12. Ceza Dairesi 2019/6955 E. , 2024/526 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317 nci maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 53/1 ve 54/1 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suçta kullanılan eşyaların müsaderesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; katılan kurumun kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmolunmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlere,
Sanığın temyiz isteği; mahkûmiyet kararının eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
14.12.2015 tarihinde saat 22:45 sıralarında devriye görevini ifa eden jandarma görevlileri tarafından temyize konu sanık ... ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanık ... dava dışı Mehmet Gülşen’e ait tarlada kazma ve kürek ile kazı yaptıkları sırada suçüstü yakalanmıştır. Mahkemece 06.04.2016 tarihinde yapılan keşif sonrasında arkeolog bilirkişiler tarafından hazırlanan 21.04.2016 havale tarihli rapora göre çukurun 45 cm derinliğinde olduğu ve kazı alanının 2863 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sahasında kaldığı tespit edilmiştir. Sanık aşamalardaki savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmiştir.
Mahkemece, 2863 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sahasında kalan alanda kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak suçunu işlediği sabit görülerek sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Tüm dosya kapsamından temyize konu sanık ... ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanık ...’in fikir ve eylem birliği içerisinde kaçak kazı yaptıklarının sabit olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında yer alan, “Kesinleşmiş hükümlerde, 647 sayılı Yasa'nın 4 ve 6 veya 5271 sayılı Yasanın 50 ya da 51 inci maddelerinin uygulanıp, uygulanmamasının … , eski yasa döneminde işlenip, adlî sicilden silinme koşulları oluşmuş olan mahkûmiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı” şeklindeki açıklama karşısında, sanığın adlî sicil kaydında görülen ve 18/09/2007 tarihinde kesinleşen Karacasu Sulh Ceza Mahkemesinin 10/09/2007 tarihli kararı ile 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçu uyarınca hükmolunan cezanın 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi gereğince verilmiş adlî para cezası olduğu, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 12/1-c maddesi uyarınca da cezanın silinme koşullarının oluştuğu ve dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği gözetilmeden “Sanığın adli sicil kaydı ile de sabit olan suçlu kişiliği nedeniyle iyi halli olmadığı yeniden suç işleme konusunda eyilimli olduğu, silinme koşullarının oluşmadığı, vicdani kanaatine varıldığından ve daha önceden kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğundan” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53 üncü maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!