WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2326 E.  ,  2024/910 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/40 Esas, 2022/271 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan toplam 99.570,90 TL tutarında mal aldığını ve karşılığında toplam 100.000,00 TL bedelli çek ve bonolar verdiğini, davalının 30.08.2008 tarihli mutabakat metniyle bakiye alacağının 46.155,73 TL olduğunu bildirdiğini, ayrıca davacının 16.07.2008 tarihindeki 21.683,80 TL tutarında mal iadesi ile 26.09.2008 tarihindeki 12.129,17 TL tutarındaki mal iadesi de dikkate alındığında bakiye borcunun 12.442,73 TL kaldığını, ancak davalının tüm bunları dikkate almadan 95.000,00 TL üzerinden kambiyo takibi başlattığını ileri sürerek takibe konu borcun 82.557,27 TL’si yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde olan takibe konu senet ve çekler nedeniyle borçlu olmadığını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, davalının imzası olmayan mutabakat belgesini kabul etmediklerini, ayrıca davalıya mal iadesi yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 17.04.2014 tarih, 2009/123 E., 2014/147 K. sayılı kararı ile davacı tarafından ibraz edilen iade teklifinin mali açıdan geçerli bir belge olmadığı, iade edilen mallarla ilgili herhangi bir fatura ve belgenin ibraz edilmediği, davacının ticari defterlerinin lehe delil vasfını haiz olmadığı, buna göre davacının davalı şirkete 73.155,73 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davacının icra takibinde itiraza konu 82.557,27 TL’lik kısmın 21.844,27 TL’si üzerinden davalıya borçlu olmadığının tespitine, 60.713,00 TL’ye yönelik talebin reddine, takibin 73.155,73 TL üzerinden devamına karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 16.11.2015 tarih, 2015/11917 E., 2015/14843 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, dava konusu çek ve senetlerin davalının ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki satış ilişkisine yönelik olarak verildiği, davacı tarafından sunulan mutabakat belgesinin ise davalının imza ve kaşesini taşımadığı dosya kapsamından anlaşıldığı, uyuşmazlık, iadeye konu malların nitelikleri ve miktarı üzerine olduğu davalı defterlerinde 21.844,27 TL tutarındaki mal iadesi kayıtlı olduğu, Mahkeme bu kaydı davalı aleyhine kabul ettiği, bunun dışında davacı, iade edildiği iddia edilen 12.129,17 TL tutarındaki mallara ilişkin, altında isim ve imzalar bulunan teslim belgeleri sunduğu, Mahkemece bu belgelerin asılları istenilerek teslim alan imzalarının davalı yetkilisine veya çalışanına ait olup olmadığı araştırılıp ve gerekirse imza incelemesi yaptırılıp, ayrıca bu teslim konusu malların iade konusu mallar içinde yer alıp almadığı, davalı defterinde kayıtlı iade mallar dışında ne miktarda malın iade edildiği uzman bir bilirkişiye tespit ettirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Karar Düzeltme Sonucu Verilen Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 04.10.2018 tarih, 2017/3783 E., 2018/4787 K. sayılı kararıyla davalı tarafın yargılama aşamasında verdiği cevap ve beyanlarda kambiyo senetlerinin kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren senetler olduğunu savunduğu, senetlerle ilgili açıklayıcı beyanlarda bulunmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve buna bağlı olarak alacak-borç durumunun tespiti bakımından yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarının ise denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, hal böyle olunca Mahkemece taraf ticari defterlerini karşılıklı ve ayrıntılı olarak inceleyen, dava konusu senetlerin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığını net olarak belirleyen, tarafların iddia ve savunmalarını, tüm dosya içeriğini, beyanları ve özellikle mal iadesi olarak sunulan belgeleri ve belgelerin içeriğini, teslim alınma durumlarını tartışan denetime elverişli bir rapor alınarak, gerektiğinde belgeler üzerinde imza incelemesi de yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek yukarıda belirtilen bozma ilamının kaldırılarak hüküm taraflar yararına bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda, uyuşmazlığın iadeye konu malların nitelikleri ve miktarı üzerinde olduğu davalı kayıtlarında 21.844,27 TL miktarlı malın iadesine ilişkin kaydın mevcut olduğu, ayrıca davacı tarafından 12.129,17 TL'lik iadeye ilişkin kayıt sunduğu, kaydın davalı işyeri kayıtlarının imha edilmiş olmasından dolayı tespit edilemediği, fakat iade kaydında davalı işyerinde çalışan ...'