WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/7605 E.  ,  2023/1413 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 06.11.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının terör örütüne yardım ve yataklık suçu iddiasıyla 19.11.2005 günü gözaltına alındığını, 21.11.2005 tarihinde tutuklandığını, 22.08.2006 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiğini, bu kararın 07.11.2008 tarihinde kesinleştiğini, gerekçeli karar ve kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edilmediğini, gerekçeli kararda haksız tutukluluktan dolayı tazminat hakkının olduğunun belirtilmediğini, bu kapsamda haksız tutuklu kalınan süre için 60.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 210.000,00 TL tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 05.02.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde olup olmadığının, mükerrer dava açılıp açılmadığının, tutukluluğunun başka mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediğinin ve davacının davaya muvafakatı olup olmadığının araştırılarak bu hususlarda yapılan tespitler doğrultusunda davanın reddi gerektiğini, davacının kendi kusurunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve davacının zararını ispatlaması gerektiğini beyan etmiştir.

3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2019 tarihli ve 2019/40 Esas, 2019/610 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2019/89 Esas, 2019/76 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 26.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalının temyiz talebinin reddini, davacının temyiz talebinin ise esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz istemi; manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın tümüyle reddi gerektiğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, davacının zararını ispatlayamadığına, asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının 19.11.2005 tarihinde gözaltına alındığı, 21.11.2005 tarihinde tutuklandığı, 22.08.2006 tarihinde tahliye edildiği, 30.10.2008 tarihinde beraatine karar verildiği, 07.11.2008 tarihinde kararın kesinleştiği görülmüş, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında davacı (sanığın) tazminat hakkının olduğunun belirtilmediği, tazminat isteme hakkının ilgiliye bildirilmesinin koruma tedbirleri nedeniyle tazminatta sürenin başlaması bakımından önem arzettiği, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında sürenin hükmün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl ve hükmün ilgiliye tebliğinden itibaren 3 aylık hak düşücü süreye tabi olduğu ancak, tazminata konu dava dosyası incelendiğinde davacı hakkında beraat kararı verilmesine karşın hüküm fıkrasında tazminat hakkının olduğunun belirtilmediği, bu nedenle davasını 21.03.2019 tarihinde açan davacı yönünden hak düşürücü sürenin işlemediğinin anlaşıldığı kabul edilmiş, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka suç ve cezadan mahsup edilmediği belirlenmiştir.

Davacının aynı konuda Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurusunun olduğu, davacı-başvurucuya, savunmacı hükümet tararından 6.000 Euro manevi tazminat ile 1.000 Euro yargılama gideri ve masrafı ödenmesine karar verildiği, kararın davacı ve savunmacı hükümet-Türkiye Cumuriyetine bildirdiği görüldüğünden; davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Maddi tazminat talebi gereği davacının ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılmış, davacının, gözaltı ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin gelirinin ne kadar olduğunu gösterir belge sunmadığı görülmüş, bu sebeple tazminat hesabında davacının yaşı da dikkate alınarak 16 yaşından küçükler için belirlenen asgari ücret tutarı esas alınmıştır. Davacının gözaltı ve tutuklulukta kaldığı süre için toplam 2.931,74 TL maddi tazminatın davacının talebi gözetilerek tutuklama tarihi olan 21.11.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve tazminat talebinin dayanağı olan ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin dava dosyasında davacının beraat etmiş olması nedeniyle davacı (sanık) lehine hükmedilmesi gerekli 1.100 TL'nin hükmedilmemesi nedeniyle, maddi tazminat kapsamında olduğu değerlendirilen ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 1.100 TL vekalet ücretinin karar tarihi olan 30.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... (Kapatılan) 4. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250 ile Yetkili) 2008/400 Esas – 2008/344 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 19.11.2005 – 22.08.2006 tarihleri arasında 276 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.11.2008 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 4.031,74 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.)

B. Resen Gözetilen Temyiz Sebepleri Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemedeki süreler hak düşürücü süreler olup her aşamada resen incelenecek kesin hukuka aykırılıklardandır. Bu kapsamda, davacı hakkında 30.10.2008 tarihinde verilen hükmün 07.11.2008 tarihinde kesinleştiği ve Kanun'da öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 06.11.2018 tarihinde dava açıldığı anlaşılmakla, davanın süreden reddi gerekirken hatalı değerlendirme neticesinde dava süresinde kabul edilerek işin esasına girilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Hak düşürücü süreden sonra açıldığı anlaşılan davanın reddi gerektiği hususu bozma nedeni yapılmakla, davacı vekilinin manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2019/89 Esas, 2019/76 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi ve Resen Gözetilen Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2019/89 Esas, 2019/76 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.