WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/7579 E.  ,  2023/1408 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 20.01.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan yargılandığını, 04.10.2009 - 25.03.2010 tarihleri arasında yaklaşık 6 ay tutuklu kaldığını, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini, kararın kesinleştikten sonra 21.10.2016 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, davacının tutukluluk nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, bu nedenle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 21.03.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; derdestlik araştırılması yapılması gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, davacının tutuklanmaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, manevi tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğini ve davacının tutuklanmadan önce bir işle iştigal edip etmediğinin araştırılması gerektiğini beyan etmiştir.

3. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2017 tarihli ve 2017/74 Esas, 2017/105 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.03.2019 tarihli ve 2018/3313 Esas, 2019/435 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 11.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açıldığına ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisen tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenleme gereğince, davacı taraf ... 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/406 Esas, 2013/464 Karar sayılı kararının kesinleşme tarihi olan 22.10.2013 tarihinden itibaren bir yıllık yasal süre içerisinde dava açmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesince; "Davacının davaya dayanak ceza dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan tutuklandığı, yapılan yargılama sonucunda suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından beraatına karar verildiği, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan beraate ilişkin hüküm temyiz edilmeksizin 22/10/2013 tarihinde kesinleştiği, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan verilen beraat hükmünün ise temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 17/12/2015 tarih 2015/3293 esas 2015/33340 karar sayılı ilamı ile beraat kararı onanarak kesinleştiği, tazminat davasının CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının tutuklanmadığı suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçunun kesinleşme tarihi esas alınıp davanın reddine karar verilmesi, gerekçesi itibariyle hatalı sonucu itibariyle doğru olduğu" gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/406 Esas - 2013/464 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 04.10.2009 - 25.03.2010 tarihleri arasında 172 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacının yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün 17.12.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu anlaşılmıştır.

2. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan tutuklanan davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan yargılandığı, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan verilen beraat hükmünün 22.10.2013 tarihinde kesinleştiği, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan verilen beraat kararının ise 17.12.2015 tarihinde kesinleştiği, davacının yalnızca uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan tutuklanmış olması nedeniyle dava süresinin bu suça ilişkin beraat hükmünün kesinleşme tarihi olan 17.12.2015 tarihinden itibaren hesaplanması gerekirken, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin beraat kararının kesinleşme tarihi esas alınarak davanın süresinde açılmadığı kabulü ile davanın reddine karar verilmesi sonucu itibari ile doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Davacı hakkında 04.04.2013 tarihinde verilen hükmün 17.12.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenleme uyarınca 1 yıllık süre geçtikten sonra 20.01.2017 tarihinde dava açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, davacı vekilinin davanın süresinde olduğuna ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.03.2019 tarihli ve 2018/3313 Esas, 2019/435 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.