12. Ceza Dairesi 2022/10077 E. , 2023/1407 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 09.11.2022 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 10.11.2022 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 01.06.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının 19.02.2013 günü gözaltına alındığını, 21.02.2013 tarihinde tutuklandığını ve 7 ay süren tutukluluğunun ardından 24.09.2013 tarihinde serbest bırakıldığını, 218 gün boyunca özgürlüğünden mahrum bırakıldığını, tutuklanması sebebiyle idari soruşturma geçirdiği ve hakkında kademe durdurma cezası verildiğini, davacının manevi açıdan çok yıprandığını, maaşının bir bölümünün aldığı bu ceza sebebiyle kesildiği için maddi açıdan da müvekkiline zarar verdiğini, ek ders ücretlerini alamadığını, 2013-2014 eğitim öğretim yılı eğtime hazırlık ödeneğini eksik aldığını, tutuklu kaldığı süre boyunca hapishanede asgari yaşam koşulları sağlayabilmek adına televizyon, buzdolabı vs. aldığını, ailesi ve kendisi normal koşullarda yapmayacağı birçok masraf yaptığını, yapılan yargılama neticesinde davacı hakkında beraat kararı verildiğini, kararın 19.02.2016 tarihinde kesinleştiğini, davacının haksız yakalama ve tutuklama işlemi nedeniyle maddi ve manevi zarar gördüğünü, bu nedenle 10.000,00 TL maddi, ve 150.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 14.06.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın kararın kesinleşmesinden itibaren 3 aylık yasal süre geçtikten sonra açıldığını ve bu nedenle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, idarece yasadan kaynaklanan bir tutuklama işlemi yapıldığını, davacının üzerine atılı suçtan, suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve suçun toplumda infial uyandıran suçlardan olması gibi gerekçelerle tutuklandığından açılan davanın da bu yönlerden reddedilmesi gerektiğini, davacı vekilinin talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat talebinin yersiz olduğu gibi, miktarın da fahiş olduğunu, ayrıca faiz talebinin de yersiz olduğundan reddedilmesi gerektiğini, davacıların 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesi gereği tazminat isteyebilecek kişilerden olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacının ikametgâh adresinin tam olarak tespit edilmesi ve mahkememizin yetki sınırları içinde ikamet etmiyorsa davanın yetkisiz mahkemede açılması nedeni ile reddedilmesi gerektiğini ve yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2016/184 Esas, 2016/400 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.06.2017 tarihli ve 2017/2275 Esas, 2017/2275 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 02.06.2021 tarihli tebliğnamesi ve 16.12.2022 tarihli ek tebliğnamesi ile temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının cezaevinde yapmış olduğu harcamaların gözardı edildiğine ve manevi tazminat miktarının düşük olduğuna yöneliktir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemi; davacı kendi kusuru ile tutuklandığından tazminata hak kazanmadığına ve hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğuna yöneliktir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/105 Esas ve 2016/34 Karar sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 19.02.2013 tarihinde gözaltına alındığı, 21.02.2013 - 24.09.2013 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yargılama neticesinde sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraatine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmeksizin 19.02.2016 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleştiğine ilişkin şerhin 26.04.2016 tarihinde verildiği ve bu nedenle davacı vekilinin haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat talebini içerir bu davayı yasal süresi içerisinde açtığı anlaşılmış olmakla 07.11.2016 tarihli bilirkişi raporuyla davacının tutuklu kalınılan günlerde kaybına ilişkin yapılan hesaplamada 9.002,05 TL maddi zararı olduğu anlaşılmış olup, davacı hakkında 9.002,05 TL maddi tazminatın hüküm altına alınması uygun bulunarak fazlaya ilişkin talep reddedilerek bu miktar maddi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 19.02.2013 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile birlikte hazineden alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, manevi tazminat ile ilgili olarak davacının talebi, davalının cevabı, davacının haksız olarak tutuklu kaldığı süre, isnat edilen suçun niteliği, davacının atılı suçu işlediği sabit olmadığından bahisle hakkında beraat kararı verilmiş olması, davacının mesleği, sosyal ve ekonomik durumu, tazminatın davacının zenginleşmesine yol açmayacak ölçüde olması gerektiği, paranın satın alma gücü ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak davacının duyduğu elem ve ızdırabın dindirilmesi ile hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak 18.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınması uygun bulunarak belirtilen sebeplerle davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve kabul edilen manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 19.02.2013 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile birlikte hazineden alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 15.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/105 Esas, 2016/34 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davcının silahlı örgüt suçundan 19.02.2013 - 24.09.2013 tarihleri arasında 217 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.02.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, davacının cezaevinde yaptığı harcamalar gerçek zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden dolayı mahkemece maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamakla davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
B.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2. Davacının tutuklu bulunduğu sırada öğretmen olarak görev yaptığının anlaşılması karşısında, tutukluluğu sırasında eksik ödenen maaşının çalıştığı idarece karşılanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B.2) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.06.2017 tarihli ve 2017/2275 Esas, 2017/2275 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!