12. Ceza Dairesi 2021/7442 E. , 2023/1372 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 08.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; öğretmen olan müvekkilinin sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 20.12.2016 tarihinde tutuklandığını, 07.03.2017 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 75.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 22.01.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal 3 aylık ve 1 yıllık hak düşürücü süreler içerisinde açılıp açılmadığının araştırılması ve açılmamış ise davanın reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, aynı konu nedeniyle açılan mükerrer dosya bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, mahsup durumunun araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının sebepsiz zenginleşme yol açacak derecede fazla olduğunu, davacının sosyal durumu araştırılarak bu hususun tazminat hesabında göz önüne alınması gerektiğini, davacının olay nedeni ile kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, öne sürmüştür.
3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/6 Esas, 2018/803 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2019/28 Esas, 2019/1213 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
İlk derece mahkemesince savunma hakkının kısıtlandığına, ek ders ücretinin, davacının taşınmak zorunda kaldığından taşınma masraflarının, ceza evi masrafları ve avukat masraflarının maddi zarar kapsamında verilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, ilişkindir
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas . Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/24 Esas – 2017/82 Karar sayılı dava dosyasında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan yargılandığı, 20.12.2016 – 07.03.2017 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.10.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında başkaca derdest dosya bulunmadığı, tutuklu kalınan sürelerin başka dosyasından mahsup edilmediği ve bu sürelerin infaz gördüğü, davacının öğretmen olduğu, tutuklu geçirdiği sürelerde eksik maaşının daha sonra kendisine ödendiği, ceza evi masrafları avukatlık masraflarının maddi tazminat kapsamında değerlendirilmeyeceğinden maddi tazminat talebinin reddine, 12.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan . Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/24 Esas – 2017/82 Karar sayılı dava dosyasında davacının sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan yargılandığı, 20.12.2016 – 07.03.2017 tarihleri arasında 77 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.10.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken fazla tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır
Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
1.İlk derece mahkemesince savunma hakkının kısıtlanarak usule ilişkin temyiz talebi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davacı vekilinin mazeret dilekçesinin mahkemece kabul edilerek davacıya süre verildiği, mahkemenin kararında usul ve Yasaya aykırı bulunmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2.Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Davacının tutuklandığı tarihte memur olduğu, bu kapsamda maaşından kaynaklı maddi zararlarının ödenmesi hususunda idari mercilere başvurması gerektiği dikkate alınarak davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargıtay İçtihatı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihatı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ceza evi giderlerinin, taşınmak zorunda kaldığından taşınma masraflarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığından bu hususlara ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği, davacı lehine de fazla manevi tazminata hükmedildiği, bu nedenle manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebinin reddine karar verilmiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2019/28 Esas, 2019/1213 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!