12. Ceza Dairesi 2021/7796 E. , 2023/1402 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 05.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; " davacının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçundan 27.05.2015 tarihinde gözaltına alındığını, sorgu hakimliğince imza atmak suretiyle adlı kontrol uygulanmasına karar verildiğini, yapılan yargılama neticesinde sanığın her iki suçtan mahkumiyetine ve sanığın tutuklanmasına karar verildiğini ve hükümlerin temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmesi üzerine davacının 19.07.2017 tarihinde yakalanarak cezanın infazına başlanıldığını, yargılanmanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine mahkemece talebin kabulü ile 10.10.2017 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde davacının atılı suçlardan beraatine karar verildiğini,bu suretle haksız gözaltı, adli kontrol uygulanması ve tutuklama nedeniyle 100.000 TL maddi tazminatın ve 300.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2. Davalı vekili 06.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; " davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin,17.04.2019 tarihli ve 2018/359 Esas 2019/189 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/1286 Esas 2019/725 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.10.2021 tarihli, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olmasının ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; maddi tazminat hesabı yönünden bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 04.02.2019 havale tarihli raporu ile talepte bulunan davacı ...'ın 19.09.2017 - 11.10.2017 tarihleri arasındaki haksız tutukluluk nedeniyle uğranılan gelir ve sair kazanç kayıplarının 3.542,88 TL olduğunu belirtmiştir. Davacı vekilinin maddi tazminat talebi olarak 100.000 TL talep etmiş olup bilirkişi raporuna istinaden talebin kısmen kabulü ile 3.542,00 TL maddi tazminat ve m 3.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 19.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının gözaltına alındığı ve tutuklu kaldığı (84 gün) 2015-2016 yıllarına ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı (949,07-1404.06) üzerinden tutuklu kalınan aylar için bir aylık asgari ücret tam olarak verilmek suretiyle hesaplama yapılarak tespit edilecek miktarın maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, eksik net asgari ücret ve aylık asgari ücret 30 güne bölünüp, belirlenen günlük miktarın ayların çektiği günlerle çarpılması şeklinde hatalı hesaplama yapan bilirkişi raporu hükme esasa alınmak suretiyle az miktarda maddi tazminata hükmedilmesi ,hukuka aykırı, davacı vekilinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık Anayasanın 141/son. ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hükmün 2. fıkrasının maddi tazminata ilişkin kısmından "3.542 TL" ibaresinin çıkartılması ve yerine "3.869,40 TL" ibaresinin yazılması sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/74 Esas - 2018/78 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından yapılan soruşturma kapsamında ... 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.06.2015 tarihli 2015/298 sayılı kararıyla davacının adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmasına karar verildiği, davacı hakkında açılan kamu davası neticesinde ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarih ve 2015/336 Esas 2016/55 Karar sayılı kararıyla davacının her iki suçtan mahkumiyetine ve hükmen tutuklanmasına karar verildiği, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 6. Dairesinin 01.02.2017 tarih 2016/4490 Esas 2017/193 Karar sayılı ilamıyla hükümlerin onanarak kesinleşmesi üzerine yakalanan davacının 19.07.2017 tarihinde tutuklandığı, davacının yargılanmanın yenilenmesi isteminde bulunması üzerine mahkemesince 10.10.2017 tarihli ek karar ile yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde davacının atılı suçlardan beraatine karar verildiği, beraat hükmünün istinaf edilmeksizin 13.03.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
A- Davacı vekili tarafından davacının atılı suçlardan 27.05.2015 tarihinde gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını ve hükümlerin kesinleşmesi üzerine 19.07.2017 tarihinde yakalanarak cezanın infazına başlağını belirterek tazminat ettiği anlaşılmakla; davacı ile ilgili yakalama, gözaltına alma ,adli kontrol, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere, belge ve kararların Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örneklerinin dosya içerisine alınarak, tazminat talebinin dayanağı olan beraat ettiği suçtan tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B- Kabule göre de; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu göz önünde bulundurularak; somut olayda hükmedilen tazminat miktarına göre hesaplanan nispi vekalet ücretinin sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az olduğu anlaşılmakla; davacı lehine ilk derece mahkemesince sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu avukatlık ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/1286 Esas 2019/725 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!