12. Ceza Dairesi 2022/967 E. , 2024/425 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 24.04.2019
HÜKÜM : Davanın reddi
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2 Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 20.10.2020 tarihli, 2020/719 Esas, 2020/1122 Karar sayılı "ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın reddine" ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Bursa 6. Ceza Mahkemesinin 2017/326 Esas – 2018/141 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının bina içinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan 30.01.2017 – 02.08.2017 tarihleri arasında 183 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.11.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 7.751.39 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda davanın reddine karar verilmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Tazminat talebinin dayanağı olan Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/326 Esas, 2018/141 Karar sayılı dosyası kapsamında davacının bina içinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan 30.01.2017 – 02.08.2017 tarihleri arasında 183 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiği, mala zarar verme suçu hakkında da şikayet yokluğundan düşme kararı verildiği, davacı ile ilgili Bursa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/57 sayılı sorgu tutanağı ve tutuklama müzekkeresinin temin edildiği, davacının bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan gözaltına alınıp tutuklandığının anlaşıldığı, hakkında beraat kararı verilen bu suç haricinde kamu davası açılan nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçundan hakkında koruma tedbiri uygulanmadığı, bu suçların davacının tutuklanmasına esas olan suçtan bağımsız nitelikte bir suç olması itibariyle davacı yönünden tazminata hükmedilmesine engel teşkil etmeyeceği, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat verilmesine ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 141/1 ve devamı maddelerinde belirtilen şartların davacı yönünden gerçekleştiğinin kabulü ile istinaf mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesi;
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz sebepleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 20.10.2020 tarihli, 2020/719 Esas ve 2020/ 1122 Karar sayılı ''ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine" dair hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2 nci madde ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA; bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK'nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8 inci maddesi ile değişik 304/2 nci maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE;
05.02.2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif Üye)
Muhalefet:
Davacı ... arkadaşları hakkında bina için de muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme, nitelikli olarak konut dokunulmazlığın ihlal suçlarından kamu davası açılmıştır. Açılan bu dava ile ilgili olarak yapılan soruşturma aşamasında davacıya, iş yerine giren kişinin görüntüleri gösterildiğinde; müdafii huzurunda verdiği ifadesinde işyerine giren kişinin kendisi olduğunu kabul etmiş, kovuşturma aşamasında bu beyanından vazgeçmiştir.
Yapılan yargılama sonunda netice itibariyle; davacı hakkında hırsızlık suçundan beraat, mala zarar verme suçundan şikayet yokluğu nedeniyle düşme, nitelikli olarak konut dokunulmazlığı suçu yönünden de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir.
Davacı bu olayda hırsızlık suçundan dolayı tutuklu kaldığını beyan ederek maddi ve manevi tazminat istemiştir.
CMK'nın 141/1 inci maddesi kanuna uygun olarak yakalanıp tutuklandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişiden bahsetmekte ise de;
Davacı yakalanıp tutuklandığı bu olayda elde edilen görüntülerin kendisine ait olduğunu müdafii huzurunda alınan beyanında söylemiştir.
Görüntülerin olduğu yerde hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığı suçları da işlenmiştir.
Ortada gerçekleşmiş suçlar var ve görüntüdeki kişi de benim diye müdafii huzurunda alınmış bir beyan vardır.
Bu olayda hırsılık suçu işlenmiştir. Olaya hangi açıdan bakılırsa bakılsın akla gelen şey haksız gece işyerine zarar verilerek giren kişileri bu işi yaptığı olacaktır. Olayda mala zarar verme tespit edilmiş, işyeri dokunulmazlığının ihlalde tespit edilmiştir. Mala zarar verme suçundan şikayetten vazgeçildiği için düşme kararı, işyeri dokunulmazlığı içinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Davacı bu olaya hiç karışmamış gibi bir durumda ortada yoktur. Davacı Yusuf kendi beyanı ve eylemleri nedeniyle tutuklanmış ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıda verilmiştir. Kendi sebep olduğu olaydan tamamen beraat de etmemiştir. Ortada bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vardır. Bunun açıklanma ihtimali de mevcuttur. Davacı bu olayların hiçbir yerinde olmadığından beraat etmiş olsaydı o zaman tazminata hak kazanabilirdi. Ayrı suçlar olsada bir bütün olarak değerlendirilen gerçekleşen bu olayın içinde vardır. Dolayısı ile kendisi bizzat eylemleriyle yakalanmaya ve tutuklanmaya sebep olduğu için tazminat verilmemesi kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!