12. Hukuk Dairesi 2022/10344 E. , 2023/2842 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki borca itiraz ile kambiyo ve usulsüz tebliğ şikayeti yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile borca itiraz davasının reddine ve muteriz borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı muteriz borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ VE ŞİKAYET
Muteriz borçlu icra mahkemesine başvurusunda; ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, öğrenme tarihinin 28.08.2020 olarak düzeltilmesini, alacaklı ile arasında bir hukuki ilişki olmadığından alacaklıya borcu olmadığını, takip dayanağı senedin rakamla yazılı olan miktar kısmında tahrifat yapıldığını, senedin aslında 100.00 TL için düzenlenmesine rağmen sonradan ekleme yapılarak 100.000 TL'ye dönüştürüldüğünü, tahrifat nedeniyle senedin geçersiz olduğunu, borcun tamamı için borca itiraz ettiklerini, alacaklı ile müteahhidin kendisini dolandırdıklarını, aslında alacaklıyken müteahhide kefil sıfatıyla açık senet imzalamak zorunda bırakıldığını, senedin sonradan doldurulduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, ileri sürülen hususların icra mahkemesinde incelenemeyeceğini, borca itirazın reddine, itiraz edilen tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatına ve %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçluya ödeme emri tebliğinin 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi ile Tebligat Yönetmeliğinin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun olarak yapılmadığı ve usulüne uygun olmadığı belirtilerek borca itirazın yasal sürede olduğunun kabulü ile esastan inceleme yapıldığı, "Her ne kadar, bononun miktara ilişkin yazı ile yazılan kısımında tahrifat yapıldığı iddia olunmuş, Adli Tıp Kurumu tarafından senedin yüzler basamağındaki sıfır(0) sayısının sonradan eklendiği tespit edilmiş ve takip dayanağı bonoda tahrifat yapıldığının saptanması halinde senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gerekli olsa da (HGK'nın 14.05.2003 tarih ve 2003/12-347 E., 2003/345 K.) bononun düzenlenme tarihindeki Türk lirasının değeri gözönüne alındığında 100.00 TL için bono düzenlenmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle bononun miktarının rakam ile bono metnine yazılırken yüzler basamağındaki "0" rakamının maddi hataya dayalı sonradan eklenmiş olabileceğinin kabulü gerekir. Aksi yöndeki kabul aşırı şekilcilik olup, ağır hak kaybına neden olacaktır(Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 2016/10513 E. 2017/2002 K., 2016/10560 E. 2017/1992 K., 2016/27940 E. 2017/826 K. Sayılı kararları ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2020/273 E. 2020/1033 K. sayılı kararı da bu doğrultudadır). Bu nedenle davacı tarafın bu hususa ilişkin borca itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın diğer borca itirazları açısından ise; davacı tarafça borcun olmadığına ya da itfa veya imhal edildiğine dair borca itirazı kanıtlayacak İİK'nın 169/a maddesinde belirtilen nitelikte bir belge ibraz edilemediği, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususlara istinaden dar yetkili icra mahkemesince inceleme yapılmasının ve borca itirazların kabul edilmesinin yasal olarak olanaklı olmadığı, davacı tarafça iddia edilen hususların genel mahkemede yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu, yine takip dayanağı senedin boş kısımlarının anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğuna ilişkin iddianın da yazılı delille ispatlanmasının gerektiği, davacının bu konuda da herhangi bir yazılı belge sunmadığı, davacı tarafça bu hususun da ispatlanamadığı, davacı tarafın borca yönelik diğer itirazlarının da yerinde olmadığı, takip yargılama sırasında muvakkaten durdurulduğu için ve davalı tarafça talep edildiği için İİK'nın 169/a/6 maddesi uyarınca davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir" gerekçesiyle davacının usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile ... 9. İcra Müdürlüğünün 2020/4228 Esas sayılı dosyasında davacıya yapılan ödeme emri tebliğ işleminin iptali ile davacının takibe ıttıla tarihinin 28.08.2020 tarihi olarak tespitine, davacının borca itirazlarına ilişkin davasının reddine, icra takibinde asıl alacak miktarının %20'sine tekabül eden 20.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalılara verilmesine, davacı taraf aleyhine para cezası hükmedilmesine ilişkin davalılar talebinin reddine, takibin tedbiren durdurulmasına ilişkin verilen tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Muteriz borçlu, dosyada mübrez İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından tanzim edilen 18.05.2021 tarihli raporda dava dilekçesindeki iddialarının doğrulanmış olduğu ve takibin iptali gerektiği açık olup ve mahkemenin bu olguları kabul etmesine rağmen hayatın olağan akışı kavramına atıfta bulunarak 100.00 TL tutar için senet tanzim edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesindeki maddi olgular sebebiyle icra takibinin İİK 170/a-2 gereğince resen iptaline karar verilmesi gerektiğini, takip konusu senette tahrifat yapıldığı sabit olmasına rağmen ve itirazlarının ileri sürüş şekli ve mahkemenin gerekçesi nazara alındığında müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin hukuka aykırı olduğunu bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " bononun miktara ilişkin rakam ile yazılan kısımında tahrifat yapıldığı bilirkişi tarafından tespit edilmiş ve takip dayanağı bonoda tahrifat yapıldığının saptanması halinde senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gerekli olsa da (HGK'nın 14.05.2003 tarih ve 2003/12-347 E., 2003/345 K.) bononun düzenlenme tarihindeki Türk lirasının değeri gözönüne alındığında 100.00 TL için bono düzenlenmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle mahkemece bononun miktarının rakam ile bono metnine yazılırken "0" rakamının maddi hataya dayalı olarak yazılmadığının kabulü ile bu hususa ilişkin itirazın reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır, borca yönelik itirazını İİK'nın 169/a-1 maddesinde belirtilen yazılı belgeler ile ispatlayamamıştır, ileri sürülen sair hususlar, sınırlı inceleme yetkisine sahip icra mahkemesinde tartışma konusu yapılamaz, davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde tazminat talebinde bulunduğundan ve mahkemece takip durdurulduğundan davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi de hukuka uygundur." gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu, dava ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı kambiyo takibinde borca itiraz ve usulsüz tebliğ ile kambiyo şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169, 169/a, TTK'nın 778, 676/1 maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!