması nedeniyle yeniden rapor alınmadan mevcut delil durumu ile yetinilerek kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu; istinaf dilekçesini tekrarla, imza incelemesi konusunda yetkili makamın Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinin Adli Belge İnceleme Şubesi olduğu, raporu bu nedenle kabul etmedikleri yeni rapor istedikleri beyanı ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte yetkiye, imzaya ve borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK'nın İİK'nin 168 maddesi, İİK'nin 169 maddesi, İİK'nin 170 maddesi, İİK'nin 68 maddesi ve sair ilgili yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!