12. Ceza Dairesi 2021/7557 E. , 2023/1411 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.11.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu ticareti yapmak suçlarından kamu davası açıldığını, davacının bu dosya kapsamında 18.01.2009 tarihinde gözaltına alındığını, 20.01.2009 tarihinde tutuklandığını ve 15.09.2009 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini, davacının haksız olarak 7 ay 28 gün tutuklu kaldığını, tutuklanmadan önce çiftçi olan davacının aylık gelirinin 10.000,00 TL olduğunu, tutuklu kalınan süre için kazanç kaybının 80.000,00 TL olduğunu, davacının tutuksuz yargılandığı sürede daha önce ... yaptığı kişilerle ... yapamadığından bu döneme ilişkin kaybının 81.666,00 TL olduğunu ve davacının üzerine atılı suçun vasfı ve haksız tutukluluk nedeniyle manevi zarara uğradığını belirterek, tüm bu nedenlerle 161,666,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 311,666,00 TL tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 03.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılı açılmadığı araştırılarak süresinde değil ise davanın reddini talep ettiklerini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ve davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olup olmadığının araştırılması gerektiğini beyan etmiştir.
3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/288 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.03.2019 tarihli ve 2018/2580 Esas, 2019/312 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 10.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tutuklanmadan önce aylık 10.000,00 TL geliri olmasına rağmen asgari ücret üzerinden tazminat hesaplanmasının hatalı olduğuna, davacının tutuksuz yargılandığı sürede daha önce ... yaptığı kişilerle ... yapamaması nedeniyle maddi kaybının 81.666,00 TL olduğuna, davacının ailesinin cezaevine ziyaretleri nedeniyle 10.000,00 TL masrafları olduğuna, davacının tazminata esas ceza davasında avukata 7.000,00 TL ödeme yaptığına ve hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının 18.01.2009 tarihinde gözaltına alındığı, 20.01.2009 tarihinde tutuklandığı, ... 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/150 Esas sayılı dosyasında 15.09.2009 tarihinde tahliyesine karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde suç işlemek amacıyla kurula örgüte üye olma ve uyuşturucu ticareti suçlarından beraatine karar verildiği, uyuşturucu ticareti yapma suçuna ilişkin kararın 18.10.2017 tarihinde kesinleştiği, davacı vekili tarafından 13.11.2017 havale tarihli dilekçe ile yasal süre içinde dava açıldığı, davacı vekilinin vekaletnamesinde devlet aleyhine tazminat davası açmakta yetkisinin bulunmadığı, davacı asılın duruşmasında hazır bulunarak avukatı tarafından açılan davaya muvafakat gösterdiği, UYAP dosyalar raporunun incelenmesinde başka mahkemede açılmış başka bir tazminat davasının bulunmadığı, nüfus kayıt örneğinin incelenmesinde davacının yerleşim yerinin ... olduğu, sabit belli bir mesleğinin ve maaşının olduğu hususunun davacı tarafça ispat edilmemesine nazaran, maddi kaybının net asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanması gerektiği, dosyada bulunan ve mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuna istinaden davacının fiilen tutuklu kaldığı sürelere ilişkin maddi kaybının 4.230,97 TL olduğunun hesaplandığı, vaki raporun maddi gerçekliğe, usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmekle, talep doğrultusunda haksız tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 4.230,97 TL maddi tazminat miktarının davalı hazineden tahsili ile davacı asile verilmesine, davacının talep ettiği manevi tazminata ilişkin olarak da davacının tutukluluk süresi, soyal ekonomik durumu, kişiliği, daha önceki sabıkasız geçmişi, davacı hakkında atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş olması, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tazminat davasının kesinleşeceği süreye kadar davacının elde edeceği parasal değer ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde mahkememizce takdir edilen 9.000 TL manevi tazminatın, talep doğrultusunda haksız tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 4.221,68 TL'ye indirilmesi ve vekalet ücretinin 1.586,60 TL olarak değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/148 Esas – 2017/370 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 18.01.2009 - 15.09.2009 tarihleri arasında 240 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.10.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre davacının ailesinin cezaevine ziyaretleri sırasında yapmış oldukları masraflar ile davacının tutuksuz yargılandığı dönemde daha önce ... yaptığı kişilerle ... yapamaması nedeniyle uğradığı zarar gerçek zarar kapsamında değerlendirilemeyecek olup bu kalemlerin maddi tazminata dahil edilmemesinde ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasında isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir. Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davasında dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
4. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.03.2019 tarihli ve 2018/2580 Esas, 2019/312 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!