WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/7363 E.  ,  2024/416 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 23.01.2019
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 23.01.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 03/11/2016 tarihinde Silahlı FETÖ/PDY Terör Örgütüne Üye Olma suçlaması ile gözaltına alındığı, 05/11/2016 tarihinde tutuklandığı, Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/558 esas sayı ile kamu davası açıldığı, yargılama sırasında 422 gün tutuklu kaldığı ve 28/12/2017 tarihinde tahliye edildiği, hakkında açılan kamu davasından sanığın beraatine karar verildiği, 03/01/2019 tarihinde kesinleştiği, müvekkilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle uğramış olduğu 30.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 03/11/2016 tarihinde işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 12.02.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2019/9 Esas, 2019/18 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2019/907 Esas, 2019/873 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ve manevi tazminatın az olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; dosya içeriğinde yer alan 11/08/2017 tarihli vekaletname ile Av. ...'in davacı tarafından vekil olarak tayin edilmiş olduğu, dosyaya sunulan ve avukat tarafından aslı gibidir yapılan 29/12/2017 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinde, davacı ile vekili Av. ...'in imzalarının yer aldığı, sözleşme ücreti olarak 30.000,00 TL'nin kararlaştırıldığı, 20/12/2018 tarih ve 1074 sayılı Serbest Meslek Makbuzunda davacı tarafından 30.000,00 TL olarak Şırnak 2. Ağır Ceza Mah. 2017/558 esas dosyası ile ilgili olarak vekalet ücretine ilişkin ödeme yapıldığının belirtilmesi karşısında; davacının, hakkında açılan dava ile ilgili olarak 11/08/2017 tarihinde vekil tayin etmesi, vekil ile aralarında hakkında açılan dava ile ilgili olarak avukatlık ücret sözleşmesini yapması, sözleşmede belirtilen ücret ile ilgili olarak 20/12/2018 tarihli serbest meslek makbuzunun tanzim edilmesi hususları ile nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 18/05/2015 tarih, 2014/22418 esas ve 2015/8403 sayılı ilamında " serbest meslek makbuzları içeriği ile avukatlık sözleşmesi içeriğinin uyumlu olduğu dikkate alındığında davacı lehinde serbest meslek makbuzları üzerindeki vekalet ücreti bedelinin maddi tazminat olarak tayininde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığının.." belirtilmesi karşısında, dava dosyasında yer alan vekaletname, avukatlık ücret sözleşmesi ve serbest meslek makbuzunun davacının gözaltına alındıktan sonraki yargılama süreçleriyle ve birbirleriyle uyumlu olduğu anlaşıldığından davacının maddi tazminat talebi kısmen kabul edilerek, serbest meslek makbuzu üzerindeki 30.000,00 TL olan bedelden, beraat kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan A....T uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce hükmedilmiş olan 4.360,00 TL maktu vekalet ücretinin düşülerek kalan vekalet ücreti miktarı olan 25.640,00 TL maddi zararın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer, beraat gerekçesi ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 03/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/558 Esas, 2018/659 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 03.11.2016-28.12.2017 tarihleri arasında 420 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 26.12.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.01.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere, vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anayasa Mahkemesinin 2019/38627 başvuru numaralı, 21.09.2023 tarihli kararında açıklandığı üzere, başvurucunun ceza soruşturması sürecinde avukata ödediği ücretin 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında tazminini isteme yolunda hukuk düzeninde savunulabilir bir temeli bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Anılan içtihadı birleştirme kararı, Anayasa Mahkemesi kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2.) paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2019/907 Esas, 2019/873 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Dinar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2024 tarihinde karar verildi.