12. Hukuk Dairesi 2022/10367 E. , 2023/2973 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus takipte borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı-borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu dava dilekçesinde; alacaklı tarafından aleyhine başlatılan bonoya dayalı kambiyo takibinde işlemiş, işleyecek faize ve bir kısım borca itiraz ettiğini, 19.03.2018 düzenleme tarihli 30.07.2018 ödeme tarihli 9.400 USD tutarındaki, 19.03.2018 düzenleme tarihli 30.08.2018 ödeme tarihli 9.400 USD tutarındaki, 19.03.2018 düzenleme tarihli 30.09.2018 ödeme tarihli 9.400 USD tutarındaki, 19.03.2018 düzenleme tarihli 30.10.2018 ödeme tarihli 9.400 USD tutarındaki nakden ahzolunan bonolarda kefil olarak herhangi bir imzası bulunmadığı gibi lehtar ile herhangi bir nakit alışverişi de olmadığını, takip talebinde belirtilen %19,5 oranına göre hesaplanan işlemiş faiz tutarına ve işleyecek faiz oranına itiraz ettiğini beyan ederek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; imza itirazının haksız olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen dört adet bononun ön yüzünde davacının iki adet imzası bulunduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ikinci imzanın aval için atıldığının kabul edilmesi gerektiğini, davacının borçlu şirket adına itirazda bulunamayacağını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda takibe dayanak yapılan 18 adet bononun ön yüzlerinde ödeyecek bölümlerinde atılı olan tüm imzaların ... eli ürünü olduğunun belirlendiği, borçlu şirket kaşesi üzerinde imza bulunmadığı ve açığa atılan imzaların borçlunun eli ürünü olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin yetkilisi olduğu ....., İç Dış Tic Ltd. Şti ile ....,Fren Sistemleri San. ve Tic. A.Ş. arasında geçmiş yıllarda bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, tarafların ticari ilişkinin tasfiyesine karar verdiklerini ve ekte sureti sunulan borç tasfiye protokolleri ile temlikname imzaladıklarını, borç ilişkisinin tasfiyesine dair anlaşma çerçevesinde müvekkilinin bir kısım senetleri düzenleyerek teslim ettiğini, bu senetlerin bazılarında kefil sıfatıyla herhangi bir imza atılmadığı gibi isim de yazılmadığını, icraya konulan bir kısım senet üzerine kefil kısmına "..." ibaresinin sonradan eklendiğini, müvekkilinin itiraz edilen dört adet senette bulunan imzasının şirketi borçlandırmak amacıyla bulunduğunu, dava konusu dört adet senetteki kefalet kaydına dair yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, taraflar arasında kurulmuş bir kefalet ilişkisinin bulunmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK'nın 678. maddesi gereğince şirket yetkilisinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imzanın bizatihi kendisini sorumlu kılacağı, TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 701 ve 702. maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imzanın aval şerhi sayılacağı, aval için sadece imzanın yeterli olup, ayrıca ad ve soyadın yazılmasının gerekli olmadığı, mahkemece yöntemine uygun olarak alınan bilirkişi rapor ve ek raporuyla icra takibine dayanak yapılan bonolardaki açığa atılı imzaların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davanın reddi yönündeki kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin yetkilisi olduğu .... İç Dış Tic Ltd. Şti ile ..... Fren Sistemleri San. ve Tic. A.Ş. arasında geçmiş yıllarda bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, tarafların ticari ilişkinin tasfiyesine karar verdiklerini ve ekte sureti sunulan borç tasfiye protokolleri ile temlikname imzaladıklarını, borç ilişkisinin tasfiyesine dair anlaşma çerçevesinde müvekkilinin bir kısım senetleri düzenleyerek teslim ettiğini, bu senetlerin bazılarında kefil sıfatıyla herhangi bir imza atılmadığı gibi isim de yazılmadığını, icraya konulan bir kısım senet üzerine kefil kısmına "..." ibaresinin sonradan eklendiğini, müvekkilinin itiraz edilen 4 adet senette bulunan imzasının şirketi borçlandırmak amacıyla bulunduğunu, dava konusu 4 adet senetteki kefalet kaydına dair yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, taraflar arasında kurulmuş bir kefalet ilişkisinin bulunmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu senetlerde şirket kaşesi dışına atılan ikinci imzanın düzenleyen şirket lehine aval veren sıfatı ile atıldığının kabulünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 satılı TTK'nın 678, 702, 776. ve devamı maddeleri ile 2004 sayılı İİK'nın 168/5 maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!