WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2022/10306 E.  ,  2023/3018 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borca, faize itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle borca itirazın kabulü ile takibin davacı borçlu yönünden İİK'nın 169/a maddesi gereğince durdurulmasına, davacının tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde; senedin taraflarca imzalanan 28.04.2014 tarihli sözleşme gereğince teminat senedi olduğunu, ... CBS'nın 2019/10786 Sor. ve 2020/2929 K. sayılı dosyası ve ... 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2020/1180 D.İş dosyasında süpheli/alacaklı olduğu iddia edilen ...'ın vermiş olduğu ifadesinde senedin teminat senedi olduğunu belirttiğini, davalının takip dayanağı senette tahrifat yaptığını, düzenleme tarihini boş iken sonradan yazıldığını, borca, faize, tüm ferilerine itiraz ettiğini belirterek takibin iptali ile kötü niyetli alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya davacı tarafından İİK'nın 68. maddesi kapsamında belge sunulmadığını, karakol ifade tutanağının hakim huzurunda yapılmış bir ikrar olarak kabul edilmeyeceği gibi ceza yargılamasında bile karara esas alınabilecek delil niteliğinde bulunmadığını, bu sebeple icra hukuk yargılamasında da delil niteliği olmadığını, bir an için delil olabileceği kabul edilse bile söz konusu ifadede takibe konu senede açık bir atıf bulunmadığını, müvekkili tarafından senede her hangi bir ekleme yapılmadığını beyanla davanın reddi ile lehlerine takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunmuş olduğu sözleşme ile ilgili davalı asilin isticvabına karar verilmiş olup, adi belge altındaki imzanın kendisine ait olduğuna dair ikrarda bulunmadığının görüldüğü, borçlunun borcunun bulunmadığını, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu İİK'nın 169. maddesi kapsamında yazılı kanıtla ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delil olarak sundukları sözleşmenin davalı tarafın kabulünde olduğunu, savcılık ifadesinde de teminat senedi alındığını kabul ettiğini, mahkeme huzurunda belge altındaki imzayı inkar etmeyerek kendisine ait olabileceğini belirttiğini, 28.04.2014 tarihli belgenin imzası ikrar edilmiş belge niteliğinde olduğunu, imzanın açıkça inkar edilmediğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından delil olarak dayanılan sözleşmedeki imza alacaklı tarafından açıkça kabul edilmemiş ise de inkar da edilmediğinden İİK'nın 169/a-3 maddesindeki yasal düzenleme dikkate alındığında alacaklı belge altındaki imzayı açıkça inkar etmediğinden alacaklının imzayı kabul etmiş sayılması gerektiği delil olarak sunulan sözleşmede 30.08.2017 vade tarihli, 350.000,00 TL bedelli senedin...Otomotiv için kullanılan kredinin teminatı olarak verildiği yazılı olup, borçlu ... ve alacaklı ... tarafından imzalandığı, alacaklı ...'ın polis huzurunda verdiği 28.11.2019 tarihli ifadesinde kredi sözleşmesinin teminatı olarak 350.000,00 TL bedelli düzenleme tarihi boş olan senedi Kredi Sözleşmesinin teminatı olarak ...'dan aldığını kabul ettiği, davalının soruşturma aşamasında Emniyet Müdürlüğünde alınan ifadenin baskı altında alındığına dair bir iddiada da bulunmadığından alınan ifadenin davacının teminat senedi iddiasını ispatladığının kabulü gerektiği, takibe konu senet üzerinde "teminat" ibaresinin yazılı olup olmamasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle borca itirazın kabulü ile takibin davacı borçlu yönünden İİK'nın 169/a maddesi gereğince durdurulmasına, davacının tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1-Davalı/alacaklı vekili, İstinaf Mahkemesince müvekkilinin 28.04.2014 tarihli sözleşmedeki imzayı ikrar ettiği yönünde karar verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, alacaklının imza örneklerinin alınarak bilirkişi incelemesi yapılmadan bu yönde bir karar verilmesinin hatalı olduğunu,
2-Davacı vekilince "Bu Bir Sözleşmedir" başlıklı 28.04.2014 tarihli dosyaya sunulmuş olan belgenin adi yazılı sözleşme olup, bononun teminat senedi olduğuna dair İİK'nın 68. maddesinde belirtilen belgeler hükmünde olmadığını,
3-Bir senedin teminat senedi olabilmesi senet üzerinde "Teminat" ibaresinin yazılı olması gerektiğini,
4-Davacı tarafın borca itirazını İİK'nın 68. maddesi kapsamında düzenlenmiş ve imzası hakim huzurunda ikrar edilmiş belge ile ispatlayamadığını, müvekkilin isticvap duruşmasında açık ve sarih şekilde söz konusu belge üzerindeki imzasını ikrar etmediğini, karakol ifade tutanaklarının hakim huzurunda yapılmış ikrar olmadığını, karara esas alınabilecek delil niteliği taşımadığını,
5-Takibin teminatsız durdurulması kararının hatalı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte borca ve faize itiraza ilişkin olup, takibin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TTK'nın 680, 776/f, 780/2-f maddeleri, İİK'nun 68, 168, 169/a maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.6102 Sayılı TTK'nın 776/1. maddesinin (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermesi gerektiği, 777. maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.
YHGK'nın 14.3.2001 tarih ve 2001/12-233 sayılı ve yine 20.6.2001 tarih ve 2001/112-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK 169/a maddesi uyarınca belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir.
Borçlu tarafından, İİK'nın 169/a maddesi kapsamında, senedin teminat senedi olarak verildiğinden bahisle borca itirazda bulunulmuş ise de, bu iddianın aynı madde kapsamındaki belgelerden biri ile ispatlanması gerekir.
Somut olayda, davacı-borçlu tarafından 28.04.2013 tarihli sözleşme uyarınca takibe dayanak senedin teminat senedi olduğu ileri sürülmüşse de Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına dayanak 28.04.2014 tarihli, "bu bir sözleşmedir" başlıklı belgenin sol üst kısmındaki tarih tahrifatlı olup, 2014 yılında düzenlendiği anlaşılan bu belgedeki takibe dayanak bonoya ilişkin vade tarihi ve miktarının tahrifatlı olduğu, bu nedenle belirtilen belgeye itibar edilemeyeceği, ayrıca yukarıda bahsolunan yerleşik içtihadımız gereğince iş bu sözleşmede senedin düzenleme tarihi açıkça belirtilmediğinden davacı-borçlunun teminat iddiasını İİK'nın 169/a-1 maddesinde belirtilen nitelikte yazılı bir belge ile ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesince, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 02.06.2022 T. ve 2021/2647 E., 2022/1433 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.