WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2024/494 E.  ,  2024/908 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/15 Esas, 2022/352 Karar
DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ...
2-Tasfiye Halinde Falcon Oto Bakım Ür. ve Pet. Kim. San. Tic. Ltd. Şti.
DAVA TARİHİ :

HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.05.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalı Falcon Oto Bakım Ürünleri ve Petrol Kimya San. Tic. Ltd. Şti.'nin ... ortağı olduğunu, ancak imzaladığı belgelerin devir sözleşmesi olduğunu bilmediğini, şirket ortağı olma ve hisse devir iradesinin de olmadığını, davalı firmanın ... ortağı olan diğer davalı ... tarafından müvekkiline hisse devri yapıldığını, uyuşturucu bağımlısı olan müvekkilinin içeriğini bilmediği evraklara imza attığını, dava dışı ... ... ve ... ...’nın uyuşturucunun etkisinde olduğu zamanda kendi adlarına vekalet aldıklarını, işlemler yaparak müvekkili borçlandırdıklarını, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu sözleşmelerin uyuşturucu temin etme vaadiyle yapıldığını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 27 nci maddesine aykırı olduğunu ayrıca davacının aldatıldığından 6098 sayılı Kanun'un 35 ... maddesi uyarınca sözleşme ile bağlı olmadığını ileri sürerek devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 19.04.2016 tarih, 2014/1540 E. ve 2016/406 K. sayılı kararı ile davacının opiyat bağımlılığı denilen rahatsızlığının bulunduğu, bu durumuyla akli melekelerinin yerinde olduğu ancak madde kullandığı dönemlerde riskli davranışları olduğu, davacı yanın ayırt etme gücünden sürekli şekilde yoksun olduğunun söylenemeyeceği, dava konusu olaydaki devir sözleşmesinin yapıldığı sırada uyuşturucu madde etkisinde olduğunu ve bu durumun geçici olarak ayırt etme gücünü ortadan kaldırdığını gösteren somut bir delilin dosya kapsamında yer almadığı, her ne kadar İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/636 E. sayılı dosyasından verilen karar ile vasi atanmışsa da, dava konusu olay tarihinden sonra vasi atama kararı alındığından, yapılan hukuki işlemler açısından bir etkisinin bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 ... madde hükmünde belirtilen şekle uygun bir devir sözleşmesi yapıldığı ve devrin genel kurulda onaylandığı, bu nedenle 6102 sayılı Kanun açısından geçerli bir devir sözleşmesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 26.09.2018 tarih, 2016/14504 E. ve 2018/5744 K. sayılı kararıyla yargılama sırasında davacı tarafça dava ıslah edildiği, davacı vekili 29.03.2016 tarihli ıslah dilekçesinde davalarının şirketin ana sözleşmesinin iptaline ilişkin olduğunu ancak davalarını şirketin tasfiyesiz fesih talebi ile ıslah ettiklerini belirttiği, bu durumda Mahkemece, davacının ıslah talebi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususla ilgili bir inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığına işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hisse devir sözleşmesinin iptali talebini içeren davasını tamamen ıslah ederek tasfiyesiz fesih davasına dönüştürdüğü ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 180 ... maddesi uyarınca süresinde ve usulüne uygun tam ıslah dilekçesi vermediği, davacının ıslah hakkını kullanmış sayılmasına ve ıslahın hiç yapılmamış sayılmasına karar verildiği ve davaya hisse devir sözleşmesinin iptali davası olarak devam edildiği, davacının opiyat bağımlılığı denilen rahatsızlığı bulunduğu, bu durumuyla akli melekelerinin yerinde olduğu ancak madde kullandığı dönemlerde riskli davranışları olduğu anlaşıldığı, rapordaki tespit ışığında davacının ayırt etme gücünden sürekli şekilde yoksun olduğunun söylenemeyeceği, dava konusu olaydaki devir sözleşmesinin yapıldığı sırada uyuşturucu madde etkisinde olduğunu ve bu durumun geçici olarak ayırt etme gücünü ortadan kaldırdığını gösteren somut bir delil dosya kapsamında yer almadığı, üçüncü kişiler tarafından aldatıldığını gösteren bir delil olmadığı, her ne kadar İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/636 E. sayılı dosyasından verilen karar ile vasi atanmışsa da, dava konusu olay tarihinden sonra vasi atama kararı alındığından, yapılan hukuki işlemler açısından bir etkisinin bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 595 ... madde hükmünde belirtilen şekle uygun bir devir sözleşmesi yapıldığı ve devrin genel kurulda onaylandığı, bu nedenle 6102 sayılı Kanun açısından geçerli bir devir sözleşmesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının uyuşturucu bağımlısı olduğunu, fiilen ve hukuken kendi sorumluluğunu taşıyacak, medeni ve yasal haklarını kullanabilecek durumda olmaması nedeniyle kısıtlanmasına karar verildiğini, davacı uyuşturucu etkisinin altındayken kendisini uyuşturucuya alıştıran ve uyuşturucu sağlayan kişiler tarafından dolandırılarak hukuka aykırı şekilde 3 şirketin ortağı yapıldığını, yine uyuşturucunun etkisindeyken bu kişilere söz konusu şirketin işlerini yürütmek için resmi kurum ve kuruluşlar ile bankalardan para çekmeye, evrak vermeye, tüm resmî kurumlarda işlem yapmaya yetkili kılacak şekilde noter vasıtasıyla vekalet verdiğini, bu dönemde davacının ne işlemi yaptığına dair algısı bulunmadığını, davacının imzaladığı belgelerin şirket ana sözleşmesi ve devir sözleşmesi olduğunu bilmediği gibi şirket kurma iradesi de bulunmadığını, dava dışı ... ..., davacıya uyuşturucu sağlayacağını vaat ederek noterde birtakım imzalar atmasını istediğini ve zaten uyuşturucunun etkisinde olan davacı içeriğini bilmediği evraklara imza attığını, dava dışı ... ... ve ... ... ise söz konusu şirketin işlerini yürütmek için müvekkilin uyuşturucu aldığı bir zamanda hala uyuşturucunun etkisinde iken kendi adlarına vekalet verdirdiklerini, dava dışı bu şahıslar davacının durumundan faydalanarak çıkarttıkları vekaletnameler ile işlemler yaptığını, müvekkili adına piyasaya borçlandıklarını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hisse devir sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 595 ... maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.