12. Ceza Dairesi 2021/7931 E. , 2023/1398 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanunu’nun 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunu’nun 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 09.08.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; " müvekkilinin yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dolayı 06.05.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 07.05.2016 tarihinde tutuklandığını, 08.09.2016 tarihinde tahliye olduğunu, yapılan yargılama sonucu davacının üzerine atılı yağma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, basit yaralama suçundan düşme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verildiğini, hükümlerin 09.06.2017 tarihinde kesinleştiğini belirterek haksız tutuklama ve gözaltı nedeniyle 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın haksız yakalama ve gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini " talep etmiştir.
2. Davalı vekili 20.09.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; " davanın süresinde, yetkili ve görevli mahkemeden açılıp açılmadığının tespiti gerektiği, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07/2018 tarihli ve 2017/322 Esas 2018/321 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2018/3962 Esas 2019/3313 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanunu’nun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davanın dayanağını oluşturan ... 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/183 esas ve 2017/197 karar sayılı dava dosyası celp edilerek incelenmiş; müştekilerin .ve . oldukları sanıkların ..., Hakkı Ağırman ve arkadaşları olmak üzere 9 sanık olduğu, suçların yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma olduğu, suç tarihinin 29.04.2016 olduğu, sanık (davacı) ...'in atılı suçlardan 06.05.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.05.2016 tarihli 2016/176 sorgu sayılı tevkif müzekkeresi ile tutuklandığı ve ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2016 tarihli 2016/183 esas sayılı tahliye müzekkeresi ile tahliye edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda tüm sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçundan CMK'nın 223/2.c-e maddesi gereğince beraatlarına, sanık ... ve arkadaşlarının müşteki İlke'ye karşı işledikleri iddia olunan yağma suçunun vasıf değiştirerek kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/2, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verildiği, sanık ... hakkında CMK'nın 231/5. maddesi gereğince kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık (davacı) . yönünden beraat ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 09.06.2017 tarihinde kesinleştiği, sanık ...'nın (davacının) tutukluluğunun infaz gördüğü ve başka cezasından mahsup edilmediği görülmüştür.
Davacı ... tutuklu olarak yargılandığı ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/183 Esas sayılı dasyasındaki atılı suçlardan tamamen beraat kararı almamış olup, tutuklandığı yağma suçundan dönüşen yaralama suçundan hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış olup, buna göre davacının hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeni ile hakkında hükmedilen 5 yıllık denetim süresi sonunda yeni bir suç işlememesi halinde atılı suçtan düşme kararı verilmesi durumunda maddi ve manevi tazminat davası açabileceği, bu aşamada maddi ve manevi tazminat davası açamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/183 Esas ve 2017/197 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.05.2016 tarihli 2016/176 Sorgu numaralı kararıyla birden fazla kişi tarafından gece vakti birlikte yağma suçundan dolayı tutuklanmasına karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/42343 Soruşturma 2016/19580 Esas sayılı iddianamesiyle davacı hakkında birden fazla kişi tarafından gece vakti birlikte nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 2 kez cezalandırılması için dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçundan CMK'nın 223/2c-e maddesi gereğince beraatine, müşteki .'e karşı karşı işlediği iddia olunan yağma suçunun vasıf değiştirerek kasten yaralama suçunu oluşturduğu, müştekinin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşmesine, müşteki İlke'ye karşı işlediği iddia olunan yağma suçunun vasıf değiştirerek kasten yaralama suçundan dolayı davacının TCK'nın 86/2. maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 29/1. maddesi gereğince 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve TCK'nın 62/1. maddesi gereğince 75 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi gereğince kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, davacı yönünden beraat, düşme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın istinaf edilmeden 09.06.2017 tarihinde kesinleştiği, bu suretle davacının 06.05.2016 - 08/09/2016
tarihleri arasında 125 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, davanın gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Davacı hakkında, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine ya da beraatine karar verilmesi halinde tazminat şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olduğu, dairemiz incelemesi sırasında denetim süresinin dolduğu gözetilerek,bu kapsamda davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, düşme kararı verilmiş ise, davacının tutuklulukta geçirmiş olduğu sürenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyadaki ceza miktarından fazla olduğu, böylelikle davacının fazladan tutuklulukta geçirdiği süreler bakımından tazminata hak kazanabileceği, davacının beraatine karar verildiğinin anlaşılması halinde ise tutuklu kaldığı süreye ilişkin maddi ve manevi tazminata hak kazanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş olup, açıklanan nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2018/3962 Esas 2019/3313 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!