WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/7324 E.  ,  2023/1396 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 02.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı 22.01.2010-24.01.2010 tarihleri arasında gözaltında kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraat ettiğini belirterek; haksız koruma tedbiri nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500.000 TL maddi, 500.000 TL manevi tazminatın 22.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini" talep etmiştir.

2. Davalı vekili 30.05.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2017/445 Esas 2018/737 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2019/22 Esas 2019/1204 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna , vekalet ücretinin eksik ve hatalı hüküm kurulduğuna, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının gerekçeli olmadığına ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; bilirkişi . tarafından düzenlenen 10.09.2018 tarihli raporunun incelenmesinde 22.01.2010 tarihinde yakalanıp göz altına alındığı, 24.01.2010 tarihinde adli kontrol şartı ile salıverildiği, davacıya asgari ücret üzerinden tazminat hesaplanmış olduğunu, söz konusu dosya içerisinde belirtilen davacı ...'nin 2009/02 ayından 2011/06 ayına kadar 2926-zorunlu sigortasının olduğu, kişinin ekonomik durumu incelenerek hesaplama net asgari ücret üzerinden yapıldığı, davacı ...'nin gözaltında kaldığı süre olan 3 gün asgari net ücretten hesaplanan tazminatın 52,20 TL olarak hesaplanmış olduğunu, davacıya tahliye tarihinden ödeme gününe kadar kanuni faiz oranıyla ödenmesi gerektiğinin bildirildiği görülmüştür. Tutukluluk süreleri, mahkeme kararları ve bilirkişi raporları birlikte incelendiğinde davacının yasal süresi içinde tazminat talebinde bulunduğu görülmüş, 10.09.2018 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde sanığın gözaltında geçirdiği sürelerin doğru hesaplandığı, hesaplamanın davacının gelir düzeyi esas alınarak yapıldığı tespit olunarak davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 52,20 TL maddi tazminat ile 300,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 22.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucuna uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; maddi manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin kararda usul ve yasaya aykırı bir yön de bulunmadığından davacı vekili ile davalı hazine vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/264 Esas - 2015/417 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.01.2010-24.01.2010 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.11.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacının maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Davacının gözaltına alındığı ilk gün hesaba katılmak suretiyle 3 gün üzerinden hesap yapılması suretiyle maddi tazminatın 1 gün süre ile fazla belirlendiği bilirkişi raporu hükme esas alınarak maddi tazminatın fazla tayini, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Davacının manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

Davacının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin 9 uncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbi avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarları da dikkate alınarak, davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 845,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Davacının gerekçeli karar verilmediğine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2019/22 Esas 2019/1204 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.