12. Ceza Dairesi 2021/8632 E. , 2023/1367 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 29.06.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından yargılandığı, 31.08.2012 tarihinde gözaltına alındığını, 05.09.2012 tarihinde tutuklandığını, 24.10.2014 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonunda müvekkili hakkında beraat kararı verildiği, haksız tutuklu kaldığı süreler nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 01.11.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında derdestlik araştırması yapılması gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığı, davacı sanığın eylemi nedeniyle gözaltı ve tutuklama tedbirine neden olduğundan hak iddia edemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarlarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte fahiş olduğunu, davacının bir işte çalışıp çalışmadığı hususunun tespiti ile maddi tazminatın bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, davacı vekilinin özel vekaletnamenin bulunması gerektiğini, davacı sanığa beraat etmesi nedeniyle vekalet ücretinin ödenip ödenmediği hususunun araştırılması gerektiğini, öne sürmüştür.
3.... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2017/317 Esas, 2018/82 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2018/3131 Esas, 2019/1671 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğundan davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davanın yasal süresi içerisinde açılmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, davacının zararını ispat edemediğinden maddi tazminata hükmedilmemesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, tazminatlara faiz uygulanmaması gerektiğine, hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/159 Esas, 2015/352 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yargılandığı, 31.08.2012 - 24.10.2015 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.03.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında aynı talep nedeniyle açılan davanın bulunmadığını, davacının sosyal ekonomik durumu gözetilerek tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.906,66 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi ve manevi tazminatın eksik olduğundan maddi tazminatın 21.749,24 TL manevi tazminatın ise 53.000,00 TL'ye yükseltilerek düzeltilmesi suretiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/159 Esas, 2015/352 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yargılandığı, 31.08.2012 - 24.10.2015 tarihleri arasında 784 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.03.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
A.Davalı vekilinin temyiz sebepleri;
1.Davanın reddi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasındaki "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemeye göre; davacının tazminata esas dosyasında kesinleşmiş gerekçeli kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle üç aylık sürenin davacı için geçerli olmayacağı, söz konusu dosyanın 13.03.2017 tarihinde kesinleştiği ve ... bu davanın da 29.06.2017 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine, faiz uygulanmaması gerektiğine, savunma hakkının kısıtlandığına dair temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2.Hükmedilen manevi tazminat talebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği, davacı lehine de eksik manevi tazminata hükmedildiği, bu nedenle davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiş ve tebliğnamede bu nedenle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
3.Hükmedilen vekalet ücreti yönünden;
5271 sayılı Kanun 142 nci maddesinin 9 uncu maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu göre davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden;
Maddi tazminatın davacının tutuklandığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesap edilen “20.853,34 TL” yerine hatalı hesaplama ile bu miktarın üzerinde kalacak şekilde “21.749,24 TL” olarak tayin edilmesi suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2018/3131 Esas, 2019/1671 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin gereği hüküm fıkrasının maddi tazminata ilişkin “21.749,24” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “20.853,34” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!