WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/7569 E.  ,  2023/1409 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.04.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının üzerine atılı suçtan dolayı tutuklandığını, 4 yıl 4 ay tutuklu kaldıktan sonra mahkemece tahliye edildiğini, yapılan kovuşturma sonucu ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/118 Esas sayılı dosyasından hakkında beraat kararı verildiğini, davacının tutuklanmadan önce aylık 2.500,00 TL karşılığında şehirler arası sebze taşımacılığı yaptığını, tutuklu kaldığı süredeki gelir kaybının 130.000,00 TL olduğunu, tahliye olduktan sonraki süreçte çalışamadığından gelir kaybının 20.000,00 TL olduğunu, cezaevinde iken ailesi tarafından 15.000,00 TL harcama yapıldığını, ceza davasında kendisini savunmak için avukat tutması nedeniyle avukata 10.000,00 TL vekalet ücreti ödediğini, çevresinden 15.000,00 TL borç aldığını ve ayrıca tutuklu kalması ve üzerini atılı suçun niteliği nedeniyle manevi zarara uğradığını, tüm bu nedenlerle 200.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 700.000,00 TL tazminatın haksız işlem tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 15.05.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; derdestlik araştırması yapılmasını talep ettiklerini, davanın süresinde açılmadığını, davacının kendi kusurlu eylemi ile tutuklamaya neden olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacının ne işle iştigal ettiğinin araştırılması gerektiğini, cezaevi harcamalarının tazminat olarak talep edilemeyeceğini, davacının davaya muvafakatinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin ceza davasında ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi gerektiğini ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2017 tarihli ve 2017/223 Esas, 2017/317 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/2140 Esas, 2019/161 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 13.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile tutuklama ve tahliyeye ilişkin müzekkerelerin temini ile tutuklama müzekkeresinin infaz görüp görmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmediği ve davacının tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediğinin araştırılmadığı gerekçeleriyle temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açılmadığına, davacının zararını ispat etmediğine, manevi tazminatın yüksek olduğuna ve hükmedilen tazminata faiz işletilemeyeceğine yöneliktir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/118 Esas, 2016/332 Karar sayılı dosyası içerisinde bulunan 02.01.2017 kesinleşme tarihili kararın davacıya 11.04.2017 tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya arasında mevcut olduğu, davanın 18.04.2017 tarihinde süresi içerisinde açıldığı, tutuklama ve tahliye tutanakları nazara alındığında davacının 27.09.2017 - 28.12.2011 tarihleri arasında 1553 gün tutuklu kaldığı, davacının aylık net gelirini resmi bir belge ile ispat edememesinden dolayı, vasıfsız bir işçi olarak değerlendirilerek gözaltında kaldığı süre için uğradığı maddi zarar net asgari ücret nazara alınmak suretiyle bilirkişi tarafından hesaplandığı ve davacının net asgari ücrete göre maddi zararının 28.373,71 TL olduğunun tespit edildiği ve davacının haksız olarak uygulanan koruma tedbiri nedeniyle manevi zarara uğradığı kanaatine varılarak, 28.373,71 TL maddi ve 55.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/118 Esas - 2016/332 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 27.09.2017 - 28.12.2011 tarihleri arasında 1553 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.01.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Tutuklama ve tahliye müzekkereleri ile tevkife ait infaz bilgilerinin Dairemizce UYAP üzerinden yapılan kontrolde temin edilerek dosya içerisine alındığı, davacının tutuklama müzekkeresini kesintisiz olarak infaz ettiği ve mahkemece davacının tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir mahkumiyetinden mahsup edilmediğinin tespit edildiği anlaşılmakla tebliğnamede bu hususlarda bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

3. Davacının 02.01.2017 tarihinde kesinleşen kararın kendisine 11.04.2017 tarihinde tebliği üzerine 18.04.2017 tarihinde açtığı tazminat davasının süresinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin davanın süresinde olmadığına ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

4. Asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmesine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamış olup, davalı vekilinin davacının zararını ispat etmediğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

5. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunduğu tespit edilmiş ise de; temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamış, açıklanan nedenlerle de davalı vekilinin manevi tazminat miktarının fazla olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

6. Davacı hakkında hükmedilen maddi ve manevi tazmimata talep edildiği üzere haksız işlem tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup, davalı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/2140 Esas, 2019/161 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.