WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/1874 E.  ,  2023/1390 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 22.06.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 03.04.2004 - 16.07.2004 tarihleri arasında 104 gün tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 03.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkile ödenmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 26.06.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerekmektedir. Tazminat miktarı tayininde, talep edenin tutuklanmaya sebep olan ihmalî veya kusurlu hareketleri göz önünde bulundurulmalıdır. Talep edilen manevi tazminat miktarı fahiştir. Maddi zararın tespiti hususunda yeterli delil ve belgenin sunulması gerekmektedir. Davacının ne işle uğraştığına, mahrum edilen işlerine ilişkin bilgi ve belge dosyada mevcut değildir. Davanın öncelikle zamanaşımı yönünden, daha sonra esastan reddine karar verilmelidir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/269 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/269 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.04.2021 tarihli ve 2020/9750 Esas, 2021/3725 Karar sayılı ilâmı ile; hükmün gerekçe kısmında tazminat talebinin dayanağı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/238 Esas - 2014/61 Karar sayılı ceza dosyasının celp edilerek incelendiği belirtilmiş ise de, yerel mahkemenin bahse konu dosyanın incelenmek üzere gönderilmesi talepli müzekkeresi üzerine ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince dosyanın Yargıtayda olduğunun bildirildiği, bunun dışında dosyanın celp edildiğine ve incelendiğine ilişkin herhangi bir yazışma ve tutanak bulunmadığı görülmekle, tazminat talebinin dayanağı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/238 Esas - 2014/61 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 03.04.2004 tarihinde tutuklandığı, 16.07.2004 tarihinde ise tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda ırza geçme suçundan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2014/8878 Esas, 2015/2223 Karar sayılı ilamı ile onanarak 26.02.2015 tarihinde kesinleştiği, davacı hakkındaki tutuklama işleminin 01.06.2005 tarihinden önce gerçekleşmiş olması nedeniyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesine göre davanın 466 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2019 tarih, 2017/12-637 Esas, 2019/473 sayılı kararında da belirtildiği üzere 466 sayılı Kanun hükümlerine tabi olan davaların beraat hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren her halükarda on yıl, beraat hükmünün kesinleştiğinin tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren ise üç ay içinde açılması gerektiği gözetilerek, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/238 Esas - 2014/61 Karar sayılı ceza dosyası celp edilip incelenerek beraat hükmünün kesinleşme şerhli örneğinin ya da Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2014/8878 Esas, 2015/2223 Karar sayılı onama ilamının davacıya tebliğ edilip edilmediği veya davacının beraat hükmünün kesinleştiğini dosyadan belge almak ve benzeri yollarla öğrenip öğrenmediği, dolayısıyla davanın üç aylık sürede açılıp açılmadığının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile ve davanın tutuklama işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olmayan 5271 sayılı 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen bir yıllık sürede açıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi, kabul ve uygulamaya göre de; tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacı hakkında düzenlenen tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm tutanak, müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde infaz tarihleri ilgili ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürenin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmediği ancak gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

6. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/225 Esas, 2021/348 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.04.2021 tarihli ve 2022/4120 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davacı vekilinin temyiz isteği; davacının ek ders ücretinden mahrum kalması sebebiyle oluşan zararının maddi tazminat açısından dikkate alınması gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının azlığına, ilişkindir.

B. Davalı vekilinin temyiz isteği; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının ve vekalet ücretinin fazlalığına, reddedilen kısım yönünden davlı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
Davacının talebi tutuklulukta geçen süreye ilişkindir. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/238 Esas, 2014/61 Karar sayılı dosyasının celbi ile yapılan incelemede; davacının ırza geçmek suçundan 03.04.2004 ile 16.07.2004 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, sonuçta ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/238 Esas, 2014/61 Karar sayılı ve 19.03.2014 tarihli kararı ile suçu işlemediğinin sabit olması sebebiyle beraat ettiği, ilgili ilamın Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2014/8878 Esas, 2015/2223 Karar sayılı ve 26.02.2015 tarihli kararı ile onandığı, mahkemece kesinleştirme işleminin 16.04.2015 tarihinde yapıldığı, davacının 22.06.2015 tarihinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, davacı hakkında verilen beraat hükmünün kesinleşme şerhinin ya da Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2014/8878 Esas 2015/2223 karar sayılı onama ilamının davacıya tebliği edildiğine ilişkin dosyada belgenin bulunmadığı, bu yönüyle davanın 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, aynı konuda açılmış bir başka davasının bulunmadığı, dosyada herhangi bir mahsup kararının bulunmadığı görülmüş ve anlaşılmıştır.

Davacının tazminata konu yargılama sırasında öğretmen olarak görev yaptığı, ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında davacıya tutuklu kaldığı 03.04.2004 - 16.07.2004 tarihleri arasında maaş ödemelerinin yapıldığını gösterir bordroların gönderildiği ve bu dönemde toplamda 1.993,35 TL ödeme yapıldığının belirtildiği, davacının devlet memuru olması nedeniyle maaşını tam olarak aldığı dikkate alınarak davacının tutuklu geçirdiği sürede kazanç kaybının olmadığı anlaşıldığından maddi tazminat hükmü yönünden talebin reddine karar verilmiştir.

Davacının sosyal ve ekonomik durumu, gözaltında ve tutuklu olarak geçirmiş olduğu süre de nazara alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davacı vekilinin talebi doğrultusunda tutuklama tarihi olan 03.04.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/238 Esas - 2014/61 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının ırza geçme suçundan 03.04.2004 - 16.07.2004 tarihleri arasında 104 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 26.02.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması, yasaya aykırı olmakla birlikte ilamda gösterilen esaslara uygun karar verildiği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

A. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Davacının yargılandığı ceza dava dosyası sebebiyle ek ders ücretlerinden mahrum kalmasından doğan zararının maddi tazminat yönünden dikkate alınması talep edilmiş ise de; muhtemel zarar kapsamında kalan ek ders ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilemeyeceği, davacının tutukluluk süresince maaş ödemelerinin de yapılmış olduğu göz önünde bulundurularak, yerel mahkemenin maddi tazminat talebinin reddine ilişkin takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden kararda hukuka aykırı bulunmamıştır.

B. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/238 Esas - 2014/61 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının ırza geçme suçundan 03.04.2004 - 16.07.2004 tarihleri arasında 104 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 26.02.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden kararda hukuka aykırı bulunmamıştır.

05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak belirlenen vekalet ücreti yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak davacı yönünden davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilebileceği göz önünde bulundurularak, reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/225 Esas, 2021/348 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.