WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/10653 E.  ,  2024/521 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, TCK'nın 62/1, 51/1-3-7. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.11.2020 tarihli, 2016/186726 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; dava konusu yerin kendisine ait olmadığına, kime ait olduğunu bilmediğine, kendisine ait olmayan yere ilişkin olarak makinelerle düzleştirme yaptığından bahisle herhangi bir delil olmadan aleyhinde mahkumiyet hükmü kurulduğuna, kararın kanun ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın sit alanı olarak ilan edilen alanda inşaat yaparak inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu, yapılan yapının tam anlamı ile inşai bir faaliyet olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğu, yapı için yetkili mercilerden herhangi bir izin alınmadığından bahisle üzerine atılı 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanık savunmasında; "Ben daha önce verdiğim ifademi tekrar ederim, Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Benim ismim tutanağa nasıl geçmiş anlamış değilim. Ben 2008 yılında milli emlaktan tarla satın aldım. Ancak iddianameye konu yeri almadım. Tarlamda da herhangi iş makineleriyle bir düzleştirme yapmadım. Ben oranın sit alanı olduğunuda bilmiyorum. Atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ayrıca keşif yapılmasınıda talep ediyorum. Beraatimi talep ederim. Mahkeme aksi kanaatteyse lehe olan hükümler uygulansın." demiştir.

Sanık keşif mahallindeki savunmasında; "Ben şuanda keşfe konu yeri hiç kullanmadım, hakkımda nasıl böyle bir iddia düzenlenmiş bilmiyorum, bu parseli kimin kullandığını da bilmiyorum." demiştir.

Mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan fen bilirkişi raporunda, dava konusu yerin 1. derece arkeolojik sit alanında kaldığının, dava konusu taşınmazların 132 ada 1-2, 115 ada 5-12-13 parseller olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Kurul uzmanları tarafından düzenlenen 12.01.2015 tarihli raporda; Çatalhurma Höyüğünün 4-5 yıl önce tarla olarak kullanılmak üzere iş makineleri ile düzleştirilerek büyük oranda tahrip edildiğin tespit edildiği ve suç duyurusunda bulunulduğu, kolluk tarafından düzenlenen 07.07.2015 tarihli araştırma tutanağında, bahse konu yerin 126 ada 1 parsel olduğu, sahibinin ... olduğu, tarlayı Ahmet Çoban isimli şahıstan Halil Yıldız isimli şahsın 2 sene önce satın aldığının belirtildiği, sanık hakkında Çatalhurma Höyüğü'nü iş makineleriyle düzleştirdiğinden bahisle kamu davası açıldığı, 126 ada 1 parsel nolu taşınmazın tapuda sanık adına kayıtlı olduğu, mahkemece mahallinde icra edilen keşif sırasında sanığın, keşfin yapıldığı yerin kendisine ait olmadığını, kime ait olduğunu da bilmediğini beyan ettiği, keşif neticesinde alınan fen bilirkişi raporu ile de dava konusu taşınmazların 132 ada 1-2, 115 ada 5-12-13 parseller olduğunun tespit edildiği, sanığın aşamalardaki tüm beyanlarında da, dava konusu yerlerin kendisine ait olmadığını, neden hakkında dava açıldığını bilmediğini, kendisine ait 126 ada 1 parselde de düzleştirme işlemi yapmadığını belirttiği dosya kapsamında, keşif neticesinde tespit edilen 132 ada 1-2, 115 ada 5-12-13 parsel nolu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının dosyaya celbi ile sanık adına kayıtlı olup olmadıkları, kim tarafından kullanıldıkları, sanık adına kayıtlı olan 126 ada 1 parselin dava konusu edilen ve iş makinesi ile düzleştirme işlemi yapıldığı iddia edilen taşınmaz olup olmadığı hususları tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, sanığın keşif neticesinde tespit edilen 132 ada 1-2, 115 ada 5-12-13 parsel nolu taşınmazlar ile arasındaki bağlantısının ne şekilde kurulduğuna ilişkin açıklama içermeyen ve sanığın dava konusu yerde yapı inşa etmek suretiyle inşai faaliyette bulunduğu şeklinde dosya kapsamı ile bağdaşmayan gerekçe ile mahkumiyete ilişkin hüküm tesisi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Harran Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2024 tarihinde karar verildi.