ın isminin belirtildiği, bu durumun davacı lehine yorumlanması gerektiğinden 12.129,17 TL'lik malın iade edildiği de kabul edildiği, bu durumda, toplam iade edilen malların değeri (21.844,27 TL + 12.129,17 TL) 33.973,44 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının icra takibinde 33.973,74 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine takibin 61.026,56 TL yönünden devamına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesap mutabakatının dikkate alınması halinde davacının 48.844,27 TL yönünden borçlu olmadığına yönelik tespiti bulunduğunu, taraflar arasındaki mutabakat dikkate alınmadan verilen kararın bozulması gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 12.129,17 TL'lik iade yapılmış olsa dahi teslim konusu bu malların iade konusu mallar içinde yer alıp almadığını tespit edilmediği, davacı tarafından ispat edilemediği, 22.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda 12.129,17 TL’lik iade faturası kapsamında davacının somut bir delil sunamadığı, bu hususa ilişkin davacı tarafça fatura ve mal teslimine ilişkin belgeleri dosyaya sunması gerektiği belirtildiği halde iadeye konu malların daha önce keşide edilen iade faturasına ilişkin olup olmadığının tespit edilmediği belirtilmiş olduğu halde, Mahkemenin bu durumun aksine değerlendirme yapması yerinde olmadığını, dava konusu senetler kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde olduğunu, bu belgeler karşılığında borç bulunmadığının ispatı müvekkil şirket yetkilileri tarafından imzalanmış ve dava konusu kambiyo senetlerini açıkça ifade eden yazılı belgeler ile mümkün olduğunu, davacının bu yönde delil sunamadığını, dayanak olarak gösterdiği 30.08.2008 tarihli mutabakat mektubu müvekkil şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığını, davacının iddia ettiği 16.07.2008 tarihli 21.844,27 TL miktarlı iade faturasını kabul etmediklerini, çünkü iade fatura tarihi mutabakat mektubundan önceki tarihli olduğunu, davacı müvekkile ödeme yaptığını ispat edemediğini, dava konusu kambiyo senetlerinin taraflar arasındaki hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığını da ispat edemediğini, iade faturaların toplam bedelden düşüleceği kanaati hasıl olsa dahi kambiyo senetleri bedeli toplamı olan 100.000,00 TL’den düşülmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Dava kambiyo senetlerinden kaynaklan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.

2. Bozma ilamında davacının dava konusu çek ve bonoların mal alışverişi karşılığında verildiğinin ispatı bakımından bu kambiyo senetlerinin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının incelenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiş, ancak bozmadan önce alınan ve yetersiz olduğu belirtilen bilirkişi raporu öncesi davalı taraf defterlerini sunmuş ise de bozmaya uyulduktan sonra defterlerinin ibrazı istendiğinde 2007 ve 2008 yılı defterlerinin kanuni saklama süresi dolduğundan imha edildiğini beyanla defterlerini sunmamıştır.

3. Taraflardan ticari defterleri ibrazlarının ne şekilde isteneceğine ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinde doğrudan bir düzenleme bulunmamakta ise de, ticari defterlerin de aynı zamanda bir belge niteliği taşıması itibariyle bu hususta 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesi uygulanarak, usulüne uygun muhtıra ile davalının defterlerinin ibraz etmesinin istenmesi, ibraz edilmemesi halinde 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalıya defterlerinin elinde bulunmadığına dair Mahkemece yemin teklif edilmesi, yemin icra edilmezse anılan Kanun'un 220 nci maddesinin üçüncü fıkrası değerlendirilmesi ve bozma ilamında belirtildiği üzere tüm dosya kapsamı, tarafların beyanları mutabakat belgesi, mal iadesine dair belgeler incelenip değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde taraflara iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.