12. Ceza Dairesi 2021/7594 E. , 2023/1412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 04.12.2019 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 05.12.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 15.10.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan yargılandığını ve beraat ettiğini, atılı suç nedeniyle 17.11.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 18.11.2017 tarihinde tutuklandığını ve 12.09.2018 tarihinde ise tahliye edildiğini, davacının bu tutukluluk nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, en son 2.900,00 TL maaş ile çalıştığı işyerinden ayrılmak zorunda kaldığını, maaş artışından mahrum kaldığını, fazla mesai ücretlerini alamadığını, cezaevinde harcama yaotığını, ceza davasında hukuki yardım alması nedeniyle avukata 7.000,00 TL ödediğini, bu nedenlerle 60.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 130.000,00 TL tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 21.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının sanık olarak yargılandığı dava dosyası ve dayanağı bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının kendi kusurlu eylemleriyle tutuklamaya sebep olduğunun anlaşıldığını, kendi ihmal ve kusurlu davranışlarıyla tutuklanmaya sebebiyet veren davacının maddi ve manevi tazminat talebinde bulunamayacağını, işlediği suç nedeniyle mahkum olan ve belirli bir işi olmayan davacının 60.000,00 TL maddi kayıp talebinin gerçeği yansıtmadığını, davacının cezaevinde yapmış olduğu ve ailesinin cezaevi ziyaretleri nedeniyle yapmış olduğu masrafların yine davacının kendi kusurundan kaynaklandığı, davacının maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, ilgili yasanın öngörmüş olduğu koşulları taşımayan davacının tazminat talepleri ve miktarlarını kabul etmediklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunduklarını beyan etmiştir.
3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2018/378 Esas, 2019/135 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2019/2249 Esas, 2019/3392 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile hükmün davalı açısından kesin olması nedeniyle davalı vekilin temyiz talebinin reddini, davacı vekilinin temyiz talebinin ise esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi; çalışmaya devam etseydi alacağı maaş zammının, fazla mesai ücretinin, cezaevinde yapmış olduğu harcamaların ve avukata ödenen ücretin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, maddi tazminatın eksik hesaplandığına ve manevi tazminat miktarının düşük olduğuna yöneliktir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan soruşturma yapıldığı, bu kapsamda davacının 17.11.2017 tarihinde 1 gün göz altında kaldığı akabinde 18.11.2017 tarihinde tutuklanmasına karar verildiği, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/100 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada 12.09.2018 tarihinde tahliyesine karar verildiği bu suretle sanığın göz altında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin 9 ay 26 gün olduğu, yapılan yargılama sonucunda davacı hakkında beraat karar verildiği, kararın 20.09.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 15.10.2018 tarihinde süresinde açıldığı görülmüştür.
Davacının ... Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü'nün cevabi yazısındaki SGK gün dökümüne göre 2017 yılı prime esas kazanç tutarının asgari ücret seviyesinin üzerinde olduğunun tespit edildiği, SGK verilerine göre düzenlenen bilirkişi raporunda gözaltında ve tutuklulukta geçen toplam 296 günlük süre bakımından oluşan maddi zararının 22.446,03 TL olarak bildiriği anlaşılmış olup, kanuni dayanaktan yoksun davacının cezaevi harcamaları, beraat kararından sonra düzenlenen serbest meslek makbuzuna dayalı avukatlık ücreti ile diğer fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, maddi tazminat talebinin 22.446,03 TL'lik kısmının kabulüne, manevi tazminatın ise davacı yararına davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olmayacak şekilde, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun vasıf, mahiyet ve niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, göz altında ve tutuklu kaldığı süre, göz altında kaldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi suretiyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun olacak şekilde hesaplanması gerektiği düşünülerek ile takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ve her iki tazminat talebi için göz altına alınma tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 20.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/100 Esas, 2018/303 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 17.11.2017 - 12.09.2018 tarihleri arasında 299 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı iddia edilen davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20.09.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin 04.12.2019 tarihinde kendisine tebliği üzerine 05.12.2019 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmış olup, davalı vekilinin hükmü katılma yolu ile temyiz ettiği kabul edilmekle, tebliğnamedeki temyiz kesinlik sınırı ve hükmedilen tazminat miktarı nedeniyle hükmün davalı bakımından kesin olduğundan bahisle ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, davacının cezaevinde yaptığı harcamalar, çalışsaydı alacağı muhtemel zam ve fazla mesai ücretleri gerçek zarar kapsamında değerlendirilemeyecek olup, bu kalemlerin maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde ve mahkemece davacının son maaşı üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir.
Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davasında dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacı hakkındaki tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.3) ve (B) paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2019/2249 Esas, 2019/3392 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!