12. Ceza Dairesi 2022/8153 E. , 2023/1385 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 14.01.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin uyuşturucu kullanmak suçundan aldığı cezanın infazı için 29.01.2009 tarihinde cezaevine girmesi ve haksız olarak 31 gün cezaevinde kalması, yargılamanın yenilenmesi neticesinde beraatine karar verilmesi sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 20.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın infaz tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 13.02.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Kanunda öngörülen koşulların oluşup oluşmadığı, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve uygulanan koruma tedbiri süresinin başka bir cezadan mahsup edilip edilmediği araştırılmalıdır. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Davacının faiz talebi yerinde değildir. Tazminata hükmedilmesi halinde, vekalet ücretine ilişkin kanundaki özel düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2020/38 Esas, 2020/95 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2020/4056 Esas, 2022/279 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.10.2022 tarihli ve 2022/55697 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının azlığına, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Maddi tazminat yönünden; davacının 29.01.2009 tarihinde kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün infazı için cezaevine alındığı, 28.02.2009 tarihinde infazın tamamlanarak tahliye edildiği, davacının toplam 30 gün haksız olarak hükümlü olarak cezaevinde kaldığı, bu süre içinde oluşan maddi kaybının tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenen asgari ücret tarifesi dikkate alınarak mahkememizce yapılan hesaplamada, davacının özgürlüğünün kısıtlandığı süreyi kapsayan 01.01.2009 - 30.06.2009 tarihleri arasındaki dönem için belirlenen net asgari ücretin 527,13 TL olduğu, bir günlük net asgari ücretin 17,57 TL olduğu, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucu davacının 30 gün haksız hükümlülük sebebiyle oluşan gelir kaybının 527,10 TL olduğu, bu miktarın maddi tazminat olarak hükmedilmesine ve kesinleşen mahkumiyet hükmünün infazına başlandığı tarih olan 29.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden ise; haksız mahkumiyet hükmünün infazı nedeniyle davacının gerek kendisi, ailesi, gerekse çevresi içerisinde itibarının sarsıldığı, onurunun kırıldığı, bu nedenle acı ve elem duyduğu anlaşıldığından, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı bulunan suçun ağırlığı, hükümlü olmasına neden olan olayın oluş biçimi, hükümlü olarak cezaevinde geçirdiği süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer, davacının işlemediği bir suçtan kimliğinin başkası tarafından kullanılmış olması nedeniyle hükümlü olarak cezaevine girmesi, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağına ilişkin ilke, hak ve nefaset kuralları gözetilerek 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun ve makul bir miktar olduğu kabul edilerek kesinleşen mahkumiyet hükmünün infazına başlandığı tarih olan 29.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, davacının gelir kaybına ilişkin maddi zararının; çalışan olması halinde ek ödemeler hariç aylık net geliri, işsiz olması veya gelirinin asgari ücret altında olması halinde ise gözaltı-tutukluluk dönemine ait Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücret üzerinden kesinti yapılmadan hesaplanmasının gerektiği; hesaba esas ilk gün dahil edilmeden, son gün dahil edilerek, gözaltı-tutuklulukta geçirilen her bir tam ayın kaç gün çektiğine bakılmaksızın, tam ayların sayısıyla aylık gelir miktarı çarpılarak; tam aylar dışındaki artık günler yönünden ise, aylık gelir miktarı o ayın gün sayısına bölünerek bulunacak günlük gelir miktarının, artık gün sayısıyla çarpılması suretiyle hesap edilmesinin gerektiği göz önünde bulundurularak; davacının cezaevinde kaldığı süre boyunca gelir kaybına ilişkin maddi tazminatın 561,13 TL olarak belirlenmesi gerektiği halde hesap hatası yapılarak eksik maddi tazminata hükmedilmesi, hukuka aykırı olup; ilk derece mahkemesi hükmündeki maddi tazminat miktarına ilişkin "527,10 TL" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "561,13 TL" ibaresinin eklenmesi,
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nefaset ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı olup; ilk derece mahkemesi hükmündeki manevi tazminat miktarına ilişkin "5.000 TL" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "4.000,00 TL" ibaresinin eklenmesi,
Hükmedilen maddi ve manevi tazminatın, davacının vefatı nedeniyle mirasçılık belgesindeki payları oranında yasal mirasçıları olan dahili davacılara verilmesine hükmedilmesi yerine, infazda karışıklığa sebep olacak biçimde vefat eden davacıya verilmesine hükmedilmesi hukuka aykırı olup; maddi ve manevi tazminata ilişkin hükmün ilk paragrafındaki "davacıya verilmesine" ibarelerinin hükümden çıkarılması ve yerine "mirasçılık belgesindeki payları oranında davacının yasal mirasçıları olan dahili davacılara verilmesine" ibaresinin eklenmesi,
Hükmedilen vekalet ücretinin, kendilerini vekille temsil ettiren dahili davacılara verilmesine hükmedilmesi yerine, infazda karışıklığa sebep olacak biçimde vefat eden davacıya verilmesine hükmedilmesi hukuka aykırı olup; vekalet ücretine hükmedilen kısımdaki "davacıya verilmesine" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "dahili davacılara verilmesine" ibaresi eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/445 E., 2019/512 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen cezasının infazı için 29.01.2009 - 28.02.2009 tarihleri arasında 30 gün cezaevinde hükümlü olarak kaldığı, yeniden yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 18.11.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarı yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak; belirlenen manevi tazminat miktarının az olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2020/4056 Esas, 2022/279 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!