WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/2972 E.  ,  2024/464 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2009 tarihli ve 2008/853 Esas, 2009/2016 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ilâ sekizinci fıkraları arası, 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine 2 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2009 tarihli ve 2008/853 Esas, 2009/2016 Karar sayılı
kararının sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11.04.2012
tarihli, 2011/10822 Esas, 2012/9865 Karar sayılı kararı ile;
"...a- 05/02/2009 tarihli duruşmada dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek rapor tanzim ettirilmesine karar verildiği halde, Adli Tıp Kurumunun 19/03/2009 tarihli cevabi yazısında çarpma noktası ile yaya geçidi arasındaki mesafenin tespit ettirilmesinden sonra rapor tanzim edilebileceği gerekçesiyle dosyanın işlemsiz iade edildiği, bu aşamadan sonra eksikliklerin ikmalinden sonra dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi yerine emekli trafik başkomiseri bilirkişinin raporu ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
b- Cezanın ertelendiği ve ertelemenin daha lehe olduğundan bahisle sanık hakkında yasal olmayan gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2013 tarihli ve 2012/1412 Esas, 2013/1160 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair karar verilmiştir.

4. İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2013 tarihli ve 2012/1412 Esas, 2013/1160 Karar sayılı kararının 08.10.2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 14.07.2018 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan basit yaralama suçunu işlediği ve İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2020 tarihli ve 2019/510-2020/257 sayılı karar ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, hükmün 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2020/315 Esas, 2020/437 Karar sayılı kararı ile açıklanmasına, sanığın taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5.İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2020/315 Esas, 2020/437 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli, 2021/7700 Esas, 2022/1325 Karar sayılı kararı ile;
"...1-Olay günü, İETT otobüs şoförü olan sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile meskun mahalde, yaya geçidi levhasının olduğu orta refüj ile bölünmüş asfalt kaplama yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde yolun solundan sağına karşıdan karşıya geçmek amacı ile orta refüj üzerinden yola giren yaya ...'ye çarpması sonucu yayanın ölümü ile neticelenen olayda; kaza tespit tutanağı, 31.08.2009 tarihli keşfe dayalı düzenlenen bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 20.05.2013 tarih ve 2185 sayılı raporunun (I) numaralı tespitlerine göre; sanığın yönetimindeki otobüs ile yola gereken dikkati vermeyip, olay yeri yaya geçidi mahalline asgari hızla müteyakkız bir şekilde yaklaşmadığı, geçiş için sol taraftan yaya geçidi mahallini kullanarak kaplamaya giriş yapan müteveffa yayaya ilk geçiş hakkını bırakmayıp dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olduğundan asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılarak yapılan incelemede; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması
2- 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

6.İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/413 Esas, 2022/811 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

7.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.03.2023 tarihli ve 2023/7359 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kazada sanığın kusurunun bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına, kazanın yayanın asli ve tam kusurundan kaynaklandığına, sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, atılı suçtan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay günü, İETT otobüs şoförü olan sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile meskun mahalde, yaya geçidi levhasının olduğu orta refüj ile bölünmüş asfalt kaplama yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde yolun solundan sağına karşıdan karşıya geçmek amacı ile orta refüj üzerinden yola giren yaya ...'ye çarpması sonucu ölümüne neden olduğu anlaşılmaktadır.

2. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 14/08/2008 günlü otopsi raporuna göre; ölüm olayının genel beden travmasına bağlı kafatası ve seri kot kırıkları ile birlikte iç organ laserasyonundan gelişen iç kanama, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğunun bildirildiği görülmektedir.

3.Kaza tespit tutanağı, 31.08.2009 tarihli keşfe dayalı düzenlenen bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 20.05.2013 tarih ve 2185 sayılı raporunun (I) numaralı tespitlerine göre; sanığın yönetimindeki otobüs ile yola gereken dikkati vermeyip, olay yeri yaya geçidi mahalline asgari hızla müteyakkız bir şekilde yaklaşmadığı, geçiş için sol taraftan yaya geçidi mahallini kullanarak kaplamaya giriş yapan müteveffa yayaya ilk geçiş hakkını bırakmayıp dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olduğundan asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılmaktadır.

4. Olayın tanıkları A.M., E.B., N.I.Ç., O.T.'nin anlatımları, kaza tespit tutanağı, ölü muayene tutanağı, görgü ve tespit tutanağı, sanığın alkolsüz olduğuna dair adli rapor, olay yeri krokileri ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul etmediği ve savunmasında özetle;
"...Ben üzerime atılı suçu kabul etmem . Otobüsümü sağ şeritten kullanıyordum hareket halindeydim birden bire araçların arasından önüme maktul çıktı son anda gördüm frene ve kornaya bastım o sağ doğru gidiyordu ben ise kurtarayım diye direksiyonu sola çevirerek otobüsü sola doğru hareket ettirmek istedim ancak kurtaramadım maktule çarptım olaydan dolayı çok üzgünüm..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

6.Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi oldukları ve haklarında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

7. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği, sanığın savunmasının alındığı belirlenmiştir.

8. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

A.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden
Oluş, dosya kapsamı, sanığın savunması, tanık anlatımları, ölen hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Kusur Durumu Yönünden
Olay günü, İETT otobüs şoförü olan sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile meskun mahalde, yaya geçidi levhasının olduğu orta refüj ile bölünmüş asfalt kaplama yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde yolun solundan sağına karşıdan karşıya geçmek amacı ile orta refüj üzerinden yola giren yaya ...'ye çarpması sonucu yayanın ölümü ile neticelenen olayda; kaza tespit tutanağı, 31.08.2009 tarihli keşfe dayalı düzenlenen bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 20.05.2013 tarih ve 2185 sayılı raporunun (I) numaralı tespitlerine göre; sanığın yönetimindeki otobüs ile yola gereken dikkati vermeyip, olay yeri yaya geçidi mahalline asgari hızla müteyakkız bir şekilde yaklaşmadığı, geçiş için sol taraftan yaya geçidi mahallini kullanarak kaplamaya giriş yapan müteveffa yayaya ilk geçiş hakkını bırakmayıp dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olduğundan asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, raporların oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

3. Cezanın Alt Sınırdan Tayin Edilmesi Gerektiği Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, asli kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması, oluş ve dosya kapsamına uygun görülduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmemiş ise de; cezanın infazı sırasında nazara alınması mümkün bulunan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/413 Esas, 2022/811 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2024 tarihinde karar verildi.