11. Hukuk Dairesi 2024/406 E. , 2024/847 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1348 Esas – 2023/1442 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ...
ASIL DAVADA
BİRLEŞEN DAVADA
DAVA TARİHİ : 27.01.2022 Asıl Dava-20.04.2022 Birleşen Dava
HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın usulden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/63 E. 2022/682 K.
BİRLEŞEN DAVA : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/289 E. sayılı Dosyası
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davacı vekilinin başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından alt işverenler bünyesinde çalıştığı dönemlere karşılık işçiye yapılan ödemelerin rücuen tazmini için açılan davada Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, asıl davadaki iddialarını tekrar ederek şirket hakkında açılan ihya davasında tasfiye memuru hakkında ihya davası açılması için taraflarına süre verildiğini, davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına, dosyanın asıl dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; şirketin terkin işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığını, terkin tarihinde şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, yargılama giderinden sorumlu olunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; şirketin sicilden terkin olunduktan sonra aleyhine açılmış bir dava mevcut olup, davanın görülebilirlik şartı olarak anılan şirketin ihyasının zorunlu olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince devam eden davalar ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak şirketin son tasfiye memuru olan ...'nın atanmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 371040 sicil numarasında kayıtlı SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/812 E. sayılı dava dosyası ve tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yapmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şirket tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına ve ek tasfiye işlemlerinin anılan tasfiye memuru tarafından yerine getirilmesine, ihya kararının ticaret sicilinde tescil ve ticaret sicil gazetesinde ilanına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmediğini, kararın birleşen dava yönünden hatalı olduğunu, eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz etmenin mümkün olamayacağını, şirketin yeniden ihyası gerektiğini, şirket hakkında açılan davalar bulunduğunun davalı tasfiye memuru tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, tasfiye memurunun yasal hasım olmadığını, birleşen davada tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğini, davalı ...'nın duruşmaya katılmayarak, davaya cevap vermeyen davalının dava dilekçesindeki iddialarına da itiraz etmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının asıl ve birleşen dava yönünden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusu kamu düzenine aykırılık yönünden incelendiğinde, Dairelerine intikal ... istinaf incelemesine tabi tutulan bir Mahkeme kararı içerisinde bulunan ve huzurdaki dosyaya da eklenen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2022 tarih ve 2021/308 E., 2022/20 K. sayılı kararında, davacı Kurum tarafından, hakkında görülmekte olan başka bir dava sebebiyle SSB Enerji Peyzaj...Ltd. Şti.'nin ihyasının talep edildiği, anılan Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasına ve son tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, ihya kararının, ihya istemine dayanak yapılan dava dosyası ile sınırlı olmak üzere verilmediği, kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda, ihyası talep olunan şirket, dava tarihi itibarıyla faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğine göre davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.11.2019 tarih ve 2018/5801 E. 2019/6748 K. sayılı kararının da aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle başvurunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle asıl ve birleşen davaların hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirket ihyası talebinde hukuki yararlarının bulunduğunu, tasfiye memurunun yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının ihya istemekte hukuki yararı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasanın 141 ... maddesi,
2.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri ile aynı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 30 uncu maddesi,
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 ... maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla ihyası talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin işçilik alacaklarını üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklılarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla rücuen tazminat davası açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve tasfiye memuru ...'ya karşı şirketin ihyası için birden fazla ihya davası açtığı anlaşılmaktadır.
Zikredilen ihya davalarından birisi olup tarafları da huzurdaki davanın taraflarıyla aynı olan ve Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2022 tarih, 2021/308 E., 2022/20 K. sayılı kararıyla hükme bağlanıp sonuçlandırılan davada, SSB Enerji Peyzaj...Ltd. Şti.'nin, herhangi bir derdest davayla sınırlı olmaksızın ihyasına karar verildiği ve kararın taraflarca istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakta olup zikredilen kararın kesinleşmesiyle birlikte şirketin ticaret sicil kaydı tekrardan faal hale gelmiştir. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi kararında da isabetli bir şekilde belirtildiği üzere davacı Kurum'un, bu kararın kesinleşmesinden sonra açtığı iş bu dava ile halihazırda faal olan şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır.
Bunun yanında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasanın 141 ... maddesinin dördüncü fıkrasında, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğu belirtilmiş, keza 6100 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde de, Hakimin yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu düzenleme altına alınmıştır. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda zikredilen kararıyla ihyası talep edilen şirketin herhangi bir derdest davayla sınırlı olmayacak şekilde tamamıyla ihyasına karar verildiği gözetildiğinde davacı Kurum'un ihyası talep edilen şirkete karşı açtığı ve açacağı rücuen tazminat davalarında taraf teşkilinin sağlanması için artık ihya davası açmasına gerek bulunmadığı gibi sözü edilen davalara bakmakla görevli olan Mahkemelerin bu hususu gözetmesi de zikredilen Anayasa ve Yasa hükmüyle düzenleme altına alınan usul ekonomisi ilkesinin ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevinin bir gereğidir.
Bu itibarla, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin belirtilen yönlere ilişen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!