WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2862 E.  ,  2024/808 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/514 Esas, 2022/883 Karar
ASIL DAVADA DAVACI/
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : ... A.Ş. vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALI/
BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ... Akşin
DAVA TARİHİ : 07.08.2006 (Asıl dava)-01.06.2007 (Birleşen dava)
HÜKÜM : Asıl davada hüküm kurulmasına yer olmadığı, birleşen davanın kısmen kabulü
BİRLEŞEN DAVA :Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/299 E. sayılı dosyası

Taraflar arasındaki tazminat istemlerine ilişkin asıl ve birleşen davalarda asıl davaya ilişkin kararın onanmasına, birleşen davaya yönelik kararın bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece birleşen davaya yönelik bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davada hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
1.Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin ... Şubesi müşterisi olan davalının 19.06.2006 tarihinde şube müdürüne telefon talimatı ile 13.09.2006 vadeli 17.700.000,00 TL nominal değerli devlet tahvilini ...'... bulunan hesaplarından müvekkili nezdindeki hesabına virman göndereceğini belirterek, bu kağıtların müvekkili tarafından satılarak elde edilen tutar ile 17.10.2007 vadeli devlet tahvilinden 17.000.000,00 TL nominal tutarlı alış emri verdiğini, işlem gerçekleştirdikten sonra alış emri verdiğini kabul etmediğini, devlet tahvillerinin piyasalardaki dalgalanmaları sonucu alış ve satış fiyatı arasında oluşan 948.000,00 TL zararla geri satıldığını ve bu farkın şube geçici hesaplarından karşılandığını, bu işlemlerin 19.06.2006 - 21.06.2006 tarihleri arasında gerçekleştiğini, bu hususun 27.06.2006 tarihli ihtar ile davalıya bildirildiğini ileri sürerek müvekkili banka alacağının ihtar tarihinden itibaren banka kredilerine uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı vekili, davalı Banka'nın müvekkili ile ilgili ...'na olumsuz ve ... olmayan bildirimlerde bulunduğunu, bunların bir tacirin ticari hayatına son verebilecek çok ağır ve tamamen haksız beyanlar olduğunu, bu beyanlar neticesinde davacı ve çalışanlarının çalıştığı bankalar nezdinde itibar kaybettiğini ileri sürerek 750.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere 1.000.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin yazılı talimatı olmadan herhangi bir bankacılık işlemi gerçekleştirilmediğini, iddia edildiği gibi herhangi bir sözlü talimat da olmadığını, 17.000.000,00 TL tutarında kapsamlı bir işlemin müvekkilinin hesabında karşılığı olmadan sözlü talimat ile yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin kanunlar kapsamında gerekli bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ayrıca kasten bir işlem yapmadığını kaldı ki maddi ve manevi zararın ispata muhtaç olduğunu savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Uyulan Bozma Üzerine Verilen Karar
Mahkemece 28.02.2019 tarih, 2018/35 E. ve 2019/182 K. sayılı karar ile davacı bankanın, davalı ile banka görevlilerinin devam eden görüşmelerini ve davalının talimatının bulunduğuna dair başkaca kayıt ya da delil de sunamadığı, davalının alım talimatı verdiğini ispat edemediği gerekçesiyle asıl davada davanın reddine; birleşen davanın daha önce dava konusu edilmesi ve davanın derdest olması nedeniyle usulden reddi gerektiği gibi, esasen, mevcut uyuşmazlık nedeniyle Garanti Bankasının davacı ... hakkında ...'na yaptığı bildirimin, Bankacılık Mevzuatının ve uygulamalarının gereği olduğu, davacı ...'yu rencide etmek ya da onun kişilik haklarına saldırı amacıyla bu işlemi yapmadığı, manevi zarar koşullarının oluşmadığı, maddi zararın ise ispat edilemediği gerekçesiyle birleşen davanın da reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 20.01.2021 tarih, 2019/2424 E. ve 2021/192 K. sayılı kararıyla; "1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davaya ilişkin davacı ...vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile asıl davada verilen kararın onanması gerekmiştir. 2. Birleşen davaya ilişkin olarak davalı/birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, haksız fiile dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının daha önce ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde de aynı taleplerle dava açtığı, davanın derdest olduğu, ayrıca manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen manevi tazminat istemli dava kredi kartının sahtekar statülü ... olarak tanımlanması neticesinde bloke edilmesi ve mağaza sahibince karta el konulması sebebine dayalı olup işbu dava ise davalı bankanın ...’na yaptığı haksız bildirimlerle davacı ...’nun ticari itibarını zedelediği iddialarına dayalıdır. Her iki davada davacı farklı maddi vakıalara dayalı olarak tazminat talep ettiğinden derdestlik söz konusu değildir. Ayrıca, tacir olduğu anlaşılan davacı hakkında herhangi bir talep ve icra takibi dahi yapılmamışken ...’na gerçeğe aykırı şekilde “Tahsili Mümkün Olmayan Batık Krediler” bülteni ile borcunu ödemediğine yönelik bildirimde bulunulması manevi hak ihlali niteliğinde olup tazminatı gerektirdiği de gözetilmeden yazılı gerekçelerle birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp, kararın birleşen davada davacı ... yararına bozulmasını gerekmiştir." gerekçesiyle asıl davada verilen kararın onanmasına, birleşen davada davacı ... vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen davada verilen hükmün davacı ... yararına bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, birleşen davada, haksız fiile dayalı manevi tazminat isteminin bozma konusu olup, davacının daha önce ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen manevi tazminat istemli davasının kredi kartının sahtekar statülü ... olarak tanımlanması neticesinde bloke edilmesi ve mağaza sahibince karta el konulması sebebine dayalı olduğu, işbu davanın ise davalı bankanın ...’na yaptığı haksız bildirimlerle davacı ...’nun ticari itibarını zedelediği iddialarına dayandığı, her iki davada davacının farklı maddi vakıalara dayalı olarak tazminat talep ettiği ve bu nedenle derdestliğin söz konusu olmadığı, ayrıca tacir olduğu anlaşılan davacı hakkında herhangi bir talep ve icra takibi dahi yapılmamışken ...’na gerçeğe aykırı şekilde “Tahsili Mümkün Olmayan Batık Krediler” bülteni ile borcunu ödemediğine yönelik bildirimde bulunulmasının manevi hak ihlali niteliğinde olup tazminatı gerektirdiği, yine birleşen davada maddi tazminatla ilgili bozma olmadığı, önceki hükümde davanın reddedildiği ve maddi tazminat talebinin ispatlanmadığı asıl davaya yönelik önceki karar onanmakla ve karar düzeltme talebi de reddedilmekle kararın kesinleştiği gerekçesiyle asıl davada hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüyle 375.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili; Mahkemece manevi tazminata ilişkin verilen kararın eksik incelemeyle verildiğini, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, hükmolunan manevi tazminat miktarının zenginleşmeye sebep olacak şekilde fahiş olduğunu, müvekkilinin hukuka aykırı eylemi olmadığını, varsa zarara müvekkilinin sebebiyet vermediğini, dava dışı bankaların bildirimlerinin de olduğunu ve illiyet bağının da bulunmadığını, asıl davada davalı birleşen davada davacının müvekkiline verdiği talimatı kabul etmeyerek varsa bir mağduriyetinin artmasına kendisinin sebebiyet verdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin 2006 yılından bu yana "batık kredi bülteninde" yer aldığını ve buna davacı birleşen davada davalının talimatsız ve usulsuz işlemlerinin sebebiyet verdiğini, müvekkilinin birleşen davada davalı bankaya borcu olmamasına rağmen bu bültende yer alması nedeniyle ticaret hayatının ciddi zarar gördüğünü, ticari itibarının zedelendiğini ve bunun kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğunu, davadan bu yana geçen süre ve paranın değer kaybıyla oluşan mağduriyet gözetilerek hükmedilen manevi tazminatın çok az olduğunu, maddi tazminat istemlerinin reddinin hatalı olduğunu zira müvekkilinin kredi kullanamaması nedeniyle ticari faaliyetlerinde açık kayıplar yaşadığını, nitekim 2018 yılında yaptığı kredi başvurularının bile bu kapsamda reddedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Dairemizin asıl davaya yönelik onama, birleşen davaya yönelik bozma ilamları ve bozma ilamlarına uyularak verilen kararlar sonrasında, birleşen davada davacının, davalı bankanın eylemi nedeniyle maddi bir zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuşsa miktarının ne kadar olacağı ve manevi zararının miktarı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 41 ... ve devam hükümleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